<div><span>Koca bir sezonun yalan olduğu Giresun’daki maça İrfan Buz’un <b>Timsah</b>’ı, acelesi olan insanların telaşı ve çabukluğuyla zamanla yarışırcasına başladı… Yüksek temponun yanı sıra alışılmışın dışında özel ve özgür kazanma hırsı vardı konuk takımda.</span><span></span></div> <div><span>Sakat <b>Seleznyov</b>’u Bursa’da bırakan İrfan Hoca cezalı <b>Kerem-Anıl </b>ikilisinin boşluğunu ise <b>Onur Atasayar</b> ve <b>Aykut Özer</b> ile doldurmuştu.</span><span></span></div> <div><span>Sağdan Burak Kapacak bindiriyor, Serdar Özkan ise soldan lokomotif gibi ileri-geri işliyordu. Ne var ki <b>26 numaralı</b> formayı giyen <b>Serdar</b> sabah sol tarafından kalkmış olmalı ki; <b>26. Dakikada</b> sakatlanıp oyundan çıkınca sanki Timsah’ın <b>elektriği </b>bir süreliğine kesilmiş gibi oldu.</span><span></span></div> <div><span>Çünkü <b>Bursaspor düşük voltajlı</b> bir takımdı. Ampuller iyi olabilirdi ama enerji az olunca yeteri kadar ışık veremiyordu.</span><span> 28’de yıldırım hızıyla rakip ceza alanının sağ çizgisinden içeri giren <b>Burak Kapacak</b>’ı <b>Mehmet Güven</b> el-ense çekerek indiriyor ancak <b>Suat Arslanboğa</b> o pozisyonda <b>gözlerini kapamış(!) </b>olmalı ki buz gibi penaltıyı veremiyordu. Futbol oyununda, ikinci bölge dediğimiz orta alandaki Bursaspor üstünlüğü hiç tartışılamazdı…</span><span></span></div> <div><span>Karşılaşmayı <b>play-off</b> için son şans olarak gören <b>Hakan Kutlu’nun öğrencileri</b> çoktan hareket etmiş bir trenin peşinden koşup binmeye çalışan yolcular gibiydi.</span><span></span></div> <div><b><span>Özer Hurmacı</span></b><span> yönetimindeki <b>Timsah </b>ise o trenin <b>lokomotifinde katarı süren şef</b> durumundaydı…</span><span></span></div> <div><span>Bunun en büyük göstergesi ise golsüz kapanan ilk devrede <b>topla oynama yüzdesinin</b> <b>68-32</b> olarak Yeşil Beyazlı konuk takımdan yana olmasıydı.</span><span></span></div> <div><span>Bursaspor ikinci yarıya adeta golle başladı! Kaleciden dönen <b>Kubilay’ın </b>kafa şutunda topu kurşun hızında ağlara yapıştıran <b>kaptan Özer </b>bugüne kadar kaçırdığı<b> </b>goller nedeniyle yazdığı bir <b>özür dilekçesi</b> ile belki de <b>taraftara bir af mesajı</b> iletiyordu…</span><span></span></div> <div><span>Yeşil Beyazlı <b>Çotanaklar</b></span><b><span> </span></b><span>fizik gücü yüksek bir takım. Hava toplarında da iyiler. Ama hücum yapacak saha bulamadılar. Çünkü Bursaspor, oyunun her dakikasında oyunu <b>metre kare, metre kare </b>daralttı.</span><span></span></div> <div><span>Karadeniz’deki dünkü oyunun son çeyreği Giresun Atatürk Stadı’nın o nefis <b>yeşil çim</b> zemininde değil de sanki <b>zımpara kâğıdı </b>üstünde oynanırcasına gergin geçti. Tekme-sille-çengel-çangal benzeri <b>Karakucak güreş oyunlarının</b> sergilendiği bu bölümde <b>Mehmet Öztürk</b> ile <b>Muhayyer</b> kırmızı kartla ev sahibini <b>9 kişi</b> bırakırken, hakem çıkardığı toplamda 11 kartla eli en çok yorulan isim oldu!</span><span></span></div> <div><span>Bu galibiyetle <b>Bursaspor</b> zirvedeki ikili <b>Hatay </b>ile <b>Erzurum</b> ile arasındaki puan farkını açtırmayıp tam tersi hem mesafeyi hem de haftayı kârlı kapattı.</span><span></span></div> <div><b><span>Şimdi onlar düşünsün…</span></b><span></span></div>