<div>Bursaspor her ne <b>kadar A Milli takıma oyuncu</b> göndermese de, 2-3 günlük izinler, uzun yolculuklar, dönüşteki yorgunluklar, asların ve sakatların dinlendirildiği idmanlarda <b>antrenman ciddiyetinin</b> bozulması her takım için birer handikaptır.</div> <div>Ancak; milli aradan sonra maçınızı sahanızda oynuyorsanız bu faktör ev sahibi olarak sizin avantajınızdır. Nitekim <b>Bursaspor’un dünkü galibiyetinde tribün katkısı</b> inanılmazdı.</div> <div>Maçlarını <b>2.500 kapasiteli</b> stadında oynayan Ümraniye bir semt takımı… Tarihinde en büyük sükseyi geçen yıl <b>Fenerbahçe’yi Ziraat Kupası</b>’ndan saf dışı bırakarak elde etmiş, 3 yıllık TFF 1. Lig geçmişinde <b>play-off</b> oynamış ya da Süper Lig’e giden yolda eşikten dönmüş…</div> <div><b>‘Arife tarif gerekmez’</b> tekerlemesi gibi Bursaspor’u anlatmaya gerek var mı? Apoletinde <b>‘Şampiyon’</b> yazan dolayısıyla Türk futbolunun <b>‘5 Büyüğünden’ </b>biri olan takımdan söz ediyoruz…</div> <div>Maçta henüz 10 dakika dolmamıştı ki; <b>Latovlevici’nin kanadından</b> Emircan’ın ayağından gelen bu gol artık <b>kronikleşmiş bir yerleşim ve kaleci </b>hatasıydı.</div> <div>Yaklaşık <b>10 bin taraftarı</b> önünde geriye düşmenin <b>mahcubiyetinden </b>olsa gerek Yeşil Beyazlılar <b>‘öleceksek adam gibi ölelim’</b> mantığıyla <b>Ümraniye </b>ceza sahasını adeta abluka altına aldılar.</div> <div><b>Kubilay-Özer-Selçuk</b> üçlüsü buldukları gol pozisyonlarında ya yanlış yerde durdular ya da yanlış yere vurdular…</div> <div>Tek golün altından kalkmak isteyen Bursaspor ikinci yarıya müthiş bir iştahla başlarken, İstanbul temsilcisi ise <b>1-0’ın üstüne yatmanın</b> peşindeydi…</div> <div>Durum böyle olunca müthiş bir 45 dakikaya tanık olduk. Karşılaşma çim zeminde değil de sanki <b>zımpara kağıdı</b> üzerinde oynanıyor gibiydi!</div> <div>Ümraniyeli oyuncular <b>çelme- tokat</b> Bursaspor’u sindirip temposunu düşürmeye çalışırken, <b>Yalçın Hoca’nın öğrencileri</b> de <b>kafalarını tekmeye, yüreklerini sahaya</b> koyuyordu.</div> <div>8 sarı kartın çıktığı oyunda <b>Diarra 76’da kırmızıya</b> boyanınca (!) ‘<b>Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’</b> moduna geçen Yeşil Beyazlılar iki dakikaya sığdırdığı <b>iki golle</b> <b>sahada bir</b> <b>eksik kaldığı maçı tabelada bir fazla</b> tamamlıyor, sevdalılarına <b>cinnet geçirmek yerine cennet vaa</b>t ediyordu…</div> <div>90 dakikayı şöyle bir özetlersek…</div> <div>Malum; 3 puanı silinen Bursaspor’un son Altay maçından kalan <b>bir soğuk algınlığı</b> da vardı. Ümraniye karşılaşmasının <b>kaybedilmesi</b> halinde <b>hastalığın vereme dönüşmesi </b>çok muhtemeldi.</div> <div>İlk yarıda yenen gol Timsah için <b>antibiotik</b> oldu. <b>Anıl’ın</b> beraberlik sayısı <b>serum etkisi</b> gibiydi. <b>Kubilay’ın</b> galibiyet golü ise<b> hastayı taburcu</b> etti…</div>