<div><b>Bursaspor’unki de bitti işte...</b></div> <div>Kondu/konacak derken, hedefi pas geçti ama yaralı bereli de olsa <b>6. perondan</b> indi <b>Play-Off</b> alanına…</div> <div>Artık sıra içerdeki <b>“yolcu”</b> futbolcuların tahliyesi ve ait olduğu göklere yeniden yükselmek için <b>“atlatılan büyük vartanın</b>” sebeplerini bulmak, onarmakta. Bunun için de önce yarı-final, ardından da finalden havalanarak Süper Lig’e mecburi inişe geçmek şart.</div> <div>Gerçeklerle yüzleşmenin şimdilik yeri ve zamanı değil ama kusurları hep halının altına süpürerek bugünlere gelindiğini de unutmamak gerek.</div> <div>Bursaspor gerçekten <b>başsız kalmış</b> Baş kim o bile belli değil geçen onca zamana rağmen…</div> <div>Var olan <b>başkan ve kurmayları</b> ile birlikte bütün Bursaspor yönetimi geçmişte <b>Yalçın Koşukavak</b> ve de <b>İbrahim Üzülmez</b>’de olduğu gibi; son dönemde de <b>İrfan Buz’un </b>arkasına saklanmış…</div> <div>İyi güzel de sevgi hocamız da <b>Hatay’da tribüne çıkınca</b> komutansız kalan takım amaçsız oraya-buraya koşturanların oluşturduğu <b>11 kişilik bir ordu</b> görüntüsü verdi.</div> <div><b>Ama hayalet ordusu!</b></div> <div>İnsan hayret ediyordu iki farklı geriye düşmüş bir takımın kontratak fırsatı yakaladıklarında bile <b>niye topa basıp rakip savunmanın yerleşmesini</b> beklediklerine… Lakin bir kere kontratağı devam ettirecek oldular, topu kaybedince golü de yediler. Hepsi usta oyuncular; neyi yapıp neyi yapamayacaklarını biliyorlar demek ki!</div> <div>Orta sahada oyalanıyor herkes maç boyunca. Lakin rakip kaleye yaklaşınca bir şeyler oluyor, son pasa gelmeden <b>futbolun</b> <b>kıvılcımı</b> sönüyor. Sanki futbol hafızası silinmiş futbolcuların. Bölük pörçük hatırlıyorlar ama bir türlü tamamlayamıyorlar. Kale önünde heyecan, <b>korner, serbest vuruş</b> ve <b>karambollerle</b> sınırlı…</div> <div>Takım 1 farkla önde mi? Son dakikalarda ilerden adam çıkarıp, savunma adamları sokmalar başlıyor.</div> <div>Nasıl yenik durumda iken oyuna durmadan <b>santrfor sokmak</b> gol getirmezse, tabelada önde olan bir takımı, beş stoper ya da orta sahacı ile oynamak için bozmak da fayda değil, zarar veriyor…</div> <div>Mesela <b>2-2’lik Menemen</b> karşılaşması. 2-1 koruma tedbiri almak yerine, "<b>Nasılsa kaybettik</b>" diye her türlü tedbiri bırakıp en açık futbolla saldıran rakip önünde <b>3-1'i aramak</b> daha basit, daha kolay, daha akılcı, daha mantıklı değil mi? Korkunun ecele faydası olmadığı mantığıyla adamlar eşitliği yakalayıp, Bursaspor’un iki puanına kan doğradılar.</div> <div>Umarım ve de temennim odur ki; yarı finalde <b>bütün defolarından arınmış bir Bursaspor seyrederiz</b>, ardından da finalde <b>murada</b> ereriz… </div>