<div></div> <div>Bilgi ve teknoloji çağında, okul sonrası eve gelip bilgisayar başında oyun oynayan, internette sörf yapan veya sosyal medyada canlı yayın yaparak / seyrederek vakit geçiren genç arkadaşlarıma oyunu kısaca anlatmak isterim.</div> <div> İ-stop, bir top, en az üç kişiyle oynanır.</div> <div>Ebe, elindeki topu olabildiğince yukarı fırlatarak, bir başka oyuncunun ismini yüksek sesle haykırır.</div> <div>İsmi söylenen oyuncunun, top yere düşmeden yakalaması gerekir.</div> <div>Eğer topu yakalarsa, başka bir oyuncunun adını söyleyerek topu olabildiğince yukarı fırlatır.</div> <div>İsmi söylenen oyuncu topu yakalayamazsa, yere düşürürse, oyun heyecan kazanır.</div> <div>Çünkü, yerden seken topu yakalayana kadar, diğer oyuncular, koşuşarak saklanacak yer ararlar.</div> <div>Topu yere düşüren oyuncu “ebe”, topu elinde tuttuğunda “I-stop” diye bağırarak, kaçışan, saklanmaya çalışan oyuncuları durdurur.</div> <div> Ebe, hareketsiz bekleyen diğer oyunculardan, kendine yakın ve saklanamamış birini seçip, elindeki topu fırlatarak, vurmaya çalışır.</div> <div> Eğer, ebe, diğer oyunculardan birini vurabilirse, vurulan oyuncu, ebe olur ve oyun böyle devam eder.</div> <div> Bu oyunu biz çocukluğumuzda çok oynardık.</div> <div>Şimdilerde fark ediyorum ki, gündelik hayatta, biz bu oyunu oynamaya halen devam ediyoruz.</div> <div> Nasıl mı?</div> <div> Gün içerisinde, hepimiz, etkilendiğimiz, bir takım olaylarla karşılaşıyoruz.</div> <div>Bu olaylar karşısında üstümüze düşeni yapıp, konuyu yönetebilirsek, olumlu sonuçlar elde ederiz.</div> <div>Yani, ismimizi söyleyerek havaya atılmış topu, yere düşmeden tutmuş oluruz.</div> <div> Ya işler yolunda gitmez ise?</div> <div>Yani, havaya atılan topu elimizden kaçırıp yere düşürdüysek…</div> <div> İnsan psikolojisi, olumsuz birtakım olaylarla karşı karşıya kalındığında,</div> <div>bir uçta, tümüyle bir başkasını ya da başkalarını “suçlama”;</div> <div>diğer uçta, “bütün sorumluluğu üzerine alma” tutumu içine girer.</div> <div>Bu çizginin, aşırı suçlama ucunda, başlarına gelen istenmedik her olayda, her zaman, bir başkasını ya da başkaları suçlar.</div> <div> Bir çeşit savunma mekanizması diyebiliriz.</div> <div> Bu duruma pek çok örnek verebiliriz.</div> <div> Gündelik yaşamda özellikle bizim anaç kültürümüzde, yeni yeni yürümeyi öğrenen bir çocuğun, kafasını masaya çarptıktan sonra, annenin “masaya vurarak nannaaaa” diye masayı azarlaması…</div> <div> Alkollü, uykusuz veya yorgun halde trafiğe çıkıp kaza yaptığı halde, sanki hiç sorumluluğu yokmuş gibi “trafik canavarına” suç atılması…</div> <div> Faiz – enflasyon parametresini yanlış yorumlanmasına rağmen, enflasyon canavarına suç atılması…</div> <div> Şimdilerde diyanet işleri başkanlığından, internet üzerinden verilen fetva yayınlandı. “</div> <div>Fetva şöyle; Şüphe yok ki, fiyatları tayin eden, darlık ve bolluk veren rızıklandıran ancak Allah’tır” </div> <div>Böylece kemiklerimize kadar hissettiğimiz hayat pahalılığının suçlusunu, sorumlusunu öğrenmiş olduk. </div> <div> Arkadaşlar arasında oynana oynanan “İ-stop”, yüksek tempolu, heyecanlı ve çok eğlencelidir.</div> <div>Ancak, üzerinizdeki suçu başkasına atmak adına, inançlarımız üzerinden, “İ-stop” oynanmasını çok tehlikeli buluyor, sizlerin de yorumlarını bekliyorum.</div> <div> Masayı azarlarsınız, anlarız,</div> <div>Trafik canavarı dersiniz anlarız</div> <div>Enflasyon canavarı dersiniz anlarız</div> <div>Fiyatları tayin eden Allah’tır derseniz, artık bunu da anlayış beklemeyin, çarpılırsınız. </div>