<div>ABD’de tam 24 yayınevinin yayınlamaya korktuğu, yazarın 5 kez yazmaya karar verip, her seferinde rüşvet ve tehditlerle vazgeçirildiği, yayınlandığı ülkelerde gündemi sarsan, tüyler ürperten gerçekler…</div> <div>Türkiye ile hiçbir ilgisi olmayan <b>John Perkins</b> (2006), <b>“Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları”</b> adlı kitabında ABD’nin geri kalmış ülkeleri kazanma, ele geçirme mekanizmalarının yöntemlerini anlatıyor.</div> <div>Kitabında öyle şeyler söylüyor ki, siz, bu söylenenleri bir yerlerden tanıyorsunuz.</div> <div>Anlatılanların hiç biri size yabancı gelmeyecek.</div> <div>Şu yazılanları şöyle bir okuyun bakalım;</div> <div><b>“Kendi otomobilini üretemeyen ülkeye borç para verip otobanlar, yollar yaptırırız.</b></div> <div><b>Sonra onlara arabalarımızı satarız. Sonra bankalarını satın alırız.</b></div> <div><b>O bankalardan halka ucuz krediler verip, daha çok araba almalarını sağlarız.</b></div> <div><b>Böylece verdiğimiz o krediyi arabamızı satarak geri alırız, hem de faiziyle.</b></div> <div><b>O ülkeye Dünya Bankası ya da kardeş kurumlardan bir kredi ayarlarız.</b></div> <div><b>Ayarlanan kredi asla o ülkenin hazinesine gitmez. O ülkede ‘proje’ yapan bizim şirketlerimizin kasasına girer.</b></div> <div><b>Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, dev havayolları yapılır.</b></div> <div><b>Aslında insanların işine yaramayan bi yığın beton. Bizim şirketlerimiz kazanır. O ülkedeki birileri de nemalandırılır.</b></div> <div><b>Toplum bu düzenekten hiçbir şey kazanmaz. Ama ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur.</b></div> <div><b>Bu o kadar büyük bir borçtur ki ödenmesi imkansızdır. Plan böyle işler.</b></div> <div><b>Sonunda ekonomik danışmanlar/tetikçiler olarak gider onlara deriz ki: ‘Bize büyük borcunuz var. Ödeyemiyorsunuz. O zaman petrolünüzü satın, doğal gazı bize verin, askeri üslerimize yer gösterin!</b></div> <div><b>Askerlerinizi birliklerimize destek olmaları için savaştığımız bölgelere gönderin, Birleşmiş Milletler’de bizim için oy verin!</b></div> <div><b>Elektrik, su, kanalizasyon sistemlerinizi özelleştirin! Onları Amerikan şirketlerine ya da diğer çok uluslu şirketlere satın!</b></div> <div><b>Sosyal hizmetleri, teknik sistemleri, eğitim kurumlarını, sağlık kurumlarını hatta adli sistemleri ele geçiririz. Bu, ikili üçlü dörtlü bir darbeler serisidir…”</b></div> <div>Bazen işte böyle keyifhaneye takılır...</div> <div>Okur…</div> <div>Okur…</div> <div>Okurum.</div> <div>Hanenizde ister keyif alın.</div> <div>İsterseniz düşünün.</div> <div>Öptüm en güzel yerinizden...</div>