Geçtiğimiz hafta, New York’taki <strong>İkiz Kuleler’e</strong> yapılan terör saldırısının 25. yıldönümüydü. Dünya tarihinde belki de 21. yüzyıla damga vuran ve yüzyıla en büyük izi bırakan olay olarak anılacak. 20. Yüzyıldaki iki büyük dünya savaşının dev boyutlarıyla karşılaştırdığımızda çok daha sınırlı bir olay gibi görünmekle beraber dünya siyasetini ve güvenlik politikalarını değiştirmesi açısından onlara yakın bir yansıması oldu. <div>11 Eylül saldırılarına yol açan nedenlere ve saldırının arka planında kimlerin olduğuna dair yıllardır pek çok farklı görüş, iddia ve komplo teorileri yazıldı çizildi. Ben aradan çeyrek asır geçtikten sonra hayatımızda <strong>kalıcı olan değişimler ve etkileri</strong> üzerinde durmak istiyorum.İlk akla gelen değişiklik <strong>havaalanlarında</strong> oldu. 11 Eylül’den sonra sivil havacılık güvenliği değişti. Yolcu ve bagaj kontrolleri sıkılaştı, havaalanlarındaki güvenlik denetimleri artırıldı. Bugün birkaç kez cihazdan geçmemiz, üzerimizdeki bazı eşyaları çıkarmamız veya valizlerimizin ayrıntılı biçimde taranması o dönemde başladı.11 Eylül saldırılarından sonra Batı kamuoyunda Müslümanlar ile terör kavramı sıkça yan yana gelmeye başladı. Müslüman ülkelerden gelen ziyaretçi ve göçmenlere yönelik denetimler artırıldı. Batı ülkelerinde yaşayan Müslümanlar zaman zaman bir güvenlik tehdidi olarak görülmeye başlandı. <strong>İslamofobi</strong> kavramı giderek daha sık gündeme gelir oldu.11 Eylül, Türk Silahlı Kuvvetlerinin görev alanını da etkiledi. NATO tarihinde ilk kez 5. madde işletildi. Türkiye <strong>Afganistan’daki</strong> gücün komutasını üstlendi. Ordumuz böylece uzun yıllar uzak bir coğrafyada görev yaptı ve bugünkü farklı coğrafyalardaki askeri varlığımızın belki de temeli atıldı.Savaşın şekli de değişti. İnsansız hava araçları 11 Eylül’den önce de vardı, fakat Afganistan savaşı <strong>İHA</strong> kullanımını hızlandırdı. ABD, Predator’ı ilk kez Ekim 2001’de <strong>Afganistan’da</strong> silahlı bir görevde kullandı. Bugün ülkemizin de en büyük kozlarından biri hâline gelen İHA’ların yükselişinde bu dönemin önemli payı oldu.Bir başka kalıcı etki, “<strong>terörle mücadele</strong>” kavramının sınırlarının genişlemesi oldu. Yalnızca terör saldırılarını önlemek anlamından çıkıp, askeri operasyonlar, istihbarat faaliyetleri, mali denetimler ve göç politikaları da bu kapsamda değerlendirilmeye başlandı.11 Eylül sonrasında ABD’nin Irak’ı işgali ve Saddam rejiminin devrilmesi sonrası <strong>Kuzey Irak’taki</strong> Kürt yönetimi daha güçlü ve resmi bir statü kazandı, PKK bölgedeki varlığını sürdürdü. Kuzey Irak, PKK ve sınır güvenliği ana güvenlik konularımız arasında yer aldı.11 Eylül'den sonra <strong>komplo teorileri</strong> dünyada daha çok konuşulmaya başlandı. Saldırıların arkasında başka güçlerin olduğu iddiaları, internet sayesinde çok sayıda insana ulaştı. Bu durum, her büyük olayın arkasında görünmeyen bir taraf olabileceği düşüncesini yaygınlaştırdı. Bugün seçimlerden salgınlara kadar birçok olay bu gözle yorumlanıyor.Sağlıkla kalın.</div>