BURSA NEDEN BÖYLE ?
- 31-01-2026 09:05
- 31-01-2026 10:49
Bursa'da yıllardır var olan bir soruna ara ara dikkat çekmeye çalışıyorum. Bu da o yazılarımdan birisi. İnsanların bilinçlenmesiyle çözülebilecek bir sorun bu.
Benim yapmak istediğim de tam olarak bu.
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ülkeye hediye ettiği (!) Serbest Piyasa Ekonomisinin sıkıntılarını yıllardır halk olarak yaşıyoruz da hiç bu kadara kadar olmamıştı.
Zira Serbest Kazık Ekonomisine dönüşmüş durumda.
Resmen krizi fırsata çevirip halkı soyarak köşeyi dönenler var.
Evet bunu tam anlamıyla halkı soyarak yapıyorlar.
Bunu kabullenmemek gerekiyor.
İnsanların fiyat algısı bozulduğu için bunu daha da rahat yapıyorlar.
Bu arada uzun yıllar işletme sahibi olarak gıda sektöründe faaliyet gösterdiğimi yani hariçten gazel okumadığımı, maliyetlere vakıf olduğumu da belirteyim !
Mülk sahipleri kiralarına, marketler, restoranlar, kafeler başta olmak üzere esnaf da ürünlerine istediği fiyatı biçiyor.
Bu da otomatikman halka yansıyor.
Bursa'da ise çok daha fazla yansıyor.
Çünkü Bursa'da kendimi bildiğim bileli yüksek bir fiyat skalası var.
Başta da gıda sektötünde.
Evet Bursa gıda sektöründeki pahalılığa anlam vermek imkansız.
Turistik bir şehir değil.
İşçi, emekli, öğrenci şehri; ancak fiyatlar üst gelir grubu ve turistlere hitap edecek seviyede.
Neden böyle inanın açıklaması yok.
Lüks semtlerdeki, lüks işletmelerden bahsetmiyorum. Oralar tercih meselesi.
Sunumla göz boyayıp sıradan ürünlerini akıl almaz fiyatlarla kakalıyorlar !
Neyse oralara isteyen, göze alan gider.
Ancak halkın gitmek zorunda olduğu ikinci, üçüncü sınıf yerlerde de fiyatlar uçuk.
Kenar mahallelerdeki lokantalar bile böyle.
Tabağa elleri titreyerek ürün koyan esnafımız da cabası !
Tatlı tabağında yemek servis ediyorlar !
İstisnalar yok değil; ancak çok az.
Hatırlıyorum çocukken Bursa'da öyle atom-dürüm falan yoktu. Dönerli sandiviç vardı. İçine azıcık et, turşu, domates sosu koyarlardı ve pahalıydı da.
Aile ziyareti için İzmir'e giderken Balıkesir'e uğrardık orada sandiviçi tepeleme etle doldurup Bursa'nın yarı fiyatına satarlardı.
Aradan 40 yıl geçti değişen bir şey yok.
Bursa'da şu an bir kişiyi doyurmayacak ölçüde döner kebap 800-900 Lira, Balıkesir'de aynı kalitede çok daha büyük ve doyurucu porsiyonlar 300-350 Lira !
Mesela balık ekmek bile Bursa'da dünyaca ünlü turistik şehir Antalya'nın iki katına satılıyor.
Neden ama neden?
Tatlı sektörümüz de dur 'Durak' bilmiyor maşallah !
Tabak malzeme maliyeti 150, işçilik, kira, fatura, vergi maliyetleriyle 300 lirayı bulan bir sütlü tatlının en fazla 700 hadi 800 liraya satılması gerekirken 1900 küsur liraya satılmasının izahı aç gözlülüktür, kazıkçılıktır.
Bir başka örnek.
Kibrit kutusu kadar dükkanda içine 20 gram kıyma koymadığı çiğ böreği diğer şehirlerin 2-3 katına satan esnafımıza ne demeli?
Ev yemekleri satan işletmeler, esnaf lolantaları, dürümcüler, pilavcılar, çay bahçeleri, pastaneler...
Bursa'da çoğu aynı kafada.
Tüm giderleriyle maliyeti 4-5 lira olan bir bardak çayı 40-50 liraya, 7-8 liraya malolan bir kahveyi 100-150 liraya insanlara satmak fırsatçılıktır.
İnsan ALLAH'tan korkar !
Bakın istisna işletmeler var Bursa'da; ancak sayıları çok az.
Onlar üzerlerine alınmasın.
İfade ettiğim gibi yüzde 400-500 kâr marjı ile etiket koyan işletmeler kazıkçıdır, uzak durulmalıdır.
Emeğine, alınterine saygısı olan bu tip yerlere gidip kendini kazıklatmaz.
Aslında devletin kiralar başta olmak üzere tüm fiyatlara müdahale etmesi gerekir de envai çeşit vergi-harç, muayene ücreti, noter, yol, köprü, paraları, adı altında aynı şeyi devlet halka yapıyor.
Kimi kime şikayet edeceğiz ki ?!
Şu dönemde bu soygunlara karşı yapabileceğimiz tek şey NEFS-İ MÜDAFAA yani bu tip soyguncu işletmelerden uzak durmak ve gerçekten halkı düşünen birilerinin ülke yönetimine gelmesi için dua etmektir