2050'de alayımız manyak olacak !

2050'de alayımız manyak olacak !

2050'de alayımız manyak olacak !

Ekim ayında kutlanır hep..

Dünya ruh sağlığı günü.

Bu sene teması'da 'değişen dünyada gençler ve ruh sağlığı'..

Bir çoğunuz bilmiyorsunuz değil mi bugünü?

Akıl mı kaldı ki, ruhu sağlıklı olsun!

Geçtiğimiz dönemlerde de hatırlıyorum tema başlığını..

“en iyi yatırım ruh sağlığına yatırım”

Bir çok nokta da toplumun çoğu kafayı sıyırmaya hazırken biz bu ana temayla uğraşa duralım resmi verilere baktığımız da ülkenin durumu içler açısı.

Direkt deliyiz.

Birkaç yıl öncesine kadar ülkemizde 100 bin kişiye düşen psikiyatrist sayısı 2.20'ydi..

Avrupa Birliği'nin 15 ülkesinde 100 bin kişiye ortalama 12.9 psikiyatrist düşmekte.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ, WHO) son verilerinde Avrupa bölgesinde her 100 bin kişiye 8 psikiyatri yatağı düşen İtalya'dan sonra 100 bin kişiye 10 psikiyatri yatağı ile (adli ve uzun süreli bakım ve bağımlılık tedavisi için kullanılan yataklar dahil) Türkiye ikinci en az yatak sayısına sahip ülke.

Yani bu durumda manzara açık.

Gittiğin hastane de açıkta da kalıyorsun, doktorsuz da...

Zaten düşünsenize şu ortalama sayımızı 100 bin kişiyle.

2050 yılında bile Avrupa ortalamasına yetişmemiz imkansızmış !

Peki ne olacak bu durum?

Ahhhhh Neyzen ah...Seni anmadan geçilir mi?

Üzülüyorsun, takma diyorlar.

Kızıyorsun, değmez diyorlar.

Boş veriyorsun gamsız diyorlar.

Konuşuyorsun, muhatap olma diyorlar.

Çekip gidiyorsun, mücadele et diyorlar.

Alttan alıyorsun, tepene çıkardın diyorlar.

Bağırıyorsun, sakin ol diyorlar.

Aklı başında davranıyorsun,bu kadar uslu olunmaz diyorlar..

Ölünce ne diyecekler? Muhtemelen ...

“ Ölüm sana yakışmadı.”

Normal tabii, dirimizi beğenmediler ki,ölümüzü beğensinler.

“Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer. İçsen de tükenir içmesen de.Bu yüzden hayattan tat almaya bak.Çünkü yaşasan da biteceeeek yaşamasan da...” sözlerinde haksız mı Neyzen?

Peki bizler ne yapıyoruz? Sadece atıyoruz..

Sonra da çatlayan ruhumuzla, beynimizle gün’ ün tam ortasında asansörde gerçeğimizi görüyoruz. Salladım bütün rakamları.

Bazen durum tam dipsamonilik.

Eski Yunanca bu terim alkollü kavramlar için geçerli olsa da ne yazar ki?

Günümüze cuk diye oturuyor

Dipsa: Susuzluk..Mania: Çılgınlık anlamına geliyor.

Ulan dedim kendi kendime…

Bu Yunan allem etmiş kallem etmiş bizim o susuzluk ve çılgınlığımızı almış iki kavramı bir araya getirmiş uzantısız kullanma arzumuza bir ad koymuş…

Neyse hayırlısı olsun işte sessizce kutlanıp geçen ruh günümüz..

Alayımızı dipsamaniac yaptılar oturttular nasılsa..

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR