15 SENE ÖNCE ENFLASYON YÜZDE 7 İDİ
- 20-01-2026 19:47
- 20-01-2026 19:48
Türkiye’de pek çok ekonomik kriz yaşadık. Her birinden bir ders çıkarmaya çalıştık. Ve her zaman şunu gördük. Piyasa ne kadar canlı ise, ekonomi ve paranızın alım gücü o kadar güçlü olmuştur. Türkiye ekonomisi en son 2010-2015 yılları arasında güçlü bir dönem yaşamıştır. Ve bu tarihlerde ülke Cumhuriyetin ilk 20 yılından sonra ikinci kez ekonominin yeniden sağlıklı ve istikrarlı büyüdüğü, canlı olduğu yıllardır. Enflasyon %7, dolar 2.3 tl, faiz %5 idi. Türkiye o yıllarda %8 büyüme oranını yakalamış, OECD ülkeleri arasında 17. sıraya yükselmişti. Sonrasından bugüne ne yazık ki aynı istikrarı yaşayamadı ve ekonomi sürekli zor yıllar yaşadı. İdeal olan düşük enflasyon, herkes için enflasyon üzerinde gelir artışı ve canlı piyasadır. Elbette bankalar sağlam, ayakta durmalı, kredi teminatlarını esnetmeden piyasa canlılığına katkı vermeli ve istikrar korunmalı, bütçe, cari ve dış ticaret dengesi gözetilmeli.
Kısa bir süre önce medyada “para transferi düzenlemesi kaldırıldı” başlıklı bir haber okuduk. Sayın Cumhurbaşkanının, kararı resmî gazetede yayınlatmadan iptal ettiği yazılı idi. Doğru ise son derece olumlu bir karar verilmiştir. Çünkü böyle bir düzenleme doğruda olsa zamanlama yanlıştır düşüncesindeyim. Türk ekonomisi sağlıklı işleyen, istikrarlı ve sağlam bir konuma erişmeden, zorlayıcı, kısıtlayıcı tedbirlere gitmek, ateşe körükle gitmek manasına gelmez mi? Emlak vergilerinde olduğu gibi salt vergi geliri artışına dönük aşırı kısıtlayıcı kararlar almak da öyle değil mi? Yapı sektörü lokomotif bir sektördür. Bunun nedeni iki yüzden fazla yan sektöre can vermesidir. Siz kredi faizleri bu kadar yüksek bir mertebede ve alım gücü bu kadar düşük iken, emlak alım satımını kısıtlayan ilave vergiler gibi kararlar almak, zaten zorda olan piyasayı iyice darlaştırmak manasına gelmez mi?
Emlak piyasasındaki vergi kaybını önlemek kararlığında iseniz, öncelikle piyasanın canlı kalmasını sağlamak gerekmez mi? İnsanların daha kolay ev alabilmesini sağlayacak tedbirler sosyal hükümetlerin ana görevlerinden birisi değil mi? Belki KDV oranlarını, inşaata başlanmasından bitene kadar her aşamada ödenen tüm vergi oranlarında rahatlatan düzenlemeler bu amaca hizmet için bir yol olabilir. Ne yazık ki şu an bu sektördeki vergiler oldukça yüksektir.
Salt vergi artışı ve zam yapmakla ekonominin düzeleceğini beklemek hayal olacaktır. Kalıcı bir düşük enflasyon, kalıcı istikrarlı bir ekonomi, herkes için insanca yaşam standardı elbette yönetenlerinde hedefi. Şüphesiz bizden daha iyi düşünüyor ve çalışıyorlardır.