Bulgaristan'da Türk azınlığın kritik seçimi

Ramazan ayının en güzel tarafı, sofraların yalnızca yemek için değil, sohbet ve hatırlamak için kurulmasıdır. Bursa’da düzenlenen bir iftar davetinde de tam olarak böyle bir atmosfer vardı.

Bulgaristan'da Türk azınlığın kritik seçimi

HABER:TURKHABER.COM

Hak ve Özgürlükler Hareketi’nin organizasyonuyla yaklaşık bin kişinin katıldığı iftar yemeği, sadece bir buluşma değil, aynı zamanda yaklaşan seçimler öncesinde Bulgaristan Türklerinin geleceğinin konuşulduğu önemli bir buluşmaya dönüştü.

Organizasyonun ev sahipliğini Hak ve Özgürlükler Hareketi Parti Meclisi Üyesi İlker Semircioğlu yaptı. Salon, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan göçmenlerinin ve Bulgaristan’daki Türk toplumunun temsilcileriyle doluydu. İftarın ardından söz alan Hak ve Özgürlükler Hareketi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Cebel Belediye Başkanı Necmi Ali’nin konuşması ise geceye damgasını vurdu.

Necmi Ali konuşmasına oldukça net bir cümleyle başladı:

“Azınlığın bölünmesi çoğunluğa yarar.”

Bu söz aslında uzun yıllardır Bulgaristan Türklerinin siyasi deneyiminin kısa bir özeti gibiydi. Necmi Ali, 19 Nisan’da yapılacak seçimlerin Türk toplumu için hayati önem taşıdığını vurguladı. Ona göre bu seçim sıradan bir seçim değil, aynı zamanda bir hak ve temsil meselesi.

Konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise yurt dışındaki oy kullanma hakkına getirilen sınırlamayla ilgiliydi. Necmi Ali, Bulgaristan dışında kurulacak sandık sayısının 20 ile sınırlandırıldığını hatırlatarak bunun ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.

“19 Nisan seçimlerinde sandık sayısı 20 adetle kısıtlandı. Yani Bulgaristan dışında oy verme hakkı kısıtlandı” dedi.

Bu düzenlemenin özellikle Türkiye’de yaşayan yüz binlerce Bulgaristan vatandaşı için büyük bir zorluk yaratabileceğini ifade etti. Uzun mesafeler nedeniyle birçok seçmenin sandığa ulaşamayabileceğini söyleyen Necmi Ali, bunun demokratik temsil açısından önemli bir tartışma başlığı olduğunu vurguladı.

Konuşmasının ilerleyen bölümünde daha da dikkat çekici bir uyarı yaptı. Önümüzdeki süreçte çifte vatandaşlık hakkının sınırlandırılmasına yönelik girişimlerin olabileceğini dile getirdi.

“Önümüzdeki süreçte çifte vatandaşlık hakkını tek vatandaşlığa düşürmek için çalışacaklar. Buna müsaade etmeyiz. Onun için güçlü olmalıyız” sözleri salonda uzun süre alkışlandı.

Necmi Ali’ye göre mesele yalnızca seçim değil, aynı zamanda bir hak mücadelesi.

“Bulgaristan vatandaşının başka ülke vatandaşlığı yoktur maddesi, sizden Türkiye’deki haklarınızın kaybı anlamını taşıyor” diyerek bu konunun Türk toplumu için taşıdığı öneme dikkat çekti.

Konuşmasında geçmişten de örnekler verdi. 2000’li yıllarda Bulgaristan devlet yönetiminde 5 bin 500 kadroya sahip olduklarını hatırlatan Necmi Ali, Türk toplumunun devlet yönetiminde görev alabilecek güçlü kadrolara sahip olduğunu söyledi.

“Devletin her makamında görev alacak kadrolara sahibiz. Şimdi seçimlerde başarı göstermek zorundayız” dedi.

Necmi Ali’ye göre Bulgaristan Türklerini bölmeye yönelik girişimler yeni değil. Bu çabaların 1990’lı yıllardan bu yana sürdüğünü söyledi.

“Toplumumuzu bölmek için 1990’lı yıllardan bu yana çalışıyorlar. Başaramadılar, başaramayacaklar. Her seçimde çeşitli oyunlar oynadılar ama yine başaramadılar” sözleri salonda güçlü bir karşılık buldu.

Konuşmasını ise oldukça dikkat çekici bir benzetmeyle tamamladı:

“Davul kimin elinde olursa olsun, tokmak bizde olsun. O tokmak şimdi sizin elinizde. Gelin oyunuzu kullanın.”

İftar programına Bulgaristan’dan ve Türkiye’den çok sayıda önemli isim katıldı. Hak ve Özgürlükler Hareketi Genel Başkan Yardımcısı ve Kırcaali Belediye Başkanı Erol Mümün, Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Cebel Belediye Başkanı Necmi Ali, HÖH Parlamento Grubu Başkan Yardımcısı Hamid Hamid, Yambol Milletvekili Seyfi Mehmed Ali, Eğridere Belediye Başkanı İzzet Şaban, Vırbitsa Belediye Başkanı Merdin Bayram, Opaka Belediye Başkanı Güner Ashimov da davetliler arasındaydı.

Ayrıca Hak ve Özgürlükler Hareketi Bursa Temsilcisi ve Parti Meclisi Üyesi Taner Çavuş ile İzmir Temsilcisi ve Parti Meclisi Üyesi Bahtiyar Şen de iftara katılan isimler arasındaydı.

Bursa protokolü de bu önemli buluşmada yer aldı. Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Arslan, Kestel Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Selman Özkan, AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı ve Kırgızistan Fahri Konsolosu Bilal Tutuş, CHP İl Başkan Yardımcısı Recep Tek, İYİ Parti İl Başkan Yardımcısı Sıtkı Gürdaş, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve Nilüfer Belediye Başkan Vekili Gülver Deniz de davete katılan isimler arasındaydı.

Bu satırların yazarı olarak ben de o akşam oradaydım.

Fakat iftar programında konuşulanlar yalnızca bir gecenin gündemi değildi. Aslında yaklaşan seçimlerin neden önemli olduğunu anlatan bir çerçeve çiziyordu.

Çünkü Bulgaristan 19 Nisan 2026 Pazar günü bir kez daha erken parlamento seçimleri için sandık başına gidiyor. Son yıllarda ülkede sık sık tekrarlanan seçimler, siyasi istikrarın henüz tam olarak sağlanamadığını gösteriyor. Hükümet krizleri, kısa ömürlü koalisyonlar ve siyasi parçalanmışlık Bulgaristan siyasetinin belirleyici unsurları haline gelmiş durumda.

Seçime giden süreç de bu tabloyu doğrular nitelikte gelişti. Hükümetin istifasının ardından parlamentoda yeni bir çoğunluk oluşturulamadı ve ülke bir kez daha erken seçime gitmek zorunda kaldı.

Bu seçim yalnızca Bulgaristan’ın siyasi geleceğini belirlemeyecek.

Aynı zamanda Bulgaristan Türklerinin parlamentodaki temsil gücünü de doğrudan etkileyecek.

Bulgaristan Türkleri ülkenin en büyük etnik azınlıklarından biri. Bu nedenle seçim sonuçları Türk toplumunun mecliste kaç milletvekili ile temsil edileceğini belirleyecek. Eğitimden dil haklarına, yerel yönetimlerden ekonomik kalkınmaya kadar birçok konuda güçlü bir temsil büyük önem taşıyor.

Özellikle Türk nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde seçime katılım oranı ulusal siyasetin dengelerini değiştirebilecek güçte olabiliyor. Çünkü Bulgaristan’da hükümetler çoğu zaman koalisyonlarla kuruluyor ve birkaç milletvekili bile siyasi dengeyi değiştirebiliyor.

Bu seçimlerin en çok tartışılan konularından biri ise yurt dışındaki sandık sayısına getirilen sınırlama.

Yeni düzenlemeye göre Avrupa Birliği dışındaki ülkelerde kurulabilecek seçim sandıklarının sayısı en fazla 20 ile sınırlandırıldı. Bu karar özellikle Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarını doğrudan etkiliyor.

Geçmiş seçimlerde yüzlerce sandık kurulabilirken bu sayının 20 ile sınırlandırılması ciddi eleştirilere neden oldu. Çünkü Türkiye’de yaşayan yüz binlerce Bulgaristan vatandaşı için sandığa ulaşmak artık çok daha zor olacak.

Eleştiriler, bu durumun seçime katılımı azaltabileceği yönünde yoğunlaşıyor.

Bu nedenle 19 Nisan seçimleri yalnızca bir parlamento seçimi değil.

Aynı zamanda temsil, hak ve katılım meselesi.

Bursa’daki iftar sofrasında yapılan konuşmalar da tam olarak bunu anlatıyordu.

Bazen büyük siyasi tartışmalar parlamento salonlarında değil, iftar sofralarında başlar.

Ve bazen bir toplumun geleceği sandığa gidip gitmemek kadar basit bir kararın içinde saklıdır.

https://www.turkhaber.com/haber/yildirim-belediyesi-nden-kuzey-makedonya-da-kardeslik-sofrasi-4137216.html

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR