<div>Bir hastaneyi düşündüğümüzde aklımıza ne gelmeli?</div> <div>Şifa…</div> <div>Güven…</div> <div>İnsan hayatına dokunan hekimler, hemşireler, sağlık çalışanları…</div> <div>Ama ne yazık ki artık hastanelerimizi konuşurken bunların yanına bir kelime daha eklemek zorunda kalıyoruz:</div> <div><strong>Şiddet!</strong></div> <div>Mudanya Devlet Hastanesi’nde yaşanan son olay, sağlıkta şiddetin artık münferit bir öfke patlaması olarak görülemeyecek kadar ciddi bir noktaya geldiğini bir kez daha gösterdi.</div> <div>25 Eylül’de hastanede görev yapan bir sağlık çalışanı, hizmet sunduğu hasta tarafından darbedildi.</div> <div>Sonuç?</div> <div><strong>Kafa travması ve elinde kırıklar…</strong></div> <div>İnsanı yaşatmak için görev yapan bir sağlık çalışanı, görev yaptığı hastanede can güvenliğini korumaya çalışıyor.</div> <div>Bundan daha büyük bir çelişki olabilir mi?</div> <div><strong>Hastaneler güvenli alan olmak zorunda</strong></div> <div>Bursa’daki sağlık meslek örgütleri Mudanya Devlet Hastanesi önünde bir araya geldi.</div> <div>Bursa Tabip Odası’nın çağrısıyla gerçekleştirilen açıklamada çok açık bir mesaj verildi:</div> <div><strong>“Sağlıkta şiddet insanlık suçudur.”</strong></div> <div>Yaşanan şiddet meslek örgütlerini, STK’ları ve sendikaları ortak açıklamada buluşturdu;</div> <div>Basın açıklamasına;</div> <div><strong>Bursa Tabip Odası, </strong></div> <div><strong>Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, </strong></div> <div><strong>Bursa Aile Hekimleri Derneği, </strong></div> <div><strong>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Bursa Şubesi, </strong></div> <div><strong>Türk Sağlık-Sen Bursa Şubesi, </strong></div> <div><strong>Genel Sağlık-İş Bursa Şubesi, </strong></div> <div><strong>Dev Sağlık-İş Bursa Şubesi,</strong></div> <div><strong>Hekim Birliği Sendikası Bursa Şubesi</strong> üyeleri katıldı.</div> <h3><strong>SAĞLIKTA ŞİDDET TÜM SAĞLIK SİSTEMİNE SALDIRIDIR</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div>Ortak açıklama Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Ferda Firdin tarafından gerçekleştirildi...</div> <div>Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</div> <div><strong>Mudanya Devlet Hastanesi polikliniğinde görev yapan bir sağlık çalışanımızın, hizmet sunduğu bir hasta tarafından darbedilmesi sonucu kafa travması geçirmesi ve elinde kırıklar oluşması hepimizi derinden yaralamıştır.</strong></div> <div><strong>Sağlık kurumları; korkunun, tehdidin ve şiddetin değil, güvenin ve şifanın adresi olmalıdır. İnsan yaşamını korumak için çalışan sağlık emekçilerinin kendi can güvenliklerinden endişe ederek görev yapmak zorunda bırakılması kabul edilemez.</strong></div> <div><strong> Sağlıkta şiddet yalnızca saldırıya uğrayan çalışana değil; bütün sağlık sistemine, çalışma barışına ve hastaların güvenli sağlık hizmetine erişme hakkına yönelmiş bir saldırıdır.</strong></div> <div><strong>Artık yalnızca kınayan açıklamalarla yetinilmemeli; şiddeti önleyici güvenlik tedbirleri eksiksiz uygulanmalı, riskli durumlarda hızlı müdahale sağlanmalı ve failler hakkında caydırıcı hukuki süreçler işletilmelidir. </strong></div> <div><strong>Hiçbir gerekçe, sağlık çalışanına yönelen şiddeti haklı veya mazur gösteremez.</strong></div> <div><strong>Saldırıya uğrayan çalışma arkadaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bir an önce sağlığına kavuşmasını diliyoruz.</strong></div> <div><strong> Sağlıkta şiddetin sıradanlaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Şiddet varsa sağlık hizmeti yoktur; sağlık çalışanına şiddet, toplumun sağlığına yönelmiş bir tehdittir.”</strong> </div> <div>Aslında söylenecek çok fazla söz yok.</div> <div>Çünkü sağlık çalışanına yönelen şiddet, yalnızca o çalışanın bedenine ve ruhuna yönelik bir saldırı değildir.</div> <div>Basın açıklamasında da değinildiği gibi, o saldırı sağlık sisteminin bütününe yöneliktir...</div> <div>Bir doktorun, hemşirenin, teknisyenin ya da herhangi bir sağlık emekçisinin “Bugün başıma bir şey gelir mi?” endişesiyle işe gitmesi, hepimizin sorunu.</div> <div>Çünkü sağlık çalışanı kendisini güvende hissetmiyorsa, bu hastaya da yansır, hasta da kendini güvende hissetmez...</div> <div><strong>“BİR DAHA OLMAYACAK” DEMEK YETMİYOR</strong></div> <div>Sağlıkta şiddet olaylarının ardından alışılmış bir döngümüz var.</div> <div>Bir saldırı yaşanıyor. Kınama açıklamaları yapılıyor. “Sağlıkta şiddete hayır” deniliyor. Bir süre sonra gündem değişiyor.</div> <div>Ve başka bir hastanede, başka bir sağlık çalışanı saldırıya uğruyor. İşte artık bu döngüyü kırmak gerekiyor.</div> <div>Çünkü yalnızca saldırı gerçekleştikten sonra tepki göstermek yetmez. <strong>Asıl mesele, saldırı gerçekleşmeden önce gerekli önlemleri almak.</strong></div> <div>Hastanelerde güvenlik tedbirleri eksiksiz uygulanmalı. Riskli durumlar önceden belirlenmeli.</div> <div>Şiddet ihtimali ortaya çıktığında müdahale mekanizmaları gecikmeden çalışmalı. Ve saldırı gerçekleştiğinde hukuki süreç etkin biçimde işletilmeli.</div> <div>Sağlık çalışanına saldırmanın hiçbir mazereti olamayacağı konusunda toplumun tamamında güçlü bir ortak bilinç oluşturulmalı.</div> <div>Doktor, hemşire, sağlık teknisyeni, ebe ya da diğer sağlık emekçileri; hastaya hizmet vermek için oradadır.</div> <div>Ne yazık ki sistemin aksayan yönlerinin faturası doğrudan sağlık çalışanına kesiliyor.</div> <div>Randevu bulunamıyor… Muayene gecikiyor… Tetkik için bekleniyor… İletişim sorunları yaşanıyor…</div> <div>Ve bütün bu sorunların sorumlusu, çoğu zaman hastanın karşısındaki sağlık çalışanıymış gibi davranılıyor.</div> <div>Oysa sağlık çalışanı da sistemin bir parçası, hatta çoğu zaman sistemin bütün yükünü omuzlayan kişi...</div> <div></div> <div></div> <div> </div>