<div>Belediye-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Kocaelili sendikacı Bayram Özkan, yeni sendikasını kurdu. Ankara merkezli Çağdaş Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikası (ÇAĞDAŞ-Sen), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın onayıyla resmen faaliyetlerine başlarken, sendikanın genel başkanlık görevini Bayram Özkan üstlendi. Kuruluş manifestosunda ise mücadeleci, demokratik ve bağımsız sendikacılık vurgusu yapıldı.</div> <div> Körfez Belediyesi zabıta memuru olarak çalışan, 7 yıl boyunca Belediye-İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanlığı, yaklaşık 20 yıl boyunca da Belediye-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüten, aynı zamanda Kocaelispor Sportif Direktörü Metin Özkan’ın ağabeyi olan Bayram Özkan, Genel Başkan Nihat Yurdakul’a tepki göstererek görevinden istifa etmişti. Özkan, hafta sonu gerçekleştirilen Belediye-İş Sendikası Genel Merkez Kongresi’nde yeniden genel başkan seçilen Nihat Yurdakul’un, yönetim listesinde ilk sıraya oğlu Murat Yurdakul’u yazmasına sert tepki gösterdi. Özkan, “Belediye-İş Sendikası babadan oğula geçmez” ifadelerini kullandı.</div> <h4> ANKARA MERKEZLİ</h4> <div>Özkan’ın genel başkan olduğu Ankara merkezli yeni bir sendika kuruldu. Çağdaş Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikası (ÇAĞDAŞ-Sen) isimli sendika bakanlığın onayıyla resmen kuruldu. Sendikanın genel başkanı Bayram Özkan, genel başkan yardımcıları ise Kemal Çavuşoğlu, Davut Ayna, Hasan Şakir Akkuş, Sedat Küçük, Veysel Aydemir ve Harun Yılmaz oldu.</div> <div> </div> <h4>MANİFESTO AÇIKLANDI</h4> <div>Sendikanın kuruluş manifestosu şu ifadelerle açıklandı: “Belediye emekçileri için çatı mücadele için öncü olacağız Tüm belediye çalışanlarına ve ülkemizin tüm işçi sınıfına duyurumuzdur. Kısa adı ÇAĞDAŞ SEN olan Çağdaş Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikasını kuruluşunu tamamladık. Belediye çalışanları için çatı, mücadele için öncü olmaya geliyoruz. Türkiye’de belediye ve genel hizmetler iş kolunda çalışan işçi sayısı yaklaşık 1 milyona ulaştı. Buna rağmen örgütlü işçi sayısı 580 bin civarında. 400 binin üzerinde emekçi ise hala örgütsüz. Bu tablo, sendikal alanda büyük bir boşluğun, ciddi bir temsil krizinin ve işçi sınıfının örgütsel gücünün bilinçli biçimde zayıflatıldığının göstergesidir.</div> <div> Bu konuyu irdelediğimizde işveren-sendika arasında iletişim noksanlığı ile yanlış algıların önemli etken olduğu aşikardır.</div> <h4> ‘ARKA BAHÇESİ OLMAYAN SENDİKA’</h4> <div>Bugün yetkili birçok sendika, örgütlü işçileri büyütmek yerine mevcut örgütlü işyerlerinde işveren destekli sendikal rekabet yürütmektedir. Emekçilerin gerçek sorunlarına çözüm üretmek yerine koltuklarını koruma anlayışı hakim hale getirmiştir. Sendikalarda demokrasi yerine monarşik yapılar oluşmuştur. Oysa sendikalar işçi sınıfının mücadele araçlarıdır. Demokrasinin olmadığı yerde gerçek sendikacılık olmaz. Bu hareket işçi sınıfının sendikaya bakışını da olumsuz yönde etkilemektedir. Biz biliyoruz ki sarı sendikacılık işçinin elini güçlendirmez; işçiyi düzene bağlar. İşverenle, siyasi iktidarlarla, bürokrasiyle ve rant düzeniyle uyumlu sendikacılık değil, işçi sınıfının bağımsız çıkarlarını esas alan mücadeleci sendikacılık gereklidir. Bunu da ancak kimsenin arka bahçesi olmayan, kimseye diyet borcu bulunmayan sendikal anlayış gerçekleştirebilir.</div> <div></div> <h4> ‘SINIF SENDİKACILIĞI’</h4> <div>Bizim anlayışımız; uzlaşmacı, teslimiyetçi ve masa başı sendikacılığı değil, sınıf sendikacılığıdır. İşyerlerinden meydanlara taşan mücadeleyi büyütmek, işçinin örgütlü gücünü yalnızca toplu sözleşme dönemlerinde değil, hayatın her alanında güçlendirmek temel anlayışımızdır. İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz’ hadisindeki hakkımızı almak öncelikli görevimiz olacaktır. Belediyelerde şirket işçisi olarak çalışan emekçi sayısı bugün yaklaşık 940 bin civarındadır. Kadrolu işçi sayısı ise yalnızca 60 bin civarında olduğu ifade edilmektedir. Bu adaletsiz yapı kabul edilemez. Belediye şirket işçileri yıllardır “geçici”, ‘güvencesiz’ ve ‘ikinci sınıf çalışan’ anlayışıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Halbuki kadrolu işçi ile aynı işi yapan geçici işçilerin bu pozisyona düşürülmesi anayasayı ihlal, eşit işe, eşit ücret felsefesine de aykırıdır.</div> <h4> ‘DÜZENE KARŞIYIZ’</h4> <div>Belediyeler halka hizmet üretmesi gereken kamusal kurumlardır. Ancak yıllardır belediyeler; taşeronlaştırmanın, güvencesiz çalıştırmanın, rant ilişkilerinin ve emek sömürüsünün alanı haline getirilmiştir. İhalelerden şirketleşmeye, güvencesiz istihdamdan siyasal kadrolaşmaya kadar oluşan düzenin yükünü emekçiler taşımaktadır. Biz bu düzene razı değiliz ve karşıyız.</div> <div> Taşeronlaştırma, sermayenin ve rantçı belediyecilik anlayışının emeği ucuzlatma politikalarının bir sonucudur. İşçiyi bölmek, örgütlü gücü dağıtmak ve güvencesizliği kalıcı hale getirmek için kullanılan bu düzene karşı sınıfın ortak mücadelesini büyüteceğiz. Aynı işyerinde farklı statülerle, farklı ücretlerle ve farklı haklarla çalıştırılan emekçilerin bölünmesine izin vermeyeceğiz.</div> <h4> ‘EN GÜÇLÜ YANITIMIZ’</h4> <div>Kadrolu, şirket işçisi, taşeron geçmişinden gelen, genç, kadın ya da farklı kimliklerden tüm emekçilerin ortak çıkarının; işçi sınıfının birliği ve örgütlü mücadelesi olduğuna inanıyoruz. İşçi sınıfının birliği, bu parçalanmış yapıya karşı en güçlü yanıtımızdır. İşçi sınıfı, belediyelerin rant mekanizmalarının değil; halk yararına kamusal hizmet anlayışının yanında olacaktır. Kamu kaynaklarının sermayeye, ayrıcalıklı çevrelere ve çıkar ilişkilerine aktarılmasına karşı; emekten, halktan ve kamusal yarardan yana tavır alacaktır.</div> <h4> NELER YAPACAKLAR?</h4> <div>ÇAĞDAŞ-SEN, belediye şirket işçilerinin amasız, fakatsız kadro hakkını savunacaktır. Kadro mücadelesini yalnızca söylemde değil; alanlarda, meydanlarda, işyerlerinde örgütlü mücadeleyle büyütecektir. Eylem, etkinlik ve demokratik mücadele sendikal yaşamın temel parçası olacaktır. Biz inanıyoruz ki; kıdem tazminatı işçinin kırmızıçizgisidir. Yeni haklar kazanmaya uğraşırken işçi sınıfının kazanılmış hakların geri alınmasına asla izin vermeyeceğiz. İşçinin yıllar boyunca verdiği emeğin güvencesidir. Kıdem tazminatına dönük her saldırı işçi sınıfının geleceğine yönelmiş bir saldırıdır. İşçinin güvencesi tasfiye edilirse emekçi yoksulluğa ve belirsizliğe mahkum edilir. Bu nedenle kıdem tazminatı pazarlık konusu yapılamaz.</div> <h4> ‘SEÇİMDEN SEÇİME ORTAYA ÇIKAN BİR YAPI OLMAYACAK’</h4> <div>Emekçilerin bir diğer temel sorunu da vergideki adaletsizliktir. İşçi-memur ayrımı yapılmadan tüm çalışanlar için vergi yükü emekçiler lehine yeniden düzenlenmelidir. Emekçinin maaşı daha cebine girmeden erimemelidir. Krizin bedelini işçiler değil, bu düzenin kazananları ödemelidir. Vergide adalet ancak çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almakla mümkündür. ÇAĞDAŞ-SEN yalnızca seçimden seçime ortaya çıkan bir yapı olmayacaktır. Hayatın her alanında emekçinin sesi olacaktır. İş yeri temsilcilikleri güçlendirilecektir.</div> <h4> ‘YÖNETİM ÜYEYE HESAP VERECEK’</h4> <div>İş yeri komiteleri kurulacaktır. Kadın komiteleri oluşturulacaktır. Genç işçilerin söz ve karar hakkı güvence altına alınacaktır. Hiçbir siyasi görüş, kimlik, inanç ya da yaşam tarzı nedeniyle ayrım yapılmayacaktır. Öncü işçiler yönetimde ve mücadelede söz sahibi olacaktır.</div> <div> Kararlar tabandan tavana örgütlenecektir. Sendika yönetimi üyeye hesap verecektir. Amacımız hem üzüm yemek, hem de bağı güçlendirerek verimli hale getirmek ve böylece iş barışı ve sürekliliğine katkı sağlamaktır.</div> <h4> ‘İŞÇİ SINIFININ ÇIKARLARINI SAVUNACAĞIZ’</h4> <div>Bir düzen siyasetinin arka bahçesi olmayacağız. Hiçbir siyasi iktidarın, belediye yönetiminin, bürokratik odağın ya da sermaye çevresinin etkisi altında kalmadan; yalnızca işçi sınıfının çıkarlarını savunacağız. Belediye ve genel hizmetler iş kolunun en büyük eksikliği; tabana dayalı, mücadeleci, demokratik ve sınıf eksenli bir sendikal anlayıştır. İşte ÇAĞDAŞ-SEN bu eksikliği gidermek için kurulmaktadır. Yüzümüz Türkiye işçi sınıfına dönüktür. Temel ilkelerimiz: sınıf dayanışması, demokrasi, adalet, eşitlik, emek, örgütlülük, laiklik, kamuculuk, mücadelecilik ve dayanışmadır.</div> <h4> ‘BİR BÜTÜN OLDUĞUNU BİLİYORUZ’</h4> <div>Cumhuriyete, laikliğe ve kamuculuğa sahip çıkmanın; işçilerin alın teri, ekmeği, güvencesi ve örgütlü mücadelesinden koparılamaz bir bütün olduğunu biliyoruz. Çünkü laikliğin zayıflatıldığı yerde emek bölünür. Kamuculuğun tasfiye edildiği yerde halkın kaynakları sermayeye ve rant düzenine aktarılır. Cumhuriyetin demokratik ve kamusal birikimi zayıflatıldığında bedelini emekçiler öder. Biz; emeğin haklarını, kamusal hizmet anlayışını, halk yararını ve Cumhuriyet'in ilerici birikimini birlikte savunuyoruz. Bizim olmazsa olmazımız, vatan, millet, bayrak, demokratik hukuk devleti, inanç özgürlüğü ve insana saygı olacaktır.</div> <h4> ‘BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ OLACAK’</h4> <div>ÇAĞDAŞ-SEN; emekten yana, halktan yana, adaletten yana, sınıfın bağımsız çıkarlarını esas alan mücadele hattı oluşturacaktır. Biz koltuk sendikacılığına değil, mücadele sendikacılığına talibiz. Biz sarı sendikacılığa değil, sınıf sendikacılığına talibiz. Biz susan değil konuşan, boyun eğen değil direnen bir anlayışı temsil ediyoruz. Biz işçinin alın terinin sömürülmediği, güvenceli ve eşit bir çalışma yaşamı için mücadele ediyoruz. Genel hizmetler iş kolunda artık yeni bir anlayışa ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacın adı: ÇAĞDAŞ-SEN’dir. ÇAĞDAŞ-SEN; Bu ilkeler doğrultusunda, azimle ve inançla mücadele ederken, sendika içi demokrasiden asla ödün vermeyeceğiz. Liyakat ve üyelerimizin tercihleri birinci önceliğimiz olacaktır.”</div> <h3><strong>Kaynak: Özgür Kocaeli https://share.google/bYXRLB87nx8lXvrGs</strong></h3>