<div>Ankaragücü Başkanı Faruk Koca'nın <strong>Halil Umut Meler'i</strong> nakavt edişi, insanlıktan nasibini alamamışların yerdeki hasmına tekme darbeleri, bir anda futbol camiasında <strong>Meler'i değerli(!)</strong> kıldı. Aslında, Meler özelinde hakemleri yüceltti. </div> <div></div> <div>Yıllardır Süper Lig'den BAL Ligi'ne hatta yerel amatör lige kadar herkes hakemden şikayetçi oldu. Kiminin tepkisi sözde kaldı, kimi fiilen saldırdı. </div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Türk Futbol ne ara bugünlere geldi değil mi? </strong></div> <div>Soyunma odalarında hakemlerin kapıları kilitlendiğinde... </div> <div></div> <div>Sahada, hakemi kovaladığında... </div> <div></div> <div>Kürsüye çıkıp, kısaca, "hakemi rahatsız edin" dendiğinde... <strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong>"Silahım olsa vururdum"</strong> diyerek hakeme gider yaptığında... </div> <div> </div> <div></div> <div>Kulüp başkanlarının (istisnalar hariç olmak üzere) aldıkları hak mahrumiyeti cezalarını paraya çevrildiğinde... </div> <div></div> <div>Hakeme ve diğer müsabaka görevlileri hakkında yapılan açıklamalar artık rutin cezayla olağan hale geldiğinde... </div> <div></div> <div>Bu cezaların caydırıcılık vasfı kalmadığında... </div> <div></div> <div>İşte böyle böyle bugünlere gelindi. </div> <div></div> <div>2009’da sezonun ikinci yarısı, maçı canlı anlattığım için bizzat tanık olduğum <strong>Diyarbakırspor-Bursaspo</strong>r arasında oynanan Süper Lig müsabakasında kafasına taş isabet eden hakem <strong>Kemal Yılmaz</strong> yere yığıldı. </div> <div></div> <div>Sadece bir hafta sonra bu kez İstanbul’da <strong>Belediyespor ile Diyarbakır</strong> arasında oynanan maç, sahaya giren onlarca taraftarın hakem <strong>Hüseyin Göçek</strong>’i linç girişimi nedeniyle tatil edildi. </div> <div></div> <div>14 Eyül 2010’da <strong>Mersin İdman Yurdu</strong> ile <strong>Samsunspor</strong> arasında oynanan ikinci lig müsabakasında <strong>Mersin koçu Yüksel Yeşilova</strong>, sahanın içinde 6 yerinden bıçaklandı. Bıçaklı saldırgan, sahaya protokol tribününden inmişti.</div> <div></div> <div>2013’te 20 yaşında <strong>bir Fenerbahçeli taraftar bıçaklanarak</strong> öldürüldü. Bir yıl sonra <strong>Manuel Fernandes</strong>, saha içinde sert bir tekme yiyerek yere düştü. Fernandes’e saldıran spor teröristi, bir hafta sonra başka bir stada akreditasyon kartıyla giriş yaptı. </div> <div></div> <div>Burak Yılmaz yine aynı günlerde Rize’de suratına isabet eden bir çakı aracılığıyla ciddi yaralandı. 2015’te <strong>Fenerbahçe otobüsüne silahlı saldırıda</strong> bulunan failler yakalanamadı. </div> <div><strong></strong></div> <div><strong>V</strong><strong>olkan Bayarslan’a saha içinde sırtından yumruk atıldı</strong>. </div> <div></div> <div>Saldırgan birkaç saat içinde salıverildi, alkışlarla karşılandı. </div> <div></div> <div>Saha içinde <strong>Salih ve Cenk’e</strong> saldırmak isteyen <strong>bir sporsevmezi</strong> durduran <strong>Josef de Souza’ya</strong> ceza verildi. Josef sezon sonunda ülkeyi terk etti. </div> <div></div> <div>Şimdi sürekli Türk futbolunun marka değerini artırmaktan bahseden TFF yöneticilerine soruyorum: Suç, suçlunun yanına kalırsa, layıkıyla cezalandırılmazsa, bizi ülkede <strong>hak-hukuk-adalet</strong> olduğuna nasıl inandıracaksınız?</div> <div> </div>