<div>Öyle ya;</div> <div>7 Haziran gecesi sandıklardan çıkan tablo karşısında “MHP’nin hiçbir şekilde koalisyona girmeyeceğini belirtip ”<b>seçimse seçim. MHP olarak hazırız</b>” diyen ve bu sözünden süreçte geri adım atmayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli görüşme sonrası çıkıp” <b>olası seçime sıcak bakmadıklarını ve seçim hükümetine üye vermeyeceklerini </b>“söylüyor.</div> <div>Neden böyle bir anda farklı bir tavır içine girdi?</div> <div>Ankara kulislerinde bu sorunun cevabı üzerine bir çok yorum yapılırken, sosyal medyada da değişik yankılanmalar var. Ama bana göre en önemlisi ve aklımın yattığı zamanında <b>Ağar ve Mumcu’ya baskı yapan derin güçler şimdi Bahçeli’ye baskı yapıyor.</b></div> <div>Bir şekilde elinde bilgi, belge ne var ise gösterip” Sakın AK Parti’nin seçim hamlesine destek verme ya da uzlaşı yoluna gitme” diyerek şantajda bulunuyor.</div> <div>Aksi taktirde Bahçeli Türkiye’nin böylesine kritik eşiğinde, hükümet arayışlarında zaman kaybederek terör ve ekonomik kriz ikilemi içine sıkıştığı ara dönemde elini taşın altına koyarak ya azınlık hükümetine destek çıkar, ya seçim hükümetine yeşil ışık yakar ya da hadi yeniden millete gidelim diyerek sıkışan yolları açıp, siyaseti rahatlatırdı.</div> <div> ***** *****</div> <div>Ama böyle yapmadı. İpleri kopardı, krizi daha da derinleştirdi. Meclisin yolunu tıkadı.</div> <div>Peki şimdi ne olacak?</div> <div>Senaryo üstüne senaryo yazılıyor, çiziliyor…</div> <div>En kuvvetli ihtimal olarak, Başbakan Davutoğlu’nun görüşme sonrası yaptığı açıklamadaki Anayasa’nın 116. maddesinin işleme konması gösteriliyor.</div> <div> O madde de;</div> <div><b>“Bakanlar Kurulu’nun 110. maddede belirtilen güvenoyu alamaması ve ya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı taktirde Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanlığı’na danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Söz konusu karar Resmi Gazete’de yayımlanır ve seçime gidilir”.</b></div> <div>Böyle bir durumda seçimlerin <b>en erken 25 Ekim ile en geç 22 Kasım içindeki bir pazar günü yapılması gündeme gelecek ki, artık tekrar seçim kaçınılmaz olarak görülüyor.</b></div> <div> ***** *****</div> <div>Geçen süreçte net olarak anlaşıldı ki, mevcut siyasi iklimden sağlıklı bir koalisyon çıkması mümkün değil.</div> <div>Hadi koalisyon kurulamıyor onu anladık da partiler neden bunu bildikleri halde seçim kararını Meclis’ten çıkarmak istemiyor işte bunu da çözebilmiş değiliz.</div> <div>Oysa, siyasetin normal işleyişi içinde seçim karanını vermesi gereken öncelikli kurum TBMM’dir.</div> <div>Eğer bu organda tıkanma varsa Cumhurbaşkanı devreye girer.</div> <div>Şimdi Cumhurbaşkanının kararıyla ülkeyi seçime götürmek partilerin hanelerine nasıl yansır hep birlikte önümüzdeki süreçte göreceğiz.</div> <div>Ama bildiğim ve inandığım bir şey var ki, o da siyasetteki tıkanmışlığı gidermesi gereken MHP’nin daha da ülkeyi çözümsüzlüğe ittiği. Aynen Ağar ve Mumcu gibi davrandığı. Onlar nasıl siyaset sahnesinden silindilerse, sırada MHP Genel Başkanı da var. Millet yapılanları görüyor ve sandıkta kararını bir güzel veriyor.</div> <div> </div> <div> </div> <div> </div>