<div><strong><span>BURSASPOR</span></strong><span>'u sevmek, gerçeklere görmeyen gözlerle bakıp, eksikleri sansürlemek değildir. İş işten geçtikten sonra birilerini suçlamak yerine, meseleye gören gözlerle yaklaşmak daha anlamlı bir sevgidir. </span></div> <div><strong><span></span></strong></div> <div><strong><span>Yüreğimizle bakalım gerçeklere.</span></strong><span> Taraftarlığın gözleri, en çok bizim ülkemizde kördür çünkü. Şimdilerde Yeşil Beyaz sevdalıları şu sorunun cevabını merak ediyor: </span></div> <div><strong><span></span></strong></div> <div><strong><span>“İlk yarı sonunda klasmanda Timsah’ın geldiği yer burasıysa, peki ligin dibi nasıl bağlanır?” </span></strong></div> <div><span>Tamam; transfer yasağı nedeniyle oluşan kadro zafiyeti ve mali yokluk gibi gerçekler var ama bir de futbolun kâğıt üstündeki gerçekleri de var...</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Bursaspor’un sezon ilk yarı sonu karnesine genel bir göz atıldığında ilginç veriler karşımıza çıkıyor. 18 maçta <strong>5 galibiyet, 2 beraberlik</strong> ve <strong>11 yenilgiyi</strong> hanesine yazdıran <strong>Timsah</strong>’ın kayıp ya da kayıplarla kapattığı karşılaşmaların istatistiklerine bakıldığında bu mağlubiyetlerin ağırlıklı olarak <strong>ikinci devrelerde</strong> alındığı dikkat çekiyor...</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Öyle ki Yeşil Beyazlı temsilcimizin aldığı toplam <strong>12 yenilgiden 4’ü uzatmalarda</strong> kalesinde gördüğü gollerle gelirken, toplamda yenen <strong>26 golden 18’inin</strong> rakipler tarafından <strong>ikinci 45 dakikalarda</strong> atılması ilginç bir ayrıntı!</span></div> <div><span>Bu da demek oluyor ki; İlk yarıda <strong>fırtına gibi esen</strong>, ikinci yarıda <strong>bitip tükenen</strong> bir </span></div> <div><strong><span></span></strong></div> <div><strong><span>Bursaspor fotoğrafı</span></strong><span> ile karşı karşıyayız...</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Şöyle geriye doğru dönüp ilk devredeki maçlara genel bir bakış atarak hatırlarsak; Timsah’ın ezici üstünlüğü altında geçen ilk yarıların golsüz ya da tek gollü üstünlüklerle sonlanması bir <strong>beceriksizliğin</strong> getirisi mi yoksa rakiplerin <strong>şansı mı </strong>tartışılır?</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Maçlar tek devre oynansaydı, Timsah için sorun yoktu. Ama bu takım ilk yarılarda fırtına gibi esiyor, çok pozisyon yaratıp hovardaca davranarak az atıyor, ikinci yarıları tamamen ıskalıyor!</span><span><span></span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Hani, eski bir Milli Eğitim Bakanı, <strong>“Okullar olmasaydı, Milli Eğitim’i ne güzel yönetirdim”</strong> demiş... </span></span></div> <div><span>Yeşil Beyazlı ekipte ikinci yarılar olmasaydı bu maçları ve ligi ne güzel götürürdü. <strong>Ama maçlar 90 dakika...</strong> </span></div> <div><span>Bir sıkıntı var. Hem de ciddi bir sıkıntı var. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Bu sorun sadece <strong>transfer tahtasına</strong> bağlanabilecek bir konu değil. Kondisyon, motivasyon, fiziki direnç, girilen ikili mücadelelerde baskı, bıçkın pres gibi <strong>psikolojik ve teknik</strong> futbol ayrıntılarını kapsayan <strong>taktiksel</strong> kavramı da görmezden gelemeyiz...</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Devre arası söz konusu bu sıkıntı çözülemezse ikinci yarıda özellikle <strong>İsmail Ertekin</strong> hocamızın başı çok ağrır... </span></div> <div><span> </span></div> <div><span> </span></div>