Because i talk!

Because i talk!

Because i talk!

Karga papağana sorar?

"why are u in the cage?"(niçin kafestesin)

O da cevap verir...

"Because i talk" (Çünkü konuşuyorum)

Şimdi konuşsam...

Akıtsam içimdekini, görür müyüm kafesi?

Ne ironi barındırıyor değil mi?

Konuşabilene…

Anlatabilene…

Hatta bir bilene…

Hatta en çok bilene…

Mesela,

Yarın Bakanlar Kurulu’nda 10 günlük bayram tatili hikayesi var ya.

Turizm 1 milyar kazanacakmış!

Çok ta...

Hatta aynı şeyi bayram için söylüyorum...

Çok ta...

Ben hiç kutlamadım biliyor musunuz?

Ya çalıştım.

Ya uygun olmadı.

Bu bayram ve sonrası da ailece kemoterapi, radyoterapi uğraşıyor olacağız.

O 1 milyarın 1 kuruşunda gözüm varsa…

Gözüm çıksın...

Bi alt edemedik anasını sattığımın illeti, kanseri…

Şerefsiz bu sefer de vücudun başka yerinde amuda kalktı...

Kesilecek, biçilecek.

'Yiyorsa yap tatil' diyor.

Şimdi kalkıp ona iki satır laf etsem kesin kafeslik olacağım.

Ülkenin onca derdi varken…

Diyeceksiniz.

Seninki kedi götünü görmüş, yara zannetmiş...

Öyle...

Hem de öyle bir yara ki...

'Alın bi dilek tutun' diyesi geliyor insanın.

Neyse…

Siz bu satırları okurken…

Biz yeni yol haritasını çıkarıyor olacağız hekimlerle…

Ayrıca kedi ve yara derken aklıma geldi.

Can babamın dediği gibi g...t'e g...ten başka ne denir?

Oysa ne özellikleri var bi bilseniz.

Say say bitmez...

Satırlardan da anlayacağınız gibi...

Bugün haftaya dağılmış olarak başladım.

Toplarız elbet.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR