Sabah aradım, görüştüm istifa eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'yle.
Sözcükleri özenle seçiyor.
Bir polemik ya da tartışmanın içine girmiyordu.
Ama kırgın ve şaşkın konuşmasından o anlaşılıyor...
"Beklenmedik bir şeydi" dedi.
"Bu iş nasıl olsa bitecekti. Bizim açımızdan sorun yok. 17 ay sonraya hazırlanıyordum" diye de devam etti.
Benim mesleki etik ve bakışımı bilir insanlar.
Sorumu sorarım ve bunu yazıyorum derim.
Off the record'lara da saygılı olurum.
Kamuoyunda istifalarla birlikte 3 algı oluştu.
Bu başkanlar başarısız mı?
Usulsüzlükler mi var?
FETÖ'cü mü?
Kamuoyu, seçmen yanıt bekliyor iktidardan.
Bunu da aynen aktardım.
Altepe'ye sunulan gerekçe neydi, Cumhurbaşkanıyla ne konuştu?
Bence ortada bir istişareden çok alınan karar var, durum bunu gösteriyor.
Başkan Altepe çok netti bu konuda.
"Öyle bir durum yok"
"Peki vicdanınız rahat mı?' diye araya girdim.
"Vicdanım rahat, her konuda temiziz"
Başkanın vicdanı rahat, 'temiziz' diyor...
Peki karar vericiler bunu sokaktaki vatandaşa nasıl anlatacak?
Gerçi anketörler oy kayıplarından, başarısızlıklardan söz ediyorlar da ortada eriyen bir Ak Parti ve MHP varken daha ne bekleniyor ki?
MHP olmasaydı yüzde 1.5'luk farkı Erdoğan referandumda yakalayabilir miydi?
Bunun sorumlusu sadece belediyeler mi?
Böyle düşünüyor yazarınız.
Daha önce de yazdım.
Seçimle gelen seçimle gitmiyorsa, gerekçelerini halka anlatmak zorundasınız.
Aksi taktirde bu kendi ayağınıza sıkmaktır.
Dediğim gibi ben aklıma geleni sorarken,, Altepe sözcükleri özenle seçiyordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın asker arkadaşıydı.
Milli Görüş kökenli Başka,n 2004 yerel seçimlerinden bu yana belediye başkanlığı koltuğunda oturuyor. 2009 yılındaki seçimde yüzde 47,30’luk oy oranı ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna gelen Altepe 2014 yerel seçimlerinde ise yüzde 49,6 oy oranına ulaşmıştı. Bursa’da 2017 referandumunda ise ‘evet’ oylarının oranı yüzde 53,2 olmuştu.
Tüm bunlara rağmen cumhurbaşkanının sorunlu iller arasında gösterdiği Bursa'da kimse tahmin etmiyordu Altepe'ye dair böyle bir kararı.
Bir önceki seçimi hatırlasınıza başkanın eli kalkmış, Erdoğan 'başarılı' diyordu..
Aslında şaşkınlık o yüzden.
Beraberinde oluşan kırgınlıkta. Böyle mi olmalıydı?
Cumhurbaşkanının Sırbistan ziyareti sonrası 6 büyük proje gelmiş Bursa'ya, Başkan İstanbul'dan sponsorlarını bile bulmuş..
Peki onlar ne olacak?
Ya da takip edilen 2 bin 300'ün üzerinde irili ufaklı projeler.
Her şeye atlamaya çalışacaklar da kaplıcanın suyunda haşlanmasınlar...
Ya da Uludağ'ın gölünün soğuk suyunda donmasınlar..
Yeni gelecek olan bu süreçte bunlara odaklanacak mı? Yoksa atamayla tribüne mi oynayacak?
Sokakta vatandaşa dokunmadığınız sürece herkesin işi zor.
Bir ihtimal Cumhurbaşkanının 2019 riski için şehirleri eski bakanlarına emanet edeceği.
Urfa Fakıbaba, Bursa Faruk Çelik, İstanbul Binali Yıldırım vs vs vs.. Ama köprünün altından daha çok su akar.
Altepe ile yaptığım görüşmede başkan herşeye rağmen rahattı.
Samimiydi.
Yazıda siyah boldlu olanlar başkanın sözleri, diğerleri benim fikrim, izlenimim.
Ailesiyle birlikte kendi işlerine bakacak artık.
Görülen o ki bu işi erkene alacak.
Söylediği gibi davranıyor..
“Partimizle, liderimizle ters düşmeyeceğiz, çatışmayacağız, hasar da vermeyeceğiz. Bize yakışanı yapacağız" bunu aktarmıştı istifa ederken...
O yüzdende sorularda polemiğe girmiyor.
Ama samimi...
"Son sözü halk söyler" diye sözlerini tamamlarken bende 'bu dediğinizi yazıyorum” diye hatırlattım.
Ahanda yazdım..
da!
Ne var ki oligarşide halk yok..
Ne dersiniz var mı?
Gerçi oy veren bir seçmenim de, benim de ayağıma sıkarlar mı?