<div></div> <div></div> <div>Şampiyon takımdan, Sercan ile birlikte bize kalan yadigâr...</div> <div>Timsah'ın Kaptanı...</div> <div>Aynı zamanda takımın; beyni, kalbi, adeta her şeyi...</div> <div>11 kurulurken, tahtaya yazılan ilk isim...</div> <div>Bugünlerde heykelinin nereye dikilmesi gerektiği konuşulan bir Efsane...</div> <div><b> </b></div> <div><b>ADININ ANLAMI: SAVAŞ</b></div> <div> </div> <div>Bugüne kadar adının anlamı pek gündeme gelmemişti.</div> <div>Ancak geçen gün aklıma geldi ve öğrendim.</div> <div>Batalla; kendi dilinde (İspanyolca) <b>"cephe savaşı"</b> anlamına geliyormuş.</div> <div>Aslında adının anlamı; Bursaspor'da yaptıkları ve misyonuyla da çok iyi örtüşüyor.</div> <div><b>Süper Bücür</b>, Bursaspor Kaptanı olarak; takımının başarısı için <b>savaşıyor</b>!</div> <div>Tüm benliğiyle, hem gol atmak, hem de asist yapıp Bursaspor'u layık olduğu yere taşımak için <b>savaşıyor!</b></div> <div>O kısa boyuna rağmen, futbol zekasını ve zamanlamayı çok iyi kullanıp <b>kafa golleri</b> atıyor.</div> <div>Bir gladyatör savaşçı gibi canını dişine takıyor. Çoğu zaman da takımın en çok koşan ismi oluyor!</div> <div>Yeri geliyor, rakiplere ve bazen de hakemlere karşı, takımının haklarını korumak için<b> savaşıyor!</b></div> <div>Saha<b> </b>dışında da camiasını en iyi şekilde temsil edebilmek için uğraş veriyor.</div> <div>Özetle, adı gibi her cephede <b>SAVAŞıyor</b>!</div> <div>10'un adı Batalla...</div> <div><b> </b></div> <div><b>REKOR CANAVARI</b></div> <div> </div> <div>Bugün, <b>Bursaspor formasını en fazla giyen yabancı futbolcu unvanına </b>sahip...</div> <div>Aynı zamanda 53 yıllık kulüp tarihinde<b> Süper Lig'de en çok gol atan</b> 4. Bursasporlu isim konumunda...</div> <div>Okan Yılmaz 89,</div> <div>Murat Sözkesen 57,</div> <div>Sedat Özden 53,</div> <div>Ve</div> <div>Pablo Martin Batalla 50 gol atmış ligde...</div> <div>Neredeyse tüm kategorilerde rekorları alt üst eden, tam bir rekor canavarı...</div> <div><b> </b></div> <div><b>ARKADAŞLARI PABLİTO DİYOR</b></div> <div> </div> <div>Kişiliği deseniz;</div> <div>Mütevazı, sakin ve sempatik...</div> <div>Arkadaşları ona <b>"Pablito" </b>diyor.</div> <div>Yani küçük Pablo <b>"Pablocuk" </b>anlamında...</div> <div>O da böyle çağrılmaktan mutlu...</div> <div>Hatta instagram hesabı bile; <b>@pablitobatalla</b> .</div> <div>1,69'luk bu <b>Küçük Dev Adam'ın aslında yüreği de çok kocaman</b>...</div> <div>Kalbinde herkese yer var.</div> <div>Herkesin yardımına koşmayı seven bir <b>"lider".</b>..</div> <div>Alçakgönüllü...</div> <div>İyi niyetli...</div> <div>Adeta <b>yüreğinde bir çocuk saklı</b>...</div> <div><b> </b></div> <div><b>ÇOCUKLUĞUNA DÖNDÜ</b></div> <div> </div> <div>Örneğin;</div> <div>Okullara gidiyor...</div> <div>Öğrencilerle söyleşi ve panellere katılıyor.</div> <div>Mesela, bugün <b>Altınşehir Koleji</b>'nde öğrencilerle buluştu Kaptan Batalla...</div> <div>Onların yakın ilgisi karşısında Pablo da çocuklar gibi şendi.</div> <div>İmza dağıtırken, fotoğraf çektirirken, o sevgi çemberinin içindeyken, gözleri hep ışıl ışıl parlıyordu.</div> <div>Kimseyi boş çevirmemeye gayret gösteriyordu.</div> <div>Öğrencileri mutlu ettikçe, adı <b>savaş</b> anlamına gelen, ama yüreği <b>barış</b> ve sevgiyle dolu Batalla, gerçekten mutlu saatler geçirdi okulda...</div> <div>Hatta, çocukların 3'lü çektirme isteğini bile kırmadı, salonu coşturdu.</div> <div>Kendisine verilen ilginç hediyelerle çok mutlu olduğu zaten gözlerinden okunuyordu.</div> <div><b> </b></div> <div><b>İSPANYOLCA SORULAR</b></div> <div> </div> <div>Hatta ortaokul ve liseli öğrencilerin sorduğu İspanyolca sorulara cevap verirken adeta kendi çocukluk günlerine dönüyordu Tangocu...</div> <div><b>Tercüman Altuğ Günaydın</b>, soru ve cevapları iki tarafa da çevirirken biraz yorulsa da, o da artık dostu olduğu <b>Pablito</b> ile birlikte unutulmaz güzelliklere eşlik etmenin mutluluğunu yaşıyordu.</div> <div>Velhasıl kelam, 2009'un yaz aylarında geldiği Bursaspor'da, Avusturya kampı sırasında tanımaya başlamıştım o ufak tefek Arjantinliyi...</div> <div>Transfer izin kağıdı henüz gelmediği için hazırlık maçlarında oynayamadığı o günlerde, kenarda otururken, kucağında tuttuğu topu, neredeyse hırsından ısıracak kadar futbol oynamaya sevdalı; kendi küçük, yüreği büyük bu DEV ADAM anlatmakla bitmez ki!</div> <div><b> </b></div> <div><b>EFSANELERİ İZLEMEK...</b></div> <div> </div> <div>Mesut, Ersel'i çok az izlemiş,</div> <div>Sedat 3'ün 1986'da kupa kaldırdığı günü statta yaşamış,</div> <div>İmparator Nejat Biyediç'in futbolculuk ve teknik adamlık günlerine tanıklık etmiş, sonradan yazarım olarak da dostluğunu paylaşmış,</div> <div>Musisi'nin İntertoto günlerinde başlattığı 'Timsah Yürüyüşü'ne tanıklık etmiş;</div> <div>16 Mayıs 2010 ve sonrasının SEMBOL isimlerinden Batalla'nın, arkadaşlarıyla beraber bize yaşattığı o unutulmaz günleri yazıp yorumlama şansını yakalamış bir gazeteci olarak daha ne isterim ki!..</div> <div><b> </b></div> <div><b>PİCASSO GİBİ ÇİZİYOR</b></div> <div> </div> <div>Her maçta, adeta ünlü ressam <b>Pablo Picasso</b>'nun futbolcu versiyonu gibi, o nefis fırça darbeleriyle sahadaki <b>tuvale "mutluluğun resmini çizen" Pablo,</b> bize de E mutluluğun her çeşit tablosunu resmetti!</div> <div>Daha başka ne denebilir ki;</div> <div><b>Gracias (teşekkürler) Pablo...</b></div> <div> </div>