<div>Dostlarla buluşup her zaman sohbet ettiğimiz kahvehanelerden birinde <strong>Diyarbekir-Bursaspor</strong> maçını <strong>TFF Yotube</strong>’dan izliyoruz... Çaylarımızı yudumlayıp yaşadığımız <strong>‘küme düşme travmasını’</strong> atlatmaya çabalarken, yakından tanıdığım sıkı bir <strong>Bursasporlu baba ile 13 yaşındaki oğlu</strong> yanıma geldiler...</div> <div></div> <div>Tamamen <strong>Yeşil-Beyazlı aksesuar ve giysilerle donanmış</strong> çocuk son dönemlerdeki Bursaspor yönetimlerinin ‘<strong>ihtiyar’</strong> yaptığı gençlerinden biriydi... Baba-oğul ikilisinin hüzün yüklü çehrelerinden ne denli ıstırap çektikleri öyle böyle oluyordu ki!</div> <div></div> <div>Sezon başında iş başına gelen yönetimin destek amaçlı çarşı turlarında genç kardeşim biriktirdiği<strong> harçlığını sakladığı kumbarayı</strong> bağışlarken, küçük bir esnaf olan babası da bir <strong>karınca-kararınca </strong>TL üzerinden bir bedeli<strong> ‘Buda benden’ </strong>diyerek makbuz karşılığı görevliye vermiş...</div> <div></div> <div>Delikanlı utangaç bir tavırla ‘<strong>Ben o parayı Bursaspor’a bağışladım’</strong> dedi ve hemen ekledi: <strong>‘Bursaspor’u yönetenlere değil...’ </strong></div> <div></div> <div>Ardından da yaşından büyük düşündüğünü gösterdi<strong>. ‘Ama o yöneticiler babamın ve benim paramı kendi paraları gibi harcadı.’</strong></div> <div></div> <div>Sonra her ikisi de bana döndü; <strong>‘Lütfen bunları yaz Mustafa Hocam!’</strong></div> <div></div> <div>Yeşil Beyazlı armadanın şampiyonluk sezonu sonrası efsane başkan <strong>İbrahim Yazıcı</strong>’nın ardından gelen son <strong>Sinan Bür yönetimi</strong> hariç geçmişteki başkanların kulübü nasıl tarihi bir borç batağına sürüklediği bugün belgelerle ortada ama onların hiçbiri ortada yok!</div> <div></div> <div>O isimler ki<strong>, Vakıfköy</strong> ve <strong>Özlüce</strong>’deki bütün tarihlerin yerle bir olmasına çanak tuttu. Bırakın o zümrüt yeşili çimenli alanlara ağaç dikmeyi dikilen ağaçları bile kuruttu...</div> <div></div> <div>Menajerler başta olmak üzere akıl hocalarına verilen değer, <strong>İbrahim Yazıcı</strong> ve <strong>ekip arkadaşlarının</strong> uğruna <strong>hapis yattığı </strong>değerleri toprağa gömdü.</div> <div></div> <div>Akıl satanlar yolunu bulurken, Bursaspor yolunu kaybetti!</div> <div></div> <div>Haftalardır oynadığınız maçlarda savaş, mücadele ve enerji koyacak adamı bile olmayan bir takımın bugün içine düştüğü girdap bir rastlantı eseri mi?</div> <div></div> <div>Sezonun son deplasman karşılaşması ile <strong>ilgili teknik-taktik-sistem-skor</strong> konuşmanın bu saatten sonra kime ne yararı olacak ki? Çok meraklı olanlar Bursaspor’un Diyar’da sahaya sürdüğü <strong>ası-yedeği</strong> oyunculara baksınlar, kaç tanesinin ismini duydular acaba?_</div> <div></div> <div>Tahtakale’de özellikle o delikanlıya verdiğim söze mahsuben; o çocukların harçlıklarına bile kıyanları teşhir etmek için bu satırları yazıyorum.</div> <div></div> <div>Bugünün çocuklarına yarın soracaklar<strong>; ‘sizin zamanlarda en azından Bursaspor’un nesi meşhurdu?’</strong> diye...</div> <div></div> <div>Cevap hazır; ‘<strong>Bizde kulübe destek kampanyaları olurdu; Yeşil Beyaz sevdalıları kendilerine uzatılan o boş torbaları Yeşil Beyaz sevdası ile gönülden doldururdu... Sonra da toplanan o paralar çarçur olurdu!’ </strong></div> <div><strong> </strong></div> <div><span><strong>GÜNÜN AYNASI</strong></span></div> <div><span>"Sevmekten vazgeçmezsin,</span></div> <div><span>Ama öyle kalbin kırılır ki,</span></div> <div><span>Seviyorum demekten vazgeçersin.."</span></div> <div><span>Herkesin bir derdi var işte,</span></div> <div><span>Kimi anlatır dilini yorar.</span></div> <div><span>Kimi susar yüreği yanar.</span></div> <div><strong> </strong></div> <div><strong> </strong></div>