Vaatler ve beklentiler

Vaatler ve beklentiler

Vaatler ve beklentiler

Bir seçim dönemi daha sona erdi. Ortaya çıkan tablo görüntü itibari ile en azından daha belirgin bir gelecek vadediyor. Ekonomik istikrar için temel şartlardan biri olan siyasi istikrar dört yıl için sağlanmış durumda. Bu da iş dünyasının gelecek dört yılını daha rasyonel şekilde planlamasına olanak veriyor.
Şimdi hem ekonominin yapısal sorunları ile uğraşma hem de seçim beyannamelerinde yer alan vaatlerin gerçeğe dönüşme zamanı.
Asgari Ücret
Kamuoyunda asgari ücretin 1.300 TL olması ile ilgili olarak atılacak adımlar bekleniyor. Ancak ekonomik kesimler daha çok, bu artışın bütçe dengeleri ve enflasyon üzerindeki etkilerine odaklanmış durumda.
Her ne kadar yapılan açıklamalar, seçim vaatlerinin GSYHnın yüzde birine denk geldiği yönünde ise de, özellikle asgari ücret artışı sonrası gündeme gelmesi muhtemel işverenlere teşvikler bütçe dengelerini zorlayabilir.
Asgari ücret tespit komisyonuna önerilecek olan tutarın 1.300 TL olması beklenirken, bu tutarda tehlike sınıflarına göre ayrıma gidileceği de daha önce yapılan açıklamalar arasında.
Bu sayede yükselecek işveren primlerinin satış fiyatlarına yansımaması için işverenlere teşvik mutlak surette gündeme gelecektir. Yoksa yapılan artış maliyetlere ve doğal olarak fiyatlara yansıyacak bu da bir yandan enflasyona sebep olurken diğer taraftan asgari ücretinin reel gelirinde azalmaya yol açacaktır.
Yani atılan taş ürkütülen kurbağaya değmeyebilir.
Vergi Düzenlemeleri
Yeni dönemde ek vergi yükümlülüğü çok mümkün görünmüyor. Ki son dönemlerde yeniden değerlemeden dolayı yapılan artışlar hariç bu yönde yasal düzenleme sayısı çok az. Tam tersi vergi afları daha çok gündemde. Küresel bir kriz yaşanmadığı veya yaşansa dahi ülkemize etkisi sınırlı olduğu sürece ilave vergi artışı söz konusu olmayacak gibi görünüyor.
Daha önce sıkça gündeme gelen ve taslak halinde bulunan Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının birleştirilmesi mutlaka gündeme gelecektir ki gelmelidir de. Taslakta özellikle beyanname ile vergilendirmenin kapsamının genişletilmesi hususu, hem gerçekçi bir vergi sistemine geçmemize hem de gelir üzerinden alınan vergilerin artmasına yardım edecektir.
Teşvikler
Yeni iş kuran gençlerin desteklenmesi ile ilgili teşviklerin bir kısmı zaten taslak halindeki gelir ve kurumlar vergisi kanunlarını birleştiren tasarıda söz konusu idi. Ayrıca sosyal devlet ilkesi gereği yeni dönemde annelerin, bağkur emeklilerinin, çiftçilerin desteklenmesi de söz konusu.
Halihazırda mevcut olan yatırım teşvik sisteminin de gözden geçirilip eksikliklerin masaya yatırılmasında fayda var.
Özel Sektör
Kalkınma öyle ya da böyle özel sektör eli ile gerçekleşecektir. Ki son yıllarda ülkemizde bu hep böyle oldu. Devlet özel sektörün önünü açan ve onun rekabete hazır hale gelmesine yardım eden bir yapıda olmalıdır. Yani yol gösterici. Otomobil üreten değil üreticinin sorunlarını çözen.
Şirketlerde artık dünya ile rekabet edebilir bir yapıya bürünmelidir. Yeni ürünlerin geliştirilmesi ile birlikte mevcut ürünün katma değerinin nasıl artırılacağına önem vermelidirler. Bunu yaparken hasılat tarafıyla olduğu kadar maliyet tarafına da odaklanmalıdır. Verimlilik için geçerli kural budur.
İnovasyon ve Ar-Ge ise her zaman dediğimiz gibi küresel rekabetin olmazsa olmazıdır.

EKOHABER

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...