Ben de korkuyorum sayın bakan!

Ben de korkuyorum sayın bakan!

Ben de korkuyorum sayın bakan!

Bugün 17 Ağustos'a dair çok şey söylenir.

Söylemek de istiyorum.

Ama şunu çok iyi biliyorum ki…

7 şiddetinde bir depremi yaşasak.

Gerek bu şehirde, gerek İstanbul, diğerlerinde tam bir facia yaşanacak.

Bir yağmurda bat-çıklarıyla batıp çıkamazken…

Bir sallantıda sizce neler yaşarız?

Daha binlerce konutta ciddi sıkıntılar var.

Elbet, yönetenler kentsel dönüşüm stratejisiyle çok şeyi dönüştürdüklerini savunacaklar da!

Bunu samimiyetle yapan belediye başkanları var.

Ya yapmayanlar?

Yine yazının içine da'lar de'ler dolmaya başlıyor bu durumda.

Mesela…

Çevre ve Şehircilik Bakanı bir TV programında demişki:

"İnsani kaygı taşımaktan ziyade sorumluluk makamında olan biri olarak vazifesini hakkıyla yerine getirme duygusunu taşıyan biri olarak korkuyorum."

Korkun sayın bakan…

Ben de korkuyorum.

Ve öyle çok da ders aldığımızı sanmıyorum.

Deprem dibine kadar yakınımızda…

İçimizde.

Yahu bu yazıyı yazarken 1. derecede fay hattı içinde olduğumu biliyorum.

Anlamak için tekrar acı çekmemiz mi gerekiyor?

Eli kulağındaki yasalar bizi kurtarır mı?

Dedim ya bir sallansak.

İşimiz Allaha kalır.

Mahalle bazlı dönüşümler şart.

Eğer ki evrensellik yerelden başlıyorsa.

Ne dersiniz başlıyor mu?

Dönüşe dönüşe bir yerlerimiz açıkta kalmasın sonra.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
TÜRKİYE GÜNDEMİ