<div>Hep söylüyorum; Bursaspor taraftarı için takımı adına <b>iki kutsal değer</b> vardır:</div> <div><b>Maç bileti ve forma…</b></div> <div>Düşüncem odur ki; <b>Pablo Martin Batalla’nın</b> yıllarca giyip başarıyla taşıdığı, <b>heykeli dikilecek</b> kadar gönüllerde yer edindiği o <b>formayı kutsal</b> olarak görüyor camia… </div> <div>Geçmişe gidip şöyle bir baktığımızda Bursaspor’da <b>’10 Numara’</b> ile adeta özdeşleşip sembol olarak unutulmaz isimler arasında kimler yok ki!.</div> <div><b>Biyediç/ Mususi/ Baliç/ kan Yılmaz/Murat Sözkesen/Frasineanu/Ali Nail/ Sörloth/Moşe/Tunahan Akdoğan</b> ve niceleri…</div> <div>Geçmişte üzerinde çok <b>konuşulan/tartışılan</b> ancak günümüzde giderek <b>gündemden düşen</b> soru şu:</div> <div><b>Ne ola ki bu 10 numaranın esrarı? </b>Futbol tarihine göz attığımızda ülke futbolunun karakteristiğine göre de bazı numaraların öne çıkarak efsaneleştiğini görüyoruz…</div> <div>Sözgelimi, uzun toplarla oynayan <b>İngiliz</b> futbolunda <b>7 ve 11 </b>numaralar gibi...</div> <div>Tekniğe dayalı <b>Güney Amerika</b>'da ise <b>8 ve 10</b> numaralar kutsal olarak yorumlanırdı.</div> <div>Nitekim <b>Pele, Maradona</b> ve de <b>Messi</b> bunun en etkin örnekleridir.<b> </b>Fransız <b>Platini</b> ile zirveye vuran bu kavrama <b>‘oyun kurucu/playmaker’</b> adı verildi…</div> <div>Otoriteler ülkemizde, bu işin öncüsü olarak <b>Can Bartu</b> isminde birleşir. Hanedanın devamı olarak ise G.Saray'dan <b>B. Mehmet</b>, Fenerli <b>Oğuz</b> ve Beşiktaş'tan <b>Sergen </b>gösterilir.</div> <div>Savunmayı sevmeyen daha çok hücumu düşünen bu tipteki oyunculara sahip ekiplerin en büyük handikapı ise 10 numara durdurulduğunda takımların dağılıp gidivermesiydi! Bu nedenle de defansın önüne savunmacı bir orta saha koyan teknik adamlar <b>'10 numaraları'</b> ileriye forvetin arkasına attılar…</div> <div>Örneğin Fransa iki savaşkan ön libero <b>Vieira ve Petit'nin</b> hemen önüne yerleştirilen <b>Zidane </b>ile Dünya Kupası'nı kucakladı. Hollanda <b>Rijkaard-Gullit</b>, Brezilya <b>Emerson-Rivaldo</b> ikilisiyle birçok başarıya imza attı.</div> <div>G.Saray'ın <b>UEFA Şampiyonluğu</b>'nda <b>Tugay-Hagi</b> çiftinin imzalarını unutmak mümkün mü? Ya da <b>Dünya 3.'sü</b> Türkiye'deki <b>Yıldıray-Tugay</b> ikilisinin payı görmezden gelinebilir mi? Toparlarsak; <b>kişisel becerisini</b>, takım oyunu ile <b>örtüştüremeyen</b>, terini taşıdığı formanın başarısı için dökmeyen, <b>taraftarını düşünmeyen</b> bir futbolcu ister <b>10 numarayı </b>giysin, ister <b>15'i </b>ya da<b> 25'i</b>… <b>Ne fark eder ki?</b></div>