Bursa'nın yaşayan hafızası Yılmaz Akkılıç, ölümünden sonra da eserleri ve fikirleriyle yaşamaya devam ediyor. Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı Belgesel Tarih TV’de yayınlanan programda Yılmaz Akkılıç ile ilgili anılarını ve Nilüfer oluşturulan kütüphanenin hikayesini paylaştı.
Bursa basınının ve kültür hayatının unutulmaz isimlerinden Yılmaz Akkılıç'ın kente kazandırdığı eserler, vefatının ardından da Bursa'nın kültürel yaşamına yön vermeyi sürdürüyor.
Belgesel Tarih TV'de Tayfun Çavuşoğlu'nun hazırlayıp sunduğu programda konuşan Nuri Kolaylı Akkılıç'ın çok yönlü kişiliğine dikkat çekerek, "Yılmaz Akkılıç Bursa'da her açıdan efsane bir gazeteciydi. Liderdi, çok yönlü bir insandı. Kitaplarıyla, yazılarıyla ve Bursa Ansiklopedisi ile tanınırdı" dedi.
Akkılıç'ın 1977 yerel seçimlerinde siyasette de önemli rol oynadığını belirten Kolaylı “CHP’nin Bursa Belediye Başkanlığını kazandığı dönemin il başkanıydı” diye konuştu.
BURSA ANSİKLOPEDİSİ'Nİ HAZIRLIYORDU
Yılmaz Akkılıç ile 1983 yılında Bursa Ansiklopedisi’ni hazırlamak üzere çalışmaya başladığı Bursa Hakimiyet Gazetesi'nde tanıştığını anlatan Kolaylı şunları söyledi:
“O yıllarda ben sayfa sekreteri olarak çalışıyordum. Orada bir dostluğumuz oluştu. Daha sonra Hakimiyet gazetesine geçince yollarımız ayrıldı. 2000’li yıllarda yeniden yollarımız kesişti. Bursa Hakimiyet’te bir araya geldik. Köşe yazarı olarak bizimle çalışmaya başladı. Ben de genel yayın yönetmeniydim. Daha sonra cesur gazete adı altında kent gazetesi çıkmıştı. Yılmaz Amca’nın da kalemi iyiydi. Daha sonra hem Cemiyet Başkanı hem de Vakıf başkanıydım, Bursa Hakimiyet, Kent Gazetesi çalışması döneminde çok konuşma, sohbet etme zamanımız oldu. Defalarda Sakaldöken’deki evine gittik. Aşağıda Kültür Evi denen yerde kahvelerimizi içtik. Sohbetlerimizde en büyük kaygısı kitaplarının ne olacağıydı. Ben öleceğim bir gün, bunlar ne olacak diyordu. Ben de şunu teklif ettim. Bursa Gazeteciler Cemiyeti kamu yararına dernek olarak bunu yürütebiliriz. Vakıf kimliği olursa daha da iyi olur dedik. Biz Yılmaz Akkılıç’a benim kuşağımız Yılmaz Amca der... Yılmaz Amca ile konuşmamızda Vakıf üzerinde uzlaştık. Ailesiyle, çocuklarıyla görüştük. 17 Ağustos 2001 tarihinde bir yazı ile resmi olarak başvurdu. Kütüphanenin devamlılığı için Kültür Evi’nin ve oturduğu evi Vakıf’a bağışlamak üzere yazı yaptı. Eskiden padişahlar hanlar yapar vakfederlermiş, aynı şekilde gelirleriyle kütüphaneyi yürütmek üzere vakfetti. Biz yönetim kurulunda görüştük. 2001 Aralık ayında da tapuları devraldık."
Nuri Kolaylı sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu arada Basın Kültür Sarayı yapmak üzere 1997 yılında alınan arsayı da 2005-2007 yıllarnıda kat karşılığı verdik. Bina yapılırken, bu sırada dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile yaptığımız istişarelerde bu binada bir kütüphane yeri ayırabileceğimizi söyledik. O tarihte Nilüfer’de kütüphane yoktu. BGC ve Nilüfer Belediyesi ortaklaşa bir kütüphane yapabilir miydik, bu gündeme geldi. Yılmaz Akkılıç, ben ve Mustafa Bozbey protokolü imzaladık. Kütüphane 2007 yılında açıldı. Kültür Evi’ni de oraya taşıdık.”
Nuri Kolaylı Yılmaz Akkılıç'ın da daha sonra buraya yakın bir noktaya taşındığını ve yaşamının son dönemlerinde sık sık kütüphanede vakit geçirdiğini söyledi.
KÜTÜPHANEDEN ÇOK SAYIDA ÖĞRENCİ, ARAŞTIRMACI YARARLANDI
Akkılıç'ın vefatına kadar burada çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Kolaylı, kütüphaneden çok sayıda araştırmacı, gazeteci ve öğrencinin yararlandığını kaydetti.
Kütüphanenin zamanla Türkiye çapında örnek gösterildiğini belirten Kolaylı, yüzlerce genç araştırmacının burada çalıştığını, yerel gazete arşivlerinin korunduğunu ve Bursa üzerine yapılan akademik çalışmalara kaynak sağlandığını söyledi.

Yaklaşık 60 bin kitabın bulunduğu kütüphanenin Bursa'nın kültürel hafızasının korunmasında önemli rol oynadığını vurgulayan Kolaylı, Türkiye'nin birçok yerinden belediyelerin projeyi incelemek için Nilüfer'e geldiğini ifade etti.
