Musa Alioğlu

Musa Alioğlu

Pilotluk en itibarlı ve kazançlı meslek mi?

Medyada pilotlukla ilgili olarak çıkan haberlere baktığımızda, bu mesleğin itibar, iş garantisi ve gelir açısından en çok tercih edilenler arasında yer aldığı gibi bir manzarayla karşılaşmaktayız.

İsterseniz önce pilotluğun itibarının ne durumda olduğunu gösteren bilimsel bir araştırmaya bakarak ilerleyelim.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lütfi Sunar’ın yürüttüğü. 26 ilde 2 bin 711 kişiyle baş başa görüşülerek yapılan Türkiye’de Çalışma Hayatı ve Meslekler Araştırması’na göre mesleki itibar açısından başı tıp doktorluğu, hakimlik ve profesörlük çekmiş. Mesleki itibarın karşılığı toplumun bir mesleğe biçtiği saygınlık ve sosyal konum derecesidir diye de not düşülen bilimsel araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye’de Tıp Doktorluğu, Hakimlik, Üniversite Profesörlüğü, Pilotluk ve Büyükelçilik en itibarlı mesleklerin başında geliyormuş. İtibarı belirleyici olarak da eğitim düzeyi ve uzmanlık, gelir ve kazanç durumu, topluma sağlanan fayda ve güven, işin güvencesi ve çalışma koşulları gibi nitelikler ön plana çıkıyormuş. Acaba

gerçekten durum böyle mi tartışılır.

Türkiye'de en yüksek maaşlı ve en çok kazandıran mesleklerin hangileri olduğunu ve ne kadar maaş aldıklarını araştıranlar da şu sonucu bulmuşlar.

Noter: 456.000 TL , Pilot: 350.000 TL - 480.000 TL, Yazılım Mühendisi: 267.000 TL - 348.000 TL, Sigorta Uzmanı: 270.000 TL, Avukat: 190.000 TL - 264.000 TL,

Eczacı: 242.000 TL, Uzman doktor: 190.000 TL - 228.000 TL

Mali Müşavir: 216.000 - 220.000 TL Petrol Mühendisi: 204.000 TL - 282.000 TL

Yönetim Danışmanı: 192.000 TL.

Gelir açısından her zaman ilk sıralarda gösterilen pilotlar aylık 350 Bin ila 480 Bin TL. kazançla bu kez ikinciliğe düşmüş. Bu araştırmanın hangi şart ve kriterlere göre yapıldığın bilmiyoruz Bu nedenle sıralamanın doğruluğuna ve maaş olarak gösterilen rakamlara herkes inanıp inanmamakta serbest.

Bu araştırmaların sonuçlarına bakan bugünün gençleri “Ben büyüyünce pilot olmak istiyorum” diyebilirler.

Fakat, bir de işin araştırmalara doğru dürüst yansıtılmayan arka plandaki gerçekleri var, bir de onlara bakalım.

Hani ‘içi seni, dışı beni yakar’ misali.

Binlerce lira verip, geçimini tehlikeye düşüren aileler çocuklarının pilotluk hayalini gerçekleştirirler, fakat lisans aldıktan sonra iş ararlar bulamazlar.

O an pilot olduklarına lanet ederler.

Bir başka olumsuzluk da iş bulurlar fakat hiç ummadıkları bir zamanda beklenmedik bir sağlık probleminin

lisans kaybına sebep olması gibi bir durumla karşılaşırlar. Bu günlerde meslek kuruluşları yöneticilerinin iş verenlerle görüştüğü konulardan biri de sağlıkta aranan zorlu şartlardır.

Bir de her seferde onlarca yolcunun ve mesleğin ağır yükünü taşıyan adeta ateşten gömlek giyen pilotların hiç de öyle heves edilecek bir durumda olmadığını söylemek kısmen doğru bir söz olur. Toplumun kendini hissettiren baskısı da mesleğin zor taraflarından.

Herkes hata yapsın da eleştirelim diye pusuda beklerken pilotların bu halden psikolojik olarak etkilenmemesi acaba ne kadar mümkün hiç düşündük mü?

Kural koyucunun insaf ölçülerini ve insanı boyutu aşan adeta ‘Demoklesin Kılıcı’ gibi pilotların tepesinde sallanan kuralları gece rüyalarına girmektedir.

Diğer mesleklerde olmayan basit suça meslekten men cezası onlar da vardır.

En küçük hatada “Linç kültürü”nün en kötü örneklerini toplum olarak pilotlar için hayata geçirenler de ayrı bir dert.

Arenada silahsız ve korumasız olarak arslanların önüne atılan gladyatörler nasılsa pilotlar da aynı durumdadır.

Para ve mesleğin havası her şey değil.

Unutulmasın ki her şeyin başı sağlık.

İşte bu şartlarda anneler ve babalar “Benim oğlum veya kızım büyüyünce pilot olacak” diyebilir mi? Geleceğini pilotlu mesleğine endeksleyen gençler “Ben pilot olacağım” der mi? Anneler, babalar pilotluk mesleğini çocuklara abartarak anlatmaktansa doğruları ve gerçekleri söyleyerek onlara çok daha iyi bir gelecek planı yapabilirler.

Mutlu yarınlar Türkiyem.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ