<div>Son bir kez tüm güçleriyle sahada olmaları gerekir.</div> <div>İşte o gün <b>davulların bütün gücüyle çaldığı</b> mutluluğun aynası…</div> <div>Milyonların oluşturduğu <b>düğün-dernek </b>alayıdır.</div> <div>Ve <b>mayıs ayı</b> aynı zamanda <b>hüzünlerin</b> ayıdır.</div> <div><b>Düşenlerin ayıdır! </b></div> <div>Düşmemek için tüm güçlerini sahaya yansıtabilen takımların ayıdır.</div> <div>Dünkü <b>Erzurum </b>maçı <b>Bursaspor</b> açısından böyle bir karşılaşmaydı.</div> <div><b>Ya düğün ya hüzün! </b></div> <div>Dertleri başından <b>aşkın </b>ve <b>puan cetvelindeki vaziyetleri </b>nedeniyle hayli <b>şaşkın</b> iki takım…</div> <div><b>‘</b><b>Batsın bu dünya’</b> diye arabesk mırıldanarak <b>Kazım Karabekir Stadı</b>’nda kapışıyordu.</div> <div>Hem <b>Dadaş</b>’da<b>, </b>hem <b>Timsah</b>’ta<b> morale/ puana/umuda </b>ihtiyaç had safhadaydı.</div> <div><b>Yani; öyle bir 90 dakika ki… </b></div> <div><b>Kızıl ateş gibi kızgın ve kor. </b></div> <div><b>Puan almak hakikaten zor!</b></div> <div>Cüneyt Çakır ilk düdüğü çaldığında Yeşil Beyazlı futbolcular…</div> <div><b>Düğümden düğün çıkarmak topa hücum ettiler. </b></div> <div>Bursaspor bu iştahla bugün <b>Erzurum’dan gülerek döner</b> diye düşündük ama…</div> <div><b>Yanılmışız! Çünkü tempo 20 dakika sürdü…</b></div> <div>Timsah o bildiğimiz <b>silik/bitik/silik/ruhsuz</b> eski futboluna döndü. </div> <div>8 dakika içinde ev sahibinden gelen golleri tabelada görünce…</div> <div>En sonunda doğuda<b> ‘Velleddalin Amin’</b>olduk diye düşündük!</div> <div>Erzurum’daki <b>1000 dolayındaki</b><b> tribün neferi </b>ile ekran başındaki…</div> <div>Yeşil Beyaz sevdalısı <b>binlerce yüreğin bu sezon kaçıncı kahroluşu</b> bu?</div> <div><b>Bu kaçıncı rezalet?</b></div> <div><b>Bu kaçıncı hezimet?</b></div> <div>Gireni çıkanıyla sahadaki <b>14 Yeşil Beyaz formalıya</b> bakıyorsunuz.</div> <div><b>Hepsi birer hayalet…</b></div> <div>Pozisyonlar aperatif…</div> <div><b>Savunma depresif…</b></div> <div>Orta alan enkaz…</div> <div><b>Hücumlar salına salına…</b></div> <div>Ne bir sistem ne bir yaratıcılık…</div> <div><b>Malum hikaye…</b></div> <div><b>Sezar </b>yetiştirip büyüttüğü <b>manevi oğlu</b> tarafından sırtından hançerlenince…</div> <div>Hani <b>‘Sen de mi Brütüs’ </b>şaşkınlığı ile<b> ‘Öl o zaman Sezar’</b> diye son nefesini vermiş ya…</div> <div>İşte dün de koca bir kentin <b>56 yıllık evladı gözüyle baktığı </b>Bursaspor…</div> <div>Sevenlerine <b>‘Ben öldüm buyrun cenaze namazıma’</b> diye seslendi ya…</div> <div><b>Gel de kahrolma!</b></div>