<div><b></b>Bir de işin <b>‘rakım’</b> faktörü var!</div> <div>Cumartesi deniz seviyesinden <b>23 metre yüksek</b> ovadaki <b>Adana</b>’da oynayacaksın çarşamba <b>1900 metre </b>rakımlı <b>Erzurum</b>’da dağa çıkacaksın…</div> <div>Böylesine değişimli atmosferlere ne <b>vücut kimyan</b>, ne <b>kan deveranın</b> dayanır ne de <b>fizik kondisyonun</b> ya <b>da tansiyonun</b>…</div> <div>Allak bullak eder adamı iklim koşulları!</div> <div>Efendim; <b>Dadaş’ta </b>aynı şartlarda oynuyor; ne yani onlar <b>Süpermen</b> mi?</div> <div>İyi güzel de tıp bilimi 48 saatte vücudun o bölgenin hava koşullarına uygun hale gelir diyor…</div> <div><b>Yalçın Koşukavak</b> bunları düşünmüş olmalı ki; <b>İgor dışında</b> Adana’da ilk <b>11’de tahtaya yazdığı tek bir ismi</b> bile sahaya sürmedi.</div> <div>Şartlar içinde <b>‘bekleyen’</b> oyuncularına da <b>‘beni yanıltın’ </b>mesajını verdi.</div> <div>Kendisine ilk on birde yer arayan ya da hakkının yendiğine inananlar için bu tip maçlar fırsattır.</div> <div>Gireniyle çıkanıyla ideal on biri zorlaması beklenen <b>tam 14 oyuncu </b>mücadele etti dün Erzurum’da…</div> <div>Ama hangisi Yalçın Hoca’ya <b>yeşil ışık yaktı</b> derseniz; bence <b>Seleznyov </b>dışında hiçbiri!</div> <div>Ancak şunu da unutmayalım…</div> <div>O kadar çok <b>ezber dışı</b> bir diziliş vardı ki, maç başladığında Bursaspor <b>rotasyona</b> değil de sanki <b>mutasyona </b>uğramış gibiydi.</div> <div>Yeşil Beyazlılar <b>‘yerini yadırgayıp uykusuz kalan misafir’</b> gibiydi <b>Kazım Karabekir Stadı</b>’nda.</div> <div>Bunun başlıca nedenlerinden biri de uyum sorunuydu.</div> <div>Çünkü sezon başından bu yana <b>Bursaspor’da oyuncular</b> sahanın içinde birbiriyle bir türlü <b>futbol akrabası</b> olamadılar.</div> <div>Bir bütünlük oluşmadı.</div> <div>Futbolda hep beraber düşünüp, hep beraber oynayamıyorsan iyi bir takım olamazsın…</div> <div>Seleznyov’un farkı ikiye indiren golü her ne kadar Bursaspor’un kupadaki <b>tur umudunu artırdıysa</b> da anlayamadığım nokta şu:</div> <div>Sevgili hocamız dün sahaya sürdüğü kadroyla acaba camiaya ve de bizlere <b>‘kupayı bırak lige bak’</b> mesajı mı verdi?</div> <div><b>Çünkü böyle rotasyon olmaz!</b></div> <div>Rotasyonun sözlükteki karşılığı ise şöyle: <b>‘Bir birimde çalışan görevlilerin düzenli bir biçimde yer değiştirmeleri…</b>’</div> <div>Kemikleşmiş en az <b>7</b>-<b>8 oyuncun</b> olacak. Rakibe göre de <b>iki-üç </b>yerde oynama ile bir karma yaparsın. Devre arası yorgun olanı, aksayanı çıkarıp kadroyu harmanlarsın.</div> <div>Sakat veya cezalılar nedeniyle <b>10 oyuncuyla rotasyona</b> gidecekseniz <b>‘sağlam’</b> gerekçeleriniz olmalı.</div> <div>Yorgunluk, formsuzluk, hatta futbolcu kaprisleri gibi...</div> <div>Bunlar olmadığına göre işin sorumluları <b>‘kupa bir başka bahara’</b> diye düşünüyor olabilirler mi?</div> <div><b>Ne dersiniz? </b></div>