SALONDA TEK BAŞINA ! 

SALONDA TEK BAŞINA ! 
Meşhur, ikonik "Evde tek başına" filmini hatırlarsınız. Orada ailesinin evde unuttuğu bir çocuğun hırsızlara karşı verdiği ve kazandığı mücadele eğlenceli sahnelerle anlatılır.
O filmin benzeri bu sezon Bursa'da yaşandı.
Bizde şehrimizin bir çocuğunu evin salonunda unuttuk !
Ama bizim çocuğun mücadelesi hiç de filmdeki kahramanımızınki gibi eğlenceli olmadı.
Karşısında filmdeki gibi hırsızlar yoktu belki ama envai çeşit zorluk vardı. 
Daha dün Avrupa'nın "Çıkılmaz" denen cehennem gibi arenalarında devleri dize getirip Bursa'nın adını finallere yazdıran, hepimizi gururlandıran, bugün ise hayatta kalma mücadelesi veren Bursaspor Basketboldan bahsediyorum.
O günlerde herkes koyu basketbolseverdi. 
Bugün ise koyu eleştirmen ! 
O başarıları kazanan bir idareci gerekli desteği aldığında neler yapabileceğini göstermiştir. 
Yani rüştünü ispat etmiştir.
Destek verilmediğinde düşüş yaşanması da normaldir. 
Sorumlusu da tüm şehirdir.
Basketbol şubenin kapanmasını açıkça isteyen eski başkanlara veya bunu dile getirmeyip destek verir gibi yapıp vermeyenlere, sözlerini tutmayanlara karşı mücadelede verdi Başkan Sezer Sezgin.
Daha dün Avrupa'da final oynayan bir kulüp için "Ligde kaldı" diye seviniyorsak bu kentin ayıbıdır.
Evet Bursaspor basketbol takımı için kuruluşundan bugüne kadar varını yoğunu ortaya koyan Başkan Sezer Sezgin yalnız bırakıldığı için bu noktaya gelindi. 
Koca sezon sponsorsuz oynadı Bursaspor.
Şehrin ileri gelenlerince verilen destek sözleri tutulmadı.
Sezgin takımı antrenmanlara, maçlara çıkarmak için kapı kapı para aradı. Sürekli "Ancak onlar verirse biz veririz" bahaneleriyle telefonlar yüzüne kapandı.
Telefonlarını açmayan, dönüş yapmayan bazı hadsiz, saygısızlara hiç girmiyorum.
Tüm bu yaşadıklarına rağmen sırf Buraspor zarar görmesin diye ağzını açmayan, salonda bir avuç taraftarla tek başına mücadele veren Sezer Sezgin'e yapılmayan eleştri de kalmadı.
Destek yok, eleştri çok.
Bu hiç adaletli değil. 
O başarıları yaşatana karşı vefalı bir davranış hiç değil.
Şunu iyi idrak etmek gerekiyor.
Basketbol şube futbol gibi değil.
Yönetimine talip olacak fazla kişi yok.
Olsa da Sezer Sezgin kadar uzun süre maddi, manevi fedakârlık yapacak kimse yok. 
Futbola bile yıllar sonra adam gibi bir başkanı zor bulduk.
Basketbola hiç bulamayız. 
Gelen olursa da iki günde kaçar gider.
O yüzden yeni sezonda Bursaspor Basketbol gerektiği gibi desteklenmelidir.
Bursaspor armasının olduğu yerde o armanın bu durumlara düşmesi kabul edilemez. 
Yeni sezonda dilerim kentteki herkes  sorumluluğuna göre davranır da bu ayıbı bir daha yaşamayız.
Zira çocuğunu yalnız bırakmak büyük ayıptır.
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ