Zorlu yamaçlardan çuvallarla indirilen bu şifalı dağ meyvesi; saatler süren emek, kaynatma ve süzme işlemlerinin ardından kış sofralarının vazgeçilmezi haline geliyor.
İşte tescilli lezzetlerden çorbalara, 11 saatlik dev kazak kaynatma maratonundan şifa kaynağı ekşilere uzanan taş eriğinin zahmetli yolculuğu...
ZORLU MESAİ: TOROSLAR'IN YÜKSEKLERİNDE ÇUVALLARLA TOPLANIYOR
Rakımı yüksek dağlık alanlarda doğal olarak yetişen taş erikler, olgunlaşma dönemi geldiğinde yöre halkı tarafından büyük bir emekle toplanıyor. Zorlu arazi şartlarında değneklerle silkelenip çuvallara doldurulan erikler, dağlardan indirilerek araçlarla köylere getiriliyor. Sürecin oldukça zahmetli olduğunu belirten Şengül Tak, "Çuvallarla büyük bir eziyet ve emekle topluyoruz. Köye getirip yıkıyor, temizliyor ve satışa hazır hale getirmek için dev kazanlarda kaynatıyoruz" diyor.
TAM 11 SAATLİK MARATON: TAMAMEN GELENEKSEL YÖNTEMLERLE SÜZÜLÜYOR
Dağ eriğinden o yoğun ve aromatik ekşiyi elde etmek saatler süren bir sabır gerektiriyor. Meyvelerin önce yaklaşık 5 saat boyunca kaynatıldığını aktaran Tak, ardından süzme ve temizleme aşamasına geçildiğini söylüyor. Suyunu aldıktan sonra kıvam alması için 6 saat daha kaynatılan meyve, toplamda 11 saatlik bir pişme sürecinden geçerek koyulaşıyor. Eriğin posası ve çekirdeği ise keselerde kalarak tamamen arındırılıyor.
10 KİLODAN SADECE 1 KİLO ÇIKIYOR: KİLOSU 500 LİRADAN ALICI BULUYOR
Geleneksel yöntemlerle hazırlanan taş erik ekşisi, yüksek konsantrasyonu ve doğallığıyla dikkat çekiyor. Kaynadıkça suyu azalan ve posasından ayrılan meyveden ekşi elde etmek bir hayli güç. En az 10 kilo dağ eriğinden ancak 1 kilo ekşi çıkarılabildiğini vurgulayan üreticiler, binbir emekle hazırlanan bu özel ekşinin kilogramını 500 liradan satışa sunuyor.
İLK DENEMEDE 100 KİLO ÜRETİLDİ: MUTFAKLARDA LİMONUN YERİNİ ALIYOR
Bu yıl ilk kez deneme amacıyla üretime başladıklarını ifade eden Şengül Tak, toplamda 100 kilogram ekşi elde ettiklerini ve gösterilen ilgiden memnun olduklarını belirtiyor. Gelecek yıl üretimi artırmayı hedefleyen yöre halkı, bu ekşiyi salatalardan çorbalara kadar her alanda kullanıyor. Üstelik kurutulan taş erikler, kış boyunca çorbalarda limon yerine doğal bir ekşilik verici olarak değerlendiriliyor.

AKSEKİ'NİN TESCİLLİ LEZZETİ: TAŞ ERİK OLMADAN EKŞİ TARHANA OLMUYOR
Akseki'de yaşayan Ayşe Çelik ise taş eriğin ilçenin tescilli yöresel yemeği olan "ekşi tarhana"nın ana damarı olduğunu vurguluyor. Buğday yarması, domates, kırmızı ve yeşil biberin kaynatılmasıyla başlayan süreçte; ayrı bir tencerede kaynatılıp çekirdeklerinden arındırılan taş erik sıcağı sıcağına karışıma ekleniyor. Tarhanaya asıl benzersiz aromayı veren ana unsurun bu dağ eriği olduğu ifade ediliyor.
NAR EKŞİSİNDEN BİLE LEZZETLİ: "HER DERDE DEVA VE ŞİFALI"
Hazırlanan tarhana harcı bir gece bekletildikten sonra sinilere serilip gölgede kurutuluyor ve kışın pişirilmek üzere saklanıyor. Taş eriğinin kaynatılan suyunun da salatalarda nar ekşisine alternatif olarak kullanıldığını belirten Çelik, "Nar ekşisinden bile daha lezzetli ve doğal. Yöremizde her evde bu gelenek yaşatılır, bu ürünün şifalı olduğuna inanıyoruz" diyerek lezzetin sırrını paylaşıyor.
GELECEK KUŞAKLARA AKTARILAN ASIRLIK TOROS MİRASI
Akseki ve İbradı yöresinin kış hazırlıklarında hayati bir role sahip olan taş erik; ekşisi, tarhanası, reçeli ve kurutulmuş haliyle bölge mutfak kültürünün omurgasını oluşturuyor. Toros Dağları'nın bu cömert armağanı, nesilden nesile aktarılan geleneksel işleme yöntemleriyle yaşatılmaya ve kış sofralarına lezzet katmaya devam ediyor.