Adamlık madamlık!

Arada soyutluyorum gündemi de, kendimi de çok şeyden.

Adamlık madamlık!

Size bize hepimize geliyorum.

Biraz insan ilişkilerine.
Söylemlere.
Hep yakınıp dururuz ya şu ‘adamlık’ meselesini.
Bakın ne güzel saptamalar var.
Aynen şöyle hatta...
Niye "adam gibi adam" ya da "kadın gibi kadın" bulamıyoruz?
Hesap çok basit.
"Adam gibi adam"ın kabaca tarifi, yakışıklı, zeki, üniversite mezunu, kültürlü, iş güç sahibi, dürüst, kibar, duyarlı ve elbette bekar olarak yapılabilir.
Bütün olasılıkların bir kişide bulunma ihtimali de olasılıkların birbiriyle çarpışmasıyla bulunur. Buyrun hesaplayalım…
Türkiye nüfusunun yarısı erkek.
Yani 35 milyon kişi.
Bunların en fazla yüzde 10'u yakışıklı.
Elimizde 3,5 milyon kişi kaldı.
Yüzde 10'u üniversite mezunu.
Artık 350 bin kişimiz var.
Her üniversite mezunu kültürlü olmaz.
Yüzde 20'sini kültürlü sayalım.
70 bin kişiye indi.
Haydi yarısını da bekar sayalım, 35 bin kişi kaldı.
Nüfusumuzun sadece yüzde 10'unun zeki olduğu
biliniyor.
Sayı 3500'e indi.
Bunların yüzde 20'sini kibar ve duyarlı kabul edersek 700 kişi kaldı.
Yarısını iş güç sahibi saysak elde kalan 350 kişi.
Ya dürüstlük?
En fazla yüzde 10'u dürüsttür.
Finalde 35 kişiye kaldık yani.
Aynı hesabı kadınlar için yapsak yine aynı sonuca ulaşırız.
Demek ki şu, "adam gibi adam" ya da "kadın gibi kadın" kriterlerini yeniden değerlendirmek gerekiyor.
Aksi takdirde hayatımızı "ideal yalnızlık" içerisinde geçirmek zorunda kalacağız.
Ya da ne der Mevlana.
Ona bakmalı, onu dinlemeli...
Kör cehalet çirkefleştirir insanları.

Suskunluğum asaletimdendir.
Her lafa verecek bir cevabım var.
Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye.
Mevlam bilir işini. Verir güzel dersini.
Bu çok açık ve net anlayana gönderidir.
Ben de hep derim ya…
Hayat seçimlerden ibarettir…
Seçersin...
Ama adam mı, ya da madam mı yaşayarak görürsün..

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
TÜRKİYE GÜNDEMİ