<div>Partisine döndüğü gün <b>Cumhurbaşkanı Erdoğan'</b>ın verdiği en önemli mesajlardan biriydi.</div> <div><b>'Faizler aşağıya inmeli.'</b></div> <div>Tam ertesi gün de benim yeni TV programım<b> Aysun Karlı ile gündem'</b>de, Parlamış Şirketler Grubu’nun Genel Müdürü <b>Bülent Parlamış'</b>a bunu sordum.</div> <div>Dedi ki;</div> <div><b>“ Ekonomi dengedir. Faizler acıtıyor. Veriler birinin kazancı, birinin kaybıdır. Artık biz kapalı bir ekonomi değiliz. Dünya oyuncusuyuz, Faiz oranlarımızın dengesi önemli. Yurtdışından sıcak para geliyor, yüksek faizinizle nemalanıyor, en ufak ekonomik dalgalanmada pat gidiyor. Bu sefer zarar veriyor. Mühim olan yabancı yatırım ete kemiğe bürünmeli. Bacası olmalı. Banka yatırımlarını bile doğru bulmuyorum. Temeli olmalı. Alıp götüremesin…”</b></div> <div>Parlamış ailesi teknik tekstilde kentin adeta referansı.</div> <div>Mercedes gibi büyük markalara ana tedarikçi...</div> <div>Gökyüzünde THY ile kurulan şirkette havada uzun yolda boing'ler airbus'larda gördüğünüz kumaş kaplı koltukların çoğunda imzası var. Denizyollarında, demiryollarında.</div> <div>Ve yine dünyanın çok önemli tekstil markalarına ürün yolluyor.</div> <div>Konuşurken <b>'bir uzay mekikleri kaldı, tek rakibimiz NASA'</b> diye de takıldı gülümseyerek.</div> <div>Ben bu şehrin ürettiği kumaşı orada da görürsem yakında, şaşırmam.</div> <div>Ve rahmetli Adnan dedenin ABD ambargosunu paraşüt bezi üreterek nasıl deldiğini, ürettiği çelik yeleği üzerine giyip alımdan sorumlu askerin kalaşnikofla nasıl test ettiğini de dinledikten sonra bugün geldikleri noktayı daha iyi anlıyor insan.</div> <div>Biz tabi faizden yol alıp, çok konuyu derinlemesine konuşurken İtalyanlar’ın meşhur teorisine de odaklandık.</div> <div>Türkçe'de biz onu hemen <b>‘acıyoooo'</b>ya çekiverdik.</div> <div><b>“Acıyo”</b> İtalyanca’dan gelme bir sözcük ve aslı <b>AGGIO</b>. Bankaların yaptıkları operasyonlar dolayısıyla müşterilerinden aldıkları ücreti ifade ediyor.</div> <div>Yani bankacılık hizmetlerinin bedeli diye özetleyebiliriz.</div> <div>ACIYO Faiz Teorisi, <b>“zaman tercihi”</b> kavramına dayanmakta. Bu teoriye göre;</div> <div><b>“İnsanlar, genellikle güncel gereksinmelerini ön planda tutarlar ve geleceği aynı ölçüde önemsemezler. Güncel gereksinmelerin ön plana alınmasının nedeni, iyimserliktir. İlerde her şeyin daha iyi olacağına beslenen inançtır. Önemli olan bugünün gereksinmesi, bugünün fırsatı olduğundan, elimizde bulunan para, yarın elimize geçeceğini umduğumuzdan daha büyük değer taşır.”</b></div> <div>Şimdiki para, insanlara geleceğin parasından daha iyi görünür. Psikolojik olarak da bu böyledir. Bugünün hazır parası ile yarının belirsiz parası arasında, bir zaman boyutu vardır.</div> <div><b>Böhm-Bawerk de, Jean Baptiste Say</b> gibi, aslında malların parayla değil birbirleriyle değiştirildiklerini savunmuştur</div> <div>Bugün içinde bulunduğumuz ortamı değerlendirecek ve bu teoriyi zaman boyutunda bugüne taşıyacak olursak <b>“cuk”</b> diye oturduğunu görebiliriz.</div> <div>Nasıl mı? Vatandaşlarımız bu teoriyi ispatlarcasına kredi kart borçlusu oldular veya olduk, ama gelecek bize ne kadar pembe de gözükse, her zaman bir karanlık olasılığı bize hiç de sevimli gelmedi, <b>“kim bilebilirdi küresel krizleri?” </b>diye soranlarınızı duyar gibi oluyorum.</div> <div>Ama bu ihtimal daima vardı ve olacaktır da. Değil mi?</div> <div>Sonra atalarımız değil miydi; <b>“Ayağını yorganına göre uzat”</b> diyen, <b>“İşini kış tut, yaz çıkarsa bahtına” </b>diyen…</div> <div>Atasözlerimiz teoriyi çürütse de, görünen o ki biz teoriyi ispatlama gayreti içinde olmuşuz.</div> <div>Hatta <b>“ACIYO” </b>diye içten içe bağırırken <b>Cumhurbaşkanı </b>bir çoğumuzun iç sesi olarak yüksek sesle konuştu. Anlayana tabi.</div> <div>Harbiden de acıtan çok şey var.</div> <div>Lobinin daha fazla kazanma hobisi, kartın cartttt diye böbreklere kadar işlemesi.</div> <div>Peki ne kadar kavrıyoruz bunu. Bankadan para çeken, kart kullananın sonu malum.</div> <div>Oturup kimse kimsenin cebine para koymayacağına göre o yorganı dengelemezsek maalesef hep faize çalışıyorsunuz.</div> <div>Bırak kartı gerektiğinde acil durumda işin kadar borç alıyorsun, aldığın uzun vadede ilk etapta cazip gibi geliyor, sonra yüzde 20- 30’u faize gidiyor. Haliyle bu işte paradan para kazananın işine geliyor.</div> <div>Cebindeki sermayesini borçlandırarak kullanınca 600 trilyon da kazanır, 1000 trilyon da.</div> <div>Hele ki bu ülkede 56 milyon kredi kartı kullanıcısını da katarsak işin içine.</div> <div><b>“Acıyoooooooo” </b>diye çok kıvranır dururuz.</div>