<div>Afrika yerlilerinin hikayesini çoğunuz duymuşsunuzdur. Arkeologlara rehberlik ve taşıyıcılık etme maksatlı, günlerce süren tempolu yolculuklarında yerliler, aniden dururlar. Taşıdıkları yükleri indirip hiç konuşmadan beklemeye başlarlar. Arkeologlar biraz sinirli bir şekilde zaman kaybettiklerini, bir an önce yola devam etmeleri gerektiğini söylerler ve neden durduklarını sorarlar.</div> <div>Yerliler <b>“Çok hızlı gidiyoruz ruhlarımız geride kalıyor”</b> der...</div> <div>Sosyal medya marifeti ile arkadaşlarıma doğum günü mesajları gönderirken, <b>“Gezi Olayları”</b>ndan sonra gezgin olan ve Meksika’ya yerleşen <b>Dr. Erol Aynacı</b>’nın bir yazısına takıldım. Erol’un izniyle paylaşıyorum.</div> <div>“Nasıl ya da ne zaman oldu tam olarak bilmiyorum. Ama bir şeyler değişti. Bugün itibariyle tam 43 yaş geçti doğumumdan beri. Türkiye’de iken bu yaş bana fazla geliyordu. Ne bileyim, etraftaki tepkiler o yönde oluyor 40 yaşını geçince. Kendimden memnundum. Problem de yoktu ama hiç biri beni Alaska’da gördüğüm 76 yaşındaki bisikletçi adam ya da ne bileyim Meksika’da iken 80 yaşlarındaki çift kadar etkilememişti. Kolombiya’da da durum aynı. Dünyanın her yerinden buraya gelip yerleşenlerden veya yerli halktan o kadar çok insan tanıdım ki hepsi 60 yaş üzerinde ve hayat dolular. Hep yapmak istedikleri bir şeyler var, çabalıyorlar hayatı bırakmıyorlar. Aktif ve dinamikler.</div> <div>Yola çıktığım andan şu zamana kadar 60-70 yaşındakiler çok genç geldi bana. En önemlisi onlar da öyle hissediyor ve genel olarak onlara karşı da algı bu. Bir kez daha emin oldum. Yaşlanmak aslında bedende değil, ruhta oluyor.”</div> <div>Dr. Erol Aynacı,bu satırların ardından 76-66 yaşında iki arkadaşıyla fotoğrafını da paylaşmış.</div> <div>Yazının altına yine yurt dışında yaşayan başka bir arkadaşımız da “Türkiye’de insanlar ölümü bekliyor, burada hayatın tadını çıkartıyor” yazmış.</div> <div>Seyahat tecrübelerimizde benzeri tespitlerimiz olmuştur. Hayata dair yüksek bir farkındalık, telaşsız, tadına vararak tüketilen zaman…</div> <div>Hedeflerimize bir an önce ulaşmaya çalışırken, değerli birçok ayrıntıyı kaçırmak, anı yaşayamamak, mutlulukları ıskalamak, güzellikleri görmemek. Bunun için biraz zamana ihtiyaç var galiba. Afrika yerlileri gibi yapalım öyleyse… Biraz yavaş!...</div>