Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gündeme taşıdığı bu yeni başlık geniş katılım ister.
İki üç parti, birkaç dernek cemaat vakıf meselesinin ötesine bakmalı.
Tam anlamıyla bir katılım olacaksa tüm dil, din,görüş ve renkleri kapsamalı.
Ne demişti Erdoğan...
“Seçim tartışmalarını geride bırakarak ekonomi ve güvenlik başta olmak üzere asıl gündemimize odaklanmamız şart. Dönem, kızgın demiri soğutma, musafahalaşma, kucaklaşma, birlik ve beraberliğimizi yeniden perçinleme dönemidir…”
Yerel seçim öncesi öyle çok şey söylendi ki..
Kullanılan dil uzaklaştırdı.
Bu süreçte ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP olmasaydı Ak Parti daha vahim sonuçlar yaşardı.
Ki, mecliste her zaman tıkanıklık yaşayabilir.
Erdoğan'ın yeni ittifak sözleri MHP cephesinde karşılığını bulmadı.
Devlet Bahçeli aynen şöyle yorumladı...
"Türkiye ittifakından bahsetmek kafamızdaki soru işaretlerini çoğaltmıştır. Ülke bazlı siyasi bir ittifak olamaz. Bizim ittifakımız cumhurladır, bizim ittifakımız AK Partili kardeşlerimledir. Siyasi görüş ayrılıklarını elbette kenara itmeyiz."
Yazılanları açıklamaları tek tek okudum..
Hani oturup yorum yapacaksak sözleri tekrar analiz edelim diye..
Cumhur ittifakı yeni dönemde bir çok sürprize gebedir.
Ve hatırlarsınız geriye dönük notlarımda MHP-Ak Parti dirsek teması bir gün pat diye bitebilir analizlerim mevcuttur.
Kankalar birden düşman kardeşleri bile oynayabilir.
Haliç'te yine detarjan markaları boy gösterebilir...
Hani eskiden hep çamaşırlar yıkanıyordu ya, ondan öyle diyorum.
Özetle tablo şu.
YSK ne karar verir göreceğiz.
Olaki İstanbul'u yenileyin bile dese, Ak Parti İstanbul'u kaybetmiştir.
MHP'nin oyları yüzde 18'lerdeyse manzara bu..
Ve MHP'de bugün bir çok şehirde aday çıkarsa kaybeder..
Bu süreçte iki parti birbirine muhtaçtı... Şimdi 30 Haziran'da seçim olsa, millet ittifakının oy vereni tatile çıksa vs vs vs arayıyları beklentileri sonuç vermez.
Ve yarın da iktidar cephesininin en büyük dezavantajı ekonomi olacaktır.
Muhalif cepheye bu toplumsal gerçekler eklenecektir.
İttifak açılımı yapırken yukarıda da dediğim gibi kucaklama kültürü herkesi kapsar.
Türk, kürt, laz, çerkez, ermeni, yahudi...
Ne varki günümüz siyaseti güven bunalımı yaşıyor..
Fikirler sürekli değişebiliyor..
Vatandaşta 'siyaset bu, dün tu kaka dedikleriniz bugün baştacı olabilir' görüşü hakim...
İktidar yada muhalefet kimle ittifak yaparsa yapsın...