<div>Atatürk diye yazınca toplumun tamamı kavranmıyor.</div> <div>Yani uzlaşı olmuyor.</div> <div>Samimiyet önemli.</div> <div>Dün...</div> <div><b>29 Ekim</b>'di..</div> <div><b>Ne büyük coşku vardı sokaklarda gördük değil mi?</b></div> <div>İstanbul Ankara, İzmir, Bursa..</div> <div>Nilüfer ilçede 200 bini aşkın insan yürüyordu...</div> <div>Yıldırım'da ona keza..</div> <div>Bu anlamlı bir mesajdır uzlaşı aranılan toplumdan.</div> <div>Atatürk ve Cumhuriyetin vazgeçilmezliği.</div> <div>Önümüzdeki haftadan sonra 10 Kasım..</div> <div>Olması gereken tek bir Cumhuriyet kavramına sahip çıkmak gerekirken, iteleyip, öteleyip yabancılaştırdığımız onca kavram yerine, kalkıp 2. Cumhuriyeti, devrimleri tartıştırma mantığını hala kafam basmıyor..</div> <div>Ben ne salon, ne de alan Cumhuriyetçisiyim.</div> <div>Neysem oyum..</div> <div>Bakın, sarışın bir adam gördüm dün gece rüyamda..</div> <div>Ankara'nın sokaklarını geziyordu.</div> <div>Sonra baktı birileri ha bire tartışıyor.</div> <div>Anlam veremedi. Biri <b>“İlle de Avrupa”</b> diyordu, diğeri <b>“olmaz da olmaz”</b> diye diretiyordu. Aradan gelen diğer göndermeleri anlamaya çalıştı.</div> <div>Derin bir düşünceye daldı. Tartıştıkları Avrupa için ilk adımın atıldığı 1920’li yıllar geldi aklına. <b>“Yahu biz bu adımı bu tarihte atmamış mıydık. Hala mı dışındayız kapının ve hala mı bir bütün olamadık”</b> demeye başladı kendi kendine...</div> <div>Duvardaki Atatürk posterini gördü ve güldü sarışın adam.</div> <div><b>“Size bu ülke böyle mi bırakıldı?”</b> diye bağırdı Kızılay meydanında.</div> <div>Kimse onu dinlemedi. Mavi gözleri aç çocuklara takıldı; güneşin kavurucu sıcağı altında mendil satıyorlardı.</div> <div>Mavi gözlerinde umutsuzluk vardı ki çok savaş görmüş, çok acı yaşamıştı bu adam.</div> <div>Vatanının haline daha fazla dayanamadı rüyamda; sonra çok uzaklara gitti bir daha dönmemek üzere. Rüyamda gördüğüm adam <b>Mustafa Kemal</b>’di...</div> <div>Onu ağlatan da bizlerdik.</div> <div>Uyanınca duvarımdaki <b>Atatürk</b> resminden utandım.</div> <div>Düşüncelerini unutmuşken, resimleriyle avunuyorduk.</div> <div><b>"Atam sensiz yapamıyoruz"</b> diyerek dönmesi için yalvardım elimdeki güzel resmine.</div> <div>Bu sefer ben de ağlıyordum; biraz ülkenin haline biraz da Atam'dan utandığımdan...</div> <div>Bir 10 Kasım günü bu anonim paylaşımı TV ekranında anlatmıştım.</div> <div>Galiba bugüne de hatırlatmalı.</div> <div>Hatta dibine kadar bağırmalı tekrar..</div> <div><b>'Yaşasın tam bağımsız Türkiye, yaşasın Cumhuriyet. Birlikten Cumhuriyet doğar'</b> diye..</div> <div>Dün bu sloganları atanları bu ülkede astılar biliyorsunuz değil mi? Oysa anlamı ne kadar özel.</div> <div>Zaman zaman çok sevdiğim bir yakınımla sohbet ederiz. Siyaseti, iş dünyasını ama her fırsatta söylediği bir şey vardır. Nedense takılıp kalmıştır aklımın bir köşesine</div> <div><b>“Ben yerin altındaki hesaba inanırım” </b>diyordu.</div> <div>Ben de <b>“yerin üstünde adam ciğeriyle götürürken, ruhsuzken, hesap yer altına kalsa ne olur”</b> diye düşünürdüm.</div> <div>Sadece paylaşmak istedim.</div> <div>Yüreği, onuru ve bir gün yerin altındaki hesaba inanan insanlarla.</div>