Analar ağlar kerpiç evlerde…

4 yıl önce yazmışım bu satırları. Ne kadar benzer ne kadar aynı. Değişmemiş anaların ne kaderi, ne çilesi.  Değişmemiş acının çehresi, adresi…  

Analar ağlar kerpiç evlerde…

İzlerken şehit cenazelerini, evlerini, ailelerini

Yüreğime dev bir bıçak saplandı sanki

Çocuklarını sadece sevgiyle değil, umutla büyütenlerin acıklı hikâyesi

Hep kerpiç evlerin kısmeti miydi?

 

Neden bitmiyor kerpiç evlerin acısı?

Neden dinmez o evlerde yaşayan anaların yürek yangını, kalp ağrısı?

Ağlamak o evlerin sıradan şarkısı mı?

Neden ağlar analar hep kerpiç evlerde?

 

Kilitlenmişken ülke ölen yiğitlere, canlara,

Devam ederken operasyon, harekât, eylem büyük bir hızla

Öbür yanda sürerken savaş topla, tüfekle, taşla

Nedir günlerdir gündeme akan oluk oluk kan?

 

Neden birileri ölüm haberiyle yaşarken gününü,

Diğer yanda devam eden hayatı izlemek zorunda oluşumuz.

Oysa bir uyuşukluk var üzerimde

Okumak yazmak ne kelime

Kolumu kıpırdatmak gelmiyor içimden

Dökülen kanların nereye gittiğini arıyor

Ağlayan anaların sesleriyle ağlıyorum

Onların acısıyla kanıyor

İçime ateş düşmüş, yanıyorum.

 

Gelmiyor içimden, elimden hiçbir şey

Susuyorum

Tam elim kaleme giderken

Kan akıyor sanki gözlerimden…

 

Ne bir söz daha duymak, ne de yeni şehitler

Ne yeni çatışma haberi, ne öldürülen askerler

Nedir bu kerpiç evlerde oturan anaların bitmeyen çilesi

Evlat acısına mahkûm yaşamakmış gibi hepsinin hecesi

 

Susuyoruz olmuyor, bize geliyor sıra durmadan

Bağırıyoruz o da olmuyor

Ne yapsak boşuna, nafile

Yok mu çare bu masumlar pusuya düşürülerek öldürülmesinler diye?

 

Haberlerde iyi şeyler de yok hiç

Yine felaket,  ölüm haberi, derken arbede…

Bir çözüm süreci deniyor ama nerede?

 

Bilmem farkında mısınız?

Karşımızdakiler üç beş çapulcu değil

Ölümün soğuk yüzünü insandan çok seven

Bir inat uğruna helalleşmeden öldürenler onlar

Ana baba çocuk fark etmeden

Amaçsız da olsa, silahı ateşleyen

 

Çoğu zaman onlar kadar organize olsak biz de,

Daha çabuk biter miydi diye düşünür buluyorum kendimi

Suçu birilerine atmak, hep başkalarında aramak değil niyetim,

Elimizi taşın altına topyekûn sokmadan çözemeyiz bunu, iyice bilelim

Karşımızdakini hafife almadan önce, bizim büyüttüğümüzü de açıkça söyleyelim.

 

Ben hala kerpiç evlerde, köylerde yaşayan anaların, bu acıyla yaşıyor olduğundayım

Hiçbir anaya yakıştırmadığım için olsa gerek evlat acısını

O kokusuna doyamadıklarımızın yokluğuna alışmanın zorluğunda

Her ananın mezarına taşıyacağı hüznün yüreğe oturuşunda

 

Gündemi kenara koyalım bugün

Ben koydum

Analara ağlayalım sadece

Kor düşen evlere konuk olalım,

Ağıtlar yakalım hep birlikte

Geri gelmeyeceğini bildiğimiz gencecik bedenlere

Ne için gittin yiğidim diyerek gözyaşı döken bütün sevdikleriyle

 

Demokrasi memokrasi hikâye ülkede

Baksanıza şehitlere hepsi hangi evlerde

Sanki birbiri içinden seçilmiş gibi

Hepsi aynı sokaktan, köyden yetişmiş gibi

 

Sanki terör yoksulları ayırıyor anasından

Sanki acı onlara daha mı çok yakışıyor ne?

Kerpiç evlerden gelen sesler

Neden hiç kahkaha olamıyor, niye?

 

Nasıl üzülmeyeyim nasıl?

Anayım işte ben de.

Kerpiç evden gelen inlemeyle

Nasıl bulurum kendime yer gündemde?

 

Ne zamanki bu ülkede

Kerpiç evlerden kahkahalar çıkar

İşte o zaman derim

Yaşasın hayat var

Yoksa bu kafayla, bu gidişle,

Daha çok ana ağlar

Bu yaz, kış, sonbahar…

 

Analar ağlar kerpiç evlerde

Yok yere, pisi pisine.

Kaç yürek yanar bilir misiniz son günlerde?

Şehit cenazesinin geldiği evlerde?

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR