Bir süredir Yunan adalarında seyrediyorum.
Oradan davulun sesi hoş geliyorsa aldanmayın...
Cebinizde varsa euro'nuz...
İşte o zaman hayat size güzel...
Ama şunu net söyleyim...
Oturup birşeyler yiyip içelim derseniz...
Türkiye'de bir şişe suya ödediğinizinin 2 katını verirsiniz..

Şöyle bir liman kenarı uzo meze yapayım dersenizde bir porsiyon cacığa 5 euro, 20 lik uzo'ya 9, yok ağzımın tadı bozulmasın turkiş rakı da ısrar ederseniz 14-15 euro ödersiniz...
Elbet Yunanistan ve adaları çok mistik turistik.
Noel kutlamalarına denk gelen bu toplantı ve gezimde gördüm ki çok net 2 tür yaşam var...
Cebinde parası olan günübirlik adacı yada turistler için sorun olmayabilir...
Ancak Yunan halkı öyle bir ekonomik açmazda ki kemerde sıkacak delik kalmamış .
Ekonomistler bunu bir trajedi olarak yorumluyor.
Financial Times'a bile kapak olan realite şu..
Borcu borcu kapatıyor..

Aynen bizde çoğumuzun yaptığı gibi...
Hükümet her ne kadar devrimsel hamle yapsada iş öyle o şu bu bedavayla olmuyor..
Çünkü halk uzanamadığı dokunamadığı çok şeyi seyrettikçe uzaklaşıyor siyasetten, siyasetçiden...
Son 8 yılda Yunanistan ekonomisi 3’te 1 oranında daralmış..
Ülkenin 320 milyar euro borcu bulunuyor.
İşsizlik oranı yüzde 23.
15-24 yaş arası insanların yüzde 44’ü çalışmıyor.
5 Yunan’dan biri ısınma ve telefon gibi basit hizmetlere ulaşamıyor.
Ve inanın o kadar çok mülteciye tanık oldum ki...
Kim Yunan kim sığınmacı zorlanıyor insan..

Yılbaşına da denk geldiği için bankamatiklerin önü hükümetin verdiği özel destekle günü kotarmaya çalışan muhtaçlarla dolu..
Haaa dedim ya yazının başında hayat parası olan turiste güzel...
Paran varsa yiyip içeyim gezeyim dersen günlüğü 200 euro'yu gözden çıkarmalısınız...
Ama sanırım bu pek çok ülkede böyle...
Satırları karaladığımda henüz sabah....
Kalimera dostlar...