<div>Sayın başkan sazı kendi çaldı, kendi söyledi kendi dinledi, resmen bir <b>monolog </b>sergiledi. Soru yok, cevap yok ama önüne gelene sataşma çok!</div> <div>Sevgili başkanımız 7 aylık görev sürecinde yaptıklarını ya da yapamadıklarını değil de; yoluna taş koyduğunu iddia ettiği kişi ya da kurumlara salladı da salladı... </div> <div><b>Eski başkanları, futbolcularını, divan kurulunu, taraftar derneklerini, kulüp personelini, medyayı, futbol federasyonunu</b> suçlamalarıyla adeta yaylım ateşine tuttu.</div> <div>Hatta tesislerin, stadın elektrik şalterini indiren kurumlara<b> ‘borcu ötelemiştik söz vermişlerdi kesmeyeceklerdi’ </b>diyerek sitem bile etti...</div> <div>Bursaspor başkanlığı yakınma ve mazeret bulma makamı değil çözüm yaratma pozisyonudur.</div> <div><b>“Kader”</b> ve <b>“keder”</b> eklenmiş başarısızlığı, temcit pilavı gibi önüne koyduğunuz taraftardan ve de camianın üzerilerine toz kondurmadığı ama <b>‘kandırılmışlar’</b> yaftasıyla suçladığınız o genç futbolculardan nasıl <b>“coşku”, “katılım”</b> ve de <b>“başarı”</b> talep edebilirsiniz ki?</div> <div>Sayın Kamat’ın başkanlık dönemi mali ve idari bir paradoksa döndü kısaca:</div> <div><b>Para başarıyla gelir, başarı parayla. </b></div> <div>İkisi de yok ama işaret ettiği bilinmeyen/görülmeyen <b>“düşmanlar”</b> ufukta!</div> <div>Şimdi sayın başkana soruyorum:</div> <div><b>“Para yok, pul yok, borç çok” </b>diye ağlamak için mi, yoksa<b> “çare üretmek, sorun çözmek için mi”</b> göreve talip olup geldiniz?</div> <div>Divan Kurulu toplantılarında ya da mali kongrelerde perdede rakamlarla anlatılıp, yerden yere vurulan <b>borç / faiz kıskacını</b>, sizler <b>“hiç duymadan mı göreve talip oldunuz”</b> da, seçildikten sonra durmadan ağlıyor, şikâyet ediyorsunuz?</div> <div>Hem <b>‘Bursaspor’u şampiyon yapan yönetimdeydim, çorbada benim de tuzum var’ </b>diye övüneceksin, hem de başına geçtiğin kulübü yüceltmek için çözüm bulmayıp küçülteceksin...</div> <div>Çalışmak,‘<b>'Hayatımızı evimizde değil, Özlüce'de geçiriyoruz sağlığımız bozuldu' </b>diyerek ağlamak değil!..</div> <div>Bildik bir hikâye ile bitirelim:</div> <div>Temel fena halde öksürüğe yakalanmış ama devamlı müshil içiyor. Dursun sormuş:</div> <div><b>'Öksürüyorsun ama müshil içiyorsun, ne faydası var ki?'</b></div> <div>Anında cevap gelmiş Temel'den: <b>'İşe yarıyor, çünkü o zaman öksürmeye cesaretim kalmıyor!'</b></div> <div><b>Benim tanıdığım </b><b>Erkan Kamat</b><b> yürekli bir yapıya sahiptir ama son olarak sergilediği tutuma bakınca sevgilii dostumun </b><b>‘basının karşısına çıkacak cesareti kalmadı mı acaba’</b><b> diye düşünmedim de değil...</b></div> <div>Temel'in <b>öksürüğü müshil uygulaması</b>, kişisel tercihidir. Peki; Bursaspor kulübünün hastalığının tedavisi için uygulanan yanlış reçete faturalarının zararı kime? </div> <div><b>Koskoca bir camiaya</b>... Başka?<b> Kulübün malına, mülküne...</b></div> <div> </div>