DÜNYA KUPASI!

DÜNYA KUPASI!
2026 Dünya Kupası'nı İspanya'nın şampiyonluğu ile geride bıraktık.
Kupa başında Fransa veya İspanya kazanır diye düşünüyor, Fransa'yı biraz daha fazla şanslı görüyordum.
"İngiltere 60 yıl sonra bir sürpriz yapabilir mi acaba" diye de içimden geçiriyor, Arjantin'in ise bu kez finale kadar çıkabileceğine ihtimal vermiyordum.
Aslında Messi farkıyla çıktıklarını final maçında yine gördük.
Bizim A Milli Takımı geçtim ligimizden herhangi bir kulüp de İspanya karşısında o kadar oynardı.
Koskoca Arjantin'in finalde sergilediği şey -Futbol diyemiyorum- rezaletti.
Matadorlar hakederek aldılar kupayı.
A Milli Takım demişken Avustralya ve Paraguay'ın oynatmama üzerine kurulu anti futbollarına ve başımızdaki İtalyan'ın hatalarına ve inadına kaybettik. 
Aslında nedeninde daha çok sebep var tabii ki.
125 yıldır futbol oynanan bir ülkede milyonlarca genç arasından bir tane bile dünya yıldızı çıkaramamışsın, sistem desen yok, altyapılar yetersiz isimlere emanet, federasyon başkanları bir iki istisna dışında cahil cühela, kulüp yönetimleri ona keza.
Taraftarlık anlayışı saçma sapan bir şekilde 3 kulübe endeksli, medyada maymunlar kaliteli isimlerden çok daha rağbet görüyor.
Tüm bunlara bakınca 125 yıldır küreği Norveçliler değil biz çekiyoruz. 
Ama boşa çekiyoruz.
Evet Messi ve Ronaldo'nun Dünya Kupalarına veda ettiği -Gerçi Ronaldo'ya belli olmaz, bu hırsla 2030'da da oynamaya kalkabilir- bir şampiyonaydı. 
Dikkatlerin çevrildiği Fransız Mbappe ve Norveçli Haland isimlerinin hakkını verdiler.
Önceki kupalarda en az 6-7 yıldızla kupalarda boy gösteren Sambacıların bu kez yarım yıldız Vinicius Junior ile erken vedası sürpiz değildi.
En azından yarı final yapabilen Panzerlerin erken vedası sürprizdi ama.
Kupada bir çok kişiye göre abartılı bir şekilde 48 ülke yer aldı.
Bana göre dört yılda bir olan turnuvada için dünyanın dörtte birinin yer alması renk kattı.
En azından kültürümüz arttı.
Yoksa  Yeşil Burun Adaları 'nın, Curacao'nun varlığından nasıl haberimiz olacaktı ki !?
Amerikalılar için de iyi oldu. 
İhtişamlı ve janjanlı stadlarında 'Gerçek Futbolu' bir kez daha izlemiş oldular.
Biz de TRT spikerlerinin merkezden aldıkları suflelerle ancak anlatabildikleri yayınlarla idare etmeye çalıştık. 
Olumsuz yönleri de olsa Dünya Kupası, Dünya Kupası'dır.
Zevkle izledik.
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ