Zamanında ne devlet başkanları koşmadı ardından.
Kimbilir kaç erkeğin rüyasında derin sarsıntıya yol açtı.
Şimdi benzerinin Mardin yollarında 'evet' oyu isteyen fotoğraf karelerini görünce gülümsedim.
Ne güzel oturmuş…
Aklıma ilk geleni yazacakkken...
Bayılıyorum böyle arada fazla kaçan 'k'lerime…
Takıldım kaldım…
Beyaz elbise, kırmızı ojeler, yapılı saçlar...
Abla, evet üzerinden en fiyakalı çıkışını yaptı.
Birden sosyal fenomen oluverdi.
Ben hep söylüyorum kendime 'oğlum senden bir puk olmaz' diye…
Olsa, Pukka yapıştıracak cevabı…
Olmasa Pia öpecek derinden en grisinden…
Az önce aşık olacaktım, olmadı yarına. Yok sonrasına… Olmadı seneye vs..
Yaz yaz bitmez anasını satayım.
Marilyn' den yola çıktık sözü aldık nereye getirdik.
Yani aslında siyaset böylesine derinleşmiş ve itiş kakışa dönmüşken tribüne oynayan çok olacaktır.
Eeee oyunun kurallarını kim koyuyor.
Tamam, Müjde ablam pek Marliyn gibi olmasa da etine butuna dolgundur.
Çaktı mı oturtur, oturtmasına da o hep filmi gibi 'dar alanda paslaşmadı mı?'
Ne komşuydu harbiden Fahriye abla…
Çalsa kapısını bir Marlyn 'de hade Fahriş ver evet'ini'...
Yanıtını adım gibi biliyorum…
Vermicem... vermicemm...
Oysa…
Sokağa çıkıp...
“Ben de sizdenim” edasıyla boy gösterip herkes bir şeyler isterken...
Bu durumda kim kendine müslüman…
Kafamda '8' vardı aslında…
Derinlemesine yazacaktım toplumsal derinliğini...
Hopppp uçtu gitti...
Marliyn aldı götürdü...
Satamadan gelirse yarına kısmet artık…
8 dedim. Yazıyla sekiz.
Akla kaçarsa 'sexis'
Öyle değil...
Yazarken hep tekiz...
Sonrasında 'biziz'
8'i harbiden yabana atmayın…
Babamın en uzak bölgesinde taaa Çin'de, Mançurya'da…
8 şanslı olarak söylenir. Yani... Doğruluk, adalet, yeniden doğuş, kavrama yeteneği…
Sayıların en sofusudur anlayacağınız.
Anlatacağım…