ABD, FETÖ'yü teslim etti!

ABD, FETÖ'yü teslim etti!

ABD, FETÖ'yü teslim etti!

Desem inanmazsınız değil mi?

İnanmayın.

Bölücübaşına dair yapılacak 1 Nisan şakalarına sadece küfredersiniz bunu adım gibi biliyorum.

Ama edeceksiniz onu koruyana, onu kollayana, onu kullanana edebilirsiniz.

Adres bugün Amerika... Bakarsınız yarın Kanada..

Olmadı bir Afrika ülkesi. Olmadı...

Eğer ki kullanmaya devam edeceklerse mutlaka bir ülke bulup sıyırırlar kendilerini.. O kadar çok kocası var ki bunların. Ne der Ortadoğu'da ki en çakma müttefik Amerika..

“aaa yok..Bende yok..Şeytan almış götürmüş.”

Ama bu sistem ve zihniyet bugün Fetö'yü kullanır.. Yarın başkasını..

Ne der ünlü düşünür Johann Wolfgang von Goethe.

'Insan ancak anladığı şeyleri duyar.'

Adam haklı. Anlamayanların niye herşeyi bir yerlerinden uydurduğu bugün daha iyi anlaşılıyor.

Bu konuda paralel frankeştayn'ı yaratan da kullananda seyredende toplumsal izahla mükelleftir.

İktidar partisinin de gerek refarandum, sonrasında seçim süreci, yerel yönetimler, kamu kadroları olmak üzere çok ciddi bir siyasal arınmaya ihtiyacı vardır.

Ama bunu yaparken liyakatla, senin-benim adamımdan yola çıkıp yeni kadrolar çıkarmadan yapması esastır. Aksi taktirde vatandaşı MHP ittifakı da kesmez.

Daha dünü, Gülen rantı hesabı içinde olanları unutmadı Türkiye.. Hani o ülkeye dönüş yolu açıldığı zamanlar, 15 Temmuz hain kalkışmasını yapanlar siyaset üstü görülüyordu ya. Görenleri seyredecek miyiz peki? Belki toplum balık hafızalı ama dün, yarın için novigasyon almalı..

Yıllardır söyleriz. Gemiye binen,ya da sırada bekleyen dümenine gider çok şeyin.

Çok değil şöyle 28 Şubat lı süreçleri ve o sürecin gazete başlıklarını ve malum tv yayınlarını gözlerinizin önüne getirin lütfen. Ne hatırlayacaksınız?

O dönemin derin demokrasisi ne istiyorsa, ya da ne söylemeniz gerekiyorsa birileri hep onları anlatıyorlardı. Dün uzak durulan wandet lı mantıklar bugün “ılımlı islam” ve büyük ortadoğu projeleriyle sanki çok şeyi örtüştürdü.

Son dönemlerin promosyonunu Fethullah Gülen röportajları, Nur cemaati yazı dizileriydi.

Sağ solla işi olanların nedense Gülen’ ı kılavuz kaptan gibi kullanma ve gösterme çabaları hakimdi.

Ama asıl tezgah siyaseti kontrol altına alıp devleti işgal edip başkalarına hizmet etmekti.

Eskiden tencere tavayla tiraj alanlar sevimli en kahraman başlıklarla bir rantta pay almaya çalıştı.

Bir taraftan sağa, ılımlıya, muhafazakar demokratlara sıcak görünme bir taraftan askere mesaj gönderme konusunda ortak uzlaşı içinde olanlar bazen sustu bazen konuştu.

Gülen’le ilgili yazılacak çizilecek çok şeyde o kadroların içinden gelenler yeni kadrolara, o dili konuşabilecek isimler dahil edildi, ince ayarlar yapıldı, yayınlar için adeta sıraya girildi..

Kazanç ta herhalde sadece artan tirajla okur değil, ılımlı islami sermayenin kendisini bulan temsilcilerine duydukları saygıyla birlikte aktarılan ya da aktarılacak olan farklı pastalardı.

Yani yeni pazarlar... Eee ticareten bakılacak olursa iş kazanmaksa, paranın da dini imanı olmayacaksa gözleri buralara çevrilmişti.

Aslında tüm bunlar yapıldıktan ,manşetler atılıp,günlerce çığırtkanlık ettikten sonra dönüp o cephenin yani röportajı yapılanların gözlüğünden bakıldığında acaba tablo nasıl yorumlanmakta?.

Bunları temizleyin ajanslardan,TRT'den, yandaş medyanın içinden.

Çin işi,japon işi derken Teksas politikaları içinde kimin rolü nerede başladı ve bitti zaman içinde gördük. Birileri sadece “allah bereket versin” derken bugün Amerika'yı,Rusya'yı, Suriye'yi derin İngiltere'yi, darbe girişimlerini birde bu çerçeveden analiz etmekte yarar var.

Hani tamda bugün 'bir şey yapıyoruz' derlerse inanmayın kesin 1 Nisan'a bağlarlar.

Alayı çakma müttefik.. Ne Avrupa, ne Amerika.. Ne diğerleri..

Kimsenin jandarması olmayalım yeter.. 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...