İşte Bahçeli'nin konuşmasından satır başları;
Değerli milletvekillerimiz, muhterem hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın kıymetli temsilcileri, bayram nedeniyle verilen aranın hitamında Meclis grup toplantımızı hep birlikte gerçekleştirmenin haklı sevincini yaşıyoruz. Konuşmanın başında hepinizi kemali hürmet ve muhabbetle selamlıyor başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları, sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımızı, Gönül ve kültür coğrafyalarımızda haysiyetli ve huzurlu bir hayatın mücadelesini veren bütün kardeşlerimizi en iyi dileklerimle selamlıyor, bahusus şükran hislerimi paylaşıyorum. Geçen hafta bir yanda Ramazan-ı Şerif’i uğurlarken, diğer yanda bayram günlerinin buruk da olsa güzelliğini yaşadık. Evvelemirde Ramazan ayı süresince tutulan oruçların, yapılan duaların, verilen sadaka, zekat ve fitrelerin Allah indinde kabul ve makbul olmasını halisane duygularla temenni ediyorum.
"BÖLGEMİZ SAVAŞLA KUŞATILDI"
Ülkemizin çevresi savaşın tüm ağırlığıyla kuşatılmışken, kanlı ve kahredici olaylar günbegün yaygınlık kazanırken, mübarek Ramazan ayını hakkıyla ve layıkıyla ne kadar idrak edebildiğimizi, hemen ardından karşıladığımız Ramazan Bayramı’nı doğasına müzahir şekilde hangi seviyede kutlayabildiğimizi elbette takdirlerinize sunuyorum. Siyonist-emperyalist cinayet şebekesi Ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi.
Ramazan ayı kalp temizliği için bir fırsat, vicdan muhasebesi için bir tedrisat, günahlardan arınma için manevi bir tahsisat olduğu halde, aynı zamanda daha iyi bir insan mertebesine erişmenin, merhamet ve müşfik bir münasebet ağı kurmanın, Müslüman gönüllerin hayır ve hasenatla yoğrulmasının ruhsatını bahşetmesine rağmen, İslam âleminin nasip hanesine neyin düştüğünü, bundan ne kadar istifade edebildiğini hiç kuşkusuz sadece ve sadece Cenab-ı Allah bilecektir.
İnsan içinden yenilenmeyince dışından eskirmiş, bu kapsamda onca sorun ve sıkıntının koyu gölgesi altında kalmış olsak da iç medeniyet alemimizin yenilenmesi ve yeni baştan yeşermesi hususunda mübarek günlerin bir dönüm noktası olmasını hassaten diliyorum. Ramazan ayına manen fakir girip ruhen zengin çıkmak ne büyük bahtiyarlıktır. Şu veciz sözü hatırlatmak isterim ki; İnsan esas itibariyle efkârından değil ef’alinden sorumludur. Ef’alimizle, yani davranış ve eylemlerimizle hak yolunda, hakikat yolunda, nihayet Allah yolunda, tıpkı karıncanın ateşe su taşıyarak tarafını belli etmesine benzer şekilde, vaki tarafımızı açıkça gösterebildiğimiz ölçüde dengeli, tutarlı ve insan gibi bir hayatı iliklerimize kadar yaşamaya müstahak oluruz.
Bir Müslümanın kalbi selime ulaşması, ne cemaatin, ne de cemiyetin işidir, nitekim bu durum kişiye özeldir, yani zata mahsustur.
"NİFAK TOHUMLARINI BİR BİR ÇÜRÜTMEK İÇİN FAZLA ARZULUYUZ"
Türk-İslam dünyası bağlamında kalbi selimin, hatta aklı selimin neresinde olduğumuzu, neresinde bulunduğumuzu muhakkak sormak ve soruşturmak durumundayız. Savaşların ortasında hüzün sarmaşıklarının yüreklerimize yuvalanması içimizi acıtsa da bayram günlerini yalnızca el ele değil, gönül gönüle geçirdik. Büyüklerin eli öpüldü, küçüklerin başı okşandı. Ramazan Bayramı’yla Bahar Bayramı bu yıl birbirini tamamladı. Etrafımızda kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ederken, milli birlik ve kardeşliğimizin, güçlenen iç barış ve huzur ortamımızın en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz, heyecanlıyız, sonuna kadar da kararlılık içindeyiz. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını cümle aleme göstereceğiz. Biz kavgayı ağacın yaprağına yazıyoruz, sonbahar gelince yapraklar kurusun diye. Öfkeyi bulutun üstüne yazıyoruz, rüzgar esince dağılsın diye. Nefreti karların üstüne yazıyoruz, güneş açınca erisin diye. Dostluğu, kardeşliği ve hasbi sevgiyi yeni doğmuş bebeklerin yüreğine yazıyoruz, onlar büyüsün de dünyayı A’dan Z’ye sarsın diye.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ TARİHİ BİR FIRSAT KAPISIDIR"
Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir. Gönüllerinde vatan, millet ve bayrak sevgisi; kalplerinde Allah aşkı bulunan her insanımızla aynı parlak geleceğin taliplisi ve takipçisiyiz.
Milliyetçi-Ülkücü Hareket olarak, katran dökmüş gecelerde ayazları yendik, gözyaşlarımızı içimize akıtıp ya kader dedik, ne olursa olsun Türk milletine hizmetten asla geri dönmedik. Başkalarının senaryolarıyla oyalanacak vaktimizin olmadığının farkındayız. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Asırlar öncesinde olduğu gibi devletimizin küresel güç olması için yeni bir imkan doğmuştur. Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde “Terörsüz Türkiye” hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı ve kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla, aynı kıbleye dönmenin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk-İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz.
Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz.
Böylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır.
Tekraren vurguluyorum ki, Selçuklu devletinin bayrağında iki yöne bakan çift başlı kartaldan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e miras kalan stratejik vizyon hepimize rehber olmalıdır. Bu, bir pençesi batıyı, diğer pençesi doğuyu kavrayan ve üç kıtada muazzam bir coğrafyayı koruyucu kanatları altına alan ahlak ve asalet simgesidir. Bu mirastan doğan al bayrak jeopolitiğinin önü de ardına kadar açıktır. Sonsuza kadar var olacak Türkiye işte bu vizyondan doğacaktır. Bütün bunlar dünyaya yalnızca Başkent Ankara’dan bakarak gerçekleşecektir. Dünyanın Türkçe okunacağı böylesi bir hakimiyet ise asla saldırgan, sömürücü, baskıcı olmayacaktır. Bu gerçeği yalın olarak görmek isteyenlerin bin yıllık tarihimize bakmaları yeterlidir. Dünyadaki gelişmeleri doğru okuyabilen bir görüş derinliğiyle, İnsanlığın yaşadığı ahlak ve değer buhranını analiz eden manevi olgunlukla, Mazlum toplumlara ait emek, değer ve kaynakların nasıl sömürüldüğünü gören sorgulayıcı bakışla, Beşeriyeti bir rakip gibi değil, Allah’ın emaneti bir kutlu paylaşma vasıtası olarak yorumlayan adalet duygusuyla, Bunları akıl, sabır, iman, irade, vizyon, bilgi, dikkat ve sevgi ile oluşacak bir terkiple çıkacağımız yol bizi mutlaka süper güç Türkiye’ye taşıyacak, bölgemiz barış ve huzur sancağının altında toplanacaktır.
Türkiye’miz, milletinin değer, inanç ve ülküleriyle milli stratejisini kendi çizebilirse ki çok şükür bu yapılmaktadır, işte o zaman insanlık barışa, huzura, adalete biraz daha yaklaşacaktır. Bu nedenle, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak; öncelikle ülkemize olan sorumluluklarınız kadar, İslâm toplumlarına ve Türk dünyasına, ardından bütün insanlığa da ihmal edemeyeceğimiz sorumluluklarınız vardır ve olacaktır. Bu düşüncemiz asla bir hayal değildir. Tarihte Türk devletleri ile yaşanmış, denenmiş ve başarılmıştır. Bugün gerçekleşmemesi için de hiçbir neden yoktur.
"ŞEHİTLERİMİZE ALLAH'TAN RAHMETLER DİLİYORUM"
Sözlerimin bu aşamasında sizlerin, aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin mübarek Ramazan Bayramı’nı bir kez daha kutluyorum. Nevruz Bayramı’mızın yeni bir diriliş ruhuna kaynaklık etmesini temenni ediyorum. Ayrıca Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi, Bunun sonucunda bir askerimizin ve iki Aselsan çalışanımızın yanında dört Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum. Acılı ailelerine, mesai arkadaşlarına, milletimize, dost ve kardeş ülke Katar’a başsağlığı dileklerimi iletiyorum." dedi.