Çakkkk gitsin bayrammış!

Çakkkk gitsin bayrammış!

Çakkkk gitsin bayrammış!

Derler ya!

Bir insan, her şeyden önce, ne bildiğini, bilmelidir.

Eğitimle ya da yaşayarak öğrendiklerinin neler olduğunun gerçek anlamda farkında olmalıdır. Diğer bir ifadeye, yüzeysel olarak değil, gerçekten anladığı, özümlediği ve uyguladığı bilgileri bilmelidir.

Yapabildiklerini ve yapamadıklarını bilmelidir.

Doğuştan ya da sonradan kazandığı yeteneklerle, deneyerek geliştirdiği becerilerle neler yapabileceğinin farkında olmalıdır.

İsteklerini ve ihtiyaçlarını bilmelidir.

İşinde ve özel yaşamında neyin peşinde olduğunun, hangi ihtiyaçları karşılandığında heves ve heyecan duyduğunu doğru belirlemelidir.

İnançlarını ve değerlerini bilmelidir. Yaşamını yönlendiren, kararlarının ve uygulamalarının temelinde yatan inançların ve temel değerlerin neler olduğunun farkında olmalıdır...

Farkındalık önemli olmasına da bunu kim ne kadar ipliyor.

Beklenen cümleleri yan yana getirdiğimizde yüklediği anlamların geri dönüşümünü kim nereye yakıştırır…

Bazen proteinsiz yaşamın içine kattığımız katkı maddeleri gibiyiz çoğumuz.

Vurdumduymaz, ya da vurdu mu duyar da işine gelmez…

Hepimiz yaşamın gerçekliği içerisinde sabah gözümüzü açtığında günlük teranenin içerisinde o yol haritasına göre ilerliyoruz.. Herkesin kendine göre doğru yanlışları var.

Kimi ben gibi… Kimi sen gibi... Kimi o, bu, şu gibi…

Ama özetle herkes bir kimlikte ya da kimliksizlikte…

Üzerlerinde ki rolü oynuyor, ya da biçilen role göre ağır ağabey, abla modunda günü geçiriyor.

Ve aslında kime sorsanız herkes kendine biçilenin ötesinde ‘bakma böyle olduğuma’ der kimi dominantça, kimi de en aksağından tüm Timurlara inat…

Oysa hepimizin içinde günlük oynadıklarımızın ötesinde ayrı bir ‘ben’ var.

Bol cevizli, telli kadayıf gibi… Tadı benim damağımda…

Damağının altına bakıp ta tadı alamayanlarsa hala başkalarının biçtiği roldekiler…

Öptüm işte... Ben’in en kenarından…

Bayram ya...

Gelmiş ya… Geçip gidecek ya... Malum herkes öper birbirini…

Kimi öperken ısırır, kimi harbiden içten sarılır.

Kimi cenaze namazında yan yana saf tutup uysa da imama yine bildiklerini okur.

Bildikleri yalanlarla, doğrularla, acı ve tatlılarla yollarına devam ederler.

Tüm bunlarla peki gerçekten ne yaptık bu bayrama kadar?

‘gelmiş neyime mi?' dedik, ya da inadına dikine dikine mi gideceğiz hayatın..

Şimdi 'dik' lafına takılmayın. Dike dike gidin çiçekleri işte. Sulayabildiğiniz kadar sulayın.

Sonuçta bayram sonrası manzara yine ortada. Yalan mı?

Hadi canım sen de…

Bir grup insan oturmuş adımıza karar verirken.

Al sana bermuda şeytan üçgeni…

Sonra oturup demokrasideki 'çakma' kültürü konuş!

Seyreden çakma topluma, çakma demokrasi…

Bu durumda...

Bas parmağı salçalı olsun. Adı ne...

Demokles’in kılıcı halt etmiş... Hadi... Öptüm en çakma yerinizden...

Bayram gelmiş neyimeeeeeeeeeee….

Çakkkkkkkkkkkkkk gitsin anasını satayım!

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR