<div>Çocukluğumuzda… En çok resmedilen, <b>köy</b> olurdu. O zamanlarda…</div> <div>Köy; <b>köy</b>dü!</div> <div>Resmettiğimiz <b>köyde, içerisinden mutlaka geçen bir dere olurdu ve bahçeleriyle bezenmiş evler bulunur</b>du. Günümüzle…</div> <div>Çocuklarımızı dolaştırmak istediğimizde, yıllar öncesiyle resmettiğimiz o köyleri arıyoruz ve dereyi, bahçeyi bulmaya çalışıyoruz.</div> <div>Üstelik…</div> <div>Kazları, ördekleri, tavukları, koyunları ve keçileri bile, çocuklarımıza <b>hayvanat bahçeleri</b>nde gösterebiliyoruz.</div> <div>Dün… <b>Rıdvan Gültekin</b>’in Dobruca’da işlettiği nezih sosyal tesisi; <b>Derebahçe</b>’de eşim ve çocuklarla beraber, kahvaltıdaydık.</div> <div>Serinleten ağaçların altında, içerisinden geçen deresiyle…</div> <div>Çocukluğumuzun dere ve bahçesine kapıldık.</div> <div>Bursa’nın <b>Derebahçe </b>gibi…</div> <div>Tabiatla kucaklaştıran mekânı, yorucu ve stresli günlük hayattan kısıtlı süre de olsa kopmamızı sağlıyor.</div> <div>En önemlisi…</div> <div>Günümüz kentinde, çocuklarımıza dere ve bahçeyi sunabiliyoruz.</div> <div>Reşat Oyal, Merinos ve Mihraplı parkları, <b>gezinti ve piknik </b>imkânı sunarken<b>, ‘Derebahçe’</b> gibi özel sektör sosyal tesisleri de, önem taşıyor.</div> <div>Genç ve başarılı işletmeci Gültekin, çocuklar için kaydırak ve salıncakla da sınırlı kalmayıp, top havuzu ve küçük arabaları bile, unutmamış… Etrafa baktığımızda… Yerli halk ile Arap turistlerin ortak topluma dönüştüğü yüzlerce misafir, kaldıkları süreyle sınırlı olsa da, <b>‘tüm her şeyi unutmuş gibi’</b>, kahvaltılı sohbetin içerisindeydi. Şair <b>Ahmet Kutsi Tecer</b>’in dizelerindeki gibi…</div> <div>Bursa’nın dört yanıyla <b>“Orda bir köy var, uzakta O köy bizim köyümüzdür. Gezmesek de, tozmasak da O köy bizim köyümüzdür.”</b>, ancak…</div> <div>Bursa’nın, artık velhasıl binalardan ibaret düzeni içerisinde, <b>Derebahçe’de bulunmuş olmakla da, teselli buluyorduk, her yaştan insan olarak… </b></div>