16'sı,17'si,18'inde - 16'da,17'de,18'de...

16'sı,17'si,18'inde - 16'da,17'de,18'de...

16'sı,17'si,18'inde - 16'da,17'de,18'de...


Nemi olacak?

CHP ayaklanacak.

Toplumsal bir hareket başlatıyor ana muhalefet.

Son yazımda "muhalefet bu, ayranı yok içmeye, tahterevanla gidiyor seçime" derken bir anda 'mahçup mu oldum?' diye düşündüm.

Ama değilmiş.

Mesaj Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık hocadan geldi.

Yer, zaman ve tarih vermiş.

'Ayağa kalkıyoruz' hastagiyle toplumu direnişe çağırıyor CHP.

'Tüm Türkiye'de aynı anda,evde,işte,okulda, sokakta her neredeysek diktaya karşı ayağa kalkıyoruz' Karşılık bulur mu?

Yani CHP'ye oy veren yüzde 24'lük seçmen ayağa kalkar mı?

Riğerleri ve seyreden 11 milyon sandıksızda kalkmayacağına göre sanmıyorum.

Hele ki mecliste iktidar ve MHP desteğiyle 'bağırta bağırta' geçirilen o maddelerden sonra candaşlar ayakta olsa Türkiye değişir mi?

Burada asıl şu ayrışma ipleri koparıyor.

Yani bir arada olunması gereken konulurda zaman zaman yandaşıda candaşıda fazla şovenleşince ipler kopuyor.

Sonra herkes tribüne.

Herkes kendine oynuyor.

Bu çağrı ve ayakta durma eylemi en fazla sosyal medyada karşılık bulur.

Troller karşılıklı birbirlerini öper.

O ona söver, o ona sayar. Öylede olmuş zaten.

Sonuç yine dünde söylediğim gibi çoğunluğun dediği gibi olur.

Hatta bu Cumhurbaşkanı karşısısında oturalım mı- kalkalım mı sendorumununda ötesinde bir konu.

Toplumsal karşılığı yüzde 24'ün bence çok altında olur.

A sosyal kültürün sosyal medyada ki katılımları kimseyi kandırmasın.

Oysa..

Müzakere sanatının püf noktası, kaybettirmeden kazanmaktır...

Siyaset müessesisinin şu anda kazananları kim?

Kimler?

Siyaset özellikle kimlerle ne yapacağını iyi bilmeli..

Düne kadar bir anlamda iş takibi ve rant kapısı olarak görülen siyasette rol alacak insanların aslında sanat icra ettiklerini unutmamalı..

Yedikleriyle, içtikleriyle, attıkları adımla artık kendilerine değil topluma ait oluyorlar..

Üstlendikleri rolle oynadıkları birbirini tutmalı.

Aldıkları son an kararları bile kimlik, kişilik analizi yapmaya yetiyor..

Sövenler, sayanlar, ısıranlar, tartaklayanlar,itenler, kakanlar..

Ülkemizde siyaseti oligarşiden kurtaramadığımız sürece yerinden yönetim olgusu sadece abanma ve yamanma demokrasisine dönüyor..

Sıkıysa karşı çıkın liderinize göreyim!

Düşünsenize birileri hep ortada sizleri yönetmeye talip..

Bir yığın söz vaat..

Ancak kim neyi yaparsa yapsan önce kendine, gerçeğine bakacak..

Velhasıl ayağa kalkarkan de, otururken de bunları akıldan çıkarmayalım.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR