<div>Sayısız ruh hastasının kol gezdiği bir dünyada, bugün de ölmedim, diye şükreden nice kadın.</div> <div>Değer görmeyen, küçümsenen, arka plana itilen, fikirleri, emeği, iyi niyeti, güzelliği, duyguları, bedeni sömürülen,</div> <div>Erkeklerce, 'zayıf gördüm, karşı koyamayacağını ve kolaylıkla öldürebileceğimi düşündüm" diyerek kılıç darbeleriyle hayatına son verilen,</div> <div>Dövülen, kurşunların hedefi olan, yakılan, parçalara ayrılarak bir bavulun içine sığdırılan,</div> <div>"Ya benimsin ya toprağın" diyen sadistlerce hayatı söndürülen,</div> <div>Genç yaşta evlendirilen, eğitim almasına hak tanınmayan, yetenekleri örselenmiş, cahil bir güruh tarafından geleceği hunharca çalınan nice kadın...</div> <div>Bir mesajla, bir demet çiçekle, iki satır özlü sözle geçiştirilemeyecek kadar ağır yaşıyor aslında 8 Mart'ı bu ülkede onlarca, yüzlerce, binlerce kadın...</div> <div>Ne zaman ruhsal bozukluğunu, gelişmemiş karakterini, kontrol edemediği duygularını, kabul etmediği hatalarını, acımasız vicdanını tamir ederse bu toplum,</div> <div>işte o zaman 8 Mart'ın gerçekten bir anlamı olacak bizler için.</div> <div>Bir kadının karnında can bulduğunu unutan toplum, her gün adı -kadın- olan o ağır sancıyı çekmeye mahkumdur.</div> <div>Kadın bu toplumun yarısıdır ama iyileşmeyen en derin yarasıdır...</div> <div>Kadın ne zaman içi yaşama, üretme, sevme, sevilme, değer görme, doyasıya gülme, mutlu olma, güven duyma, özgürce yaşama umuduyla dolu uyanırsa güne, işte gerçek 8 Mart tam da o gündür...</div> <div>8 Mart'ı anlamını, amacını, çıkış noktasını biliyor ve anlayabiliyorsanız kutlayın ya da anın...</div> <div>Gerisi lafügüzaf...</div>