<div>Beslenmeyi bir bilim dalı olarak en doğru irdeleyen hocamızın son bir röportajından alıntı yaptım. Öğrencisi olmaktan her zaman gurur duyduğum ve meslek yaşamım boyunca dostluğunu benden esirgemeyen, ayak izlerine basmayı ilke saydığım hocamın yazısını seçilmiş bölümler olarak sizlere sunmak istedim.<b>Bugün zayıflama diyetlerinde yapılan yanlışlar nedir?</b>En büyük yanlışlık, medyada geçen ve bazı palavracıların söylediği, kısa sürede zayıflamak. İnsanlar kısa sürede şişmanlamaz ki kısa sürede zayıflayabilsin... Çabuk zayıfladığı için birçok yiyeceği özler hale geliyor. Bu diyet bittikten sonra tekrar yemeye başlıyor ve tekrar kilo alıyor. Sonra ikinci bir diyete giriyor, tekrar zayıflıyor sonra tekrar şişmanlıyor. Günün birinde artık hiç zayıflayamaz hale geliyor. Çok düşük kalorili diyet, insana zarar verir, bütün organlarımızın çalışmasını bozar.İkinci yanlış ise çok yüksek proteinli diyet. Proteini yediğimizde amino asitler parçalara ayrılır, sindirilir ve karaciğere gider. Karaciğer bunlardaki azot grubunu ayırarak üre yapmak zorunda. Bu üre kan dolaşımıyla böbreklere gider. Protein ağırlıklı beslendiğinizde karaciğeri zorlamış olursunuz, aşırı çalışır ve ileride bozulur. Üreyi atan böbrekler de ileride hastalanır. Yüksek proteinli diyet ayrıca kemiklerden kalsiyum çekilmesine neden olur. O diyetleri bugün hevesle uygulayan genç kızlar, 40 yaşına geldiklerinde bacaklarının eğrilmesi ve kemik erimesiyle savaşacak. Bu bakımdan diyet önerirken sadece günümüzü düşünmeyeceğiz. 10, 20, 30, 40 yıl sonra ne olacağı da düşünülmeli. Bir de tek yönlü diyet dediğimiz tek bir yiyecekle zayıflama... Bunun yerine çeşitliliği bol, kalorisi düşük gıdalarla şişmanladığınız süre zarfında zayıflarsanız yaşam boyu o kiloda kalabilirsiniz.<b>Spor eğitmenleri bile beslenme konusunda danışanlarını yönlendiriyor. Bu işin sonu nereye gidiyor?</b>Sonu, insanların zarar görmesine gidiyor. Ben bazı tıp bilgilerine sahibim ama reçete yazabilir miyim? Yazamam, yazarsam yanlış olur. Beslenme de bir bilim dalı. <b>Son yılların en büyük tartışma konusu şekere gelirsek... </b>Pek çok bilim insanı şekerin zararlı olduğunu söylüyor.Her şeyin fazlası zararlı. Her şeyin azı da insana yeterli besin öğeleri sağlamadığı için zararlı. Şekerle ilgili şöyle bir sağlık önerimiz var, günlük tükettiğimiz kalorinin yüzde 10unu geçmemesi istenir. Beynimiz şekeri kullanır, bu bakımdan özellikle beyin gücüyle çalışanların bunu dikkatli yemesi gerekir. Örneğin sabah kahvaltısında bir kaşık pekmez, bal, reçel veya marmelat yemek ya da şekeri meyveden almak gibi. Meyvenin içinde sadece şeker yok; bizi içten ve dıştan gelen tehlikelere karşı koruyan antioksidanlar var. Bugün en çok tavsiye edilen Akdeniz diyetidir. Akdeniz diyeti ise bol sebze ve meyve içerir. <b>Prof. Dr. Canan Karatay, ekmek yenilmemesini istiyor. </b><b>Siz ne diyorsunuz? Ekmek yemek yanlış mı?</b>Buna gülmek gerekir çünkü insanlarla alay etmek demektir! Sofraya ekmeksiz oturmayan bir topluma Ekmek yemeyin demek çok yanlış. Bunu söylemesinin nedeni ekmeğin şişmanlatması... Oysa her şeyin fazlası şişmanlatır. Onun önerdiği et ürünleri de şişmanlatır. Bunun en güzel örneği ABDde... Orada daha az ekmek yenir ama daha çok et ve et ürünleri tüketilir. Öyle ki yarım kilo et yiyen insanlar var! Ama şişmanlık en çok ABDde! Öte yandan bir somun ekmeğin içine tahin helvasını katık yaparak yiyen işçilerde şişmanlık görülmez! Ekmek dediğimiz zaman, aşırı beyazlatılmış undan yapılan ekmeği kastetmiyoruz; tam buğday, tam tahıllı ekmekleri tavsiye ediyoruz.<b>Beslenmeyle ilgili beş kuralı sıralar mısınız?</b>Her şeyden önce beslenmede çeşitliliğe dikkat edeceğiz, tek yönlü beslenmeyeceğiz. Bunun için besinleri dört grup altında toplarız. Süt grubundaki yiyeceklerden günde iki bardak tüketmek gerekiyor. Bir diğeri tavuk, balık, kırmızı et ve baklagiller. Bunlardan hayvansal olanları bir öğünde, bitkisel olanları bir öğünde tüketmek dengeyi sağlar. Üçüncü olarak sebze ve meyve grubu var. Günde en az beş porsiyon yememiz gerekiyor. Son grupta ise tahıllar yer alıyor; ekmek, bulgur, makarna gibi. Kan şekerini yükseltmeyen çeşitleri seçmek önemli; bulgur, yarma, spagetti (az pişirildiği için) ve tam buğday ekmeği gibi... Et yemeğinde ayrıca yağ kullanmayın. Zeytinyağını, yemek piştikten sonra içine ekleyin. Sebzeleri yiyeceğiniz zaman pişirin. Mesela salata yapacaksınız farklı renklerdeki sebzelerle hazırlayın. Meyveleri ve sebzeleri mevsiminde tüketmeye önem verin.Günümüzdeki bilgi kirlenmesi o kadar yoğun ki sağlam ve temiz bilgiye ulaşmak çok kolay olmuyor. Bu köşede yazmamın amacı bilimsel kanıt taşıyan doğru bilgileri sizlere aktarabilmek. Bunu uzun bir zamandır yılmadan yapmaya çalışıyorum. Bu yıl meslekte 40. Yılımı tamamlıyorum ve bu sürede amacım bir misyoner gibi çalışıp beslenme ve diyet alanındaki doğru bilgileri toplumla paylaşmak. Kimi zaman televizyon, radyo programları kimi zaman yazılı basın gazete, dergilerde yazdım ve yazmaya devam ediyorum. Ben bu ülkeye olan borcumu ödemenin derdindeyim. Ne kadar çok kişiye bildiklerimi aktarabilirsem kendimi o denli mutlu sayacağım. Bu yazıları kendisi okuyup devamında çevresindeki kişilere ulaştıran okurlarım olduğunu biliyorum ve bu okurlarıma şükranlarımı sunuyorum. Paylaştıkça önem kazanıyor bu bilgiler. İçten teşekkürlerimle</div>