<div>Başbakan Ahmet Davutoğlu, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile gerçekleştirilen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Konuşmasına terör saldırında hayatını kaybedenlere baş sağlığı dileyen Davutoğlu, “Terör saldırısı sadece Türkiye’ye sadece Almanya’ya yönelik bir terör saldırısı değil bütün insanlığa dönük saldırıydı. Sorumluları mutlaka yakalanacak ve gerekli cezaya çarptırılacaktır. Aslında bu terör saldırısı karşı karşıya kaldığımız büyük tehlikeleri ve riskleri ortaya koyuyor. Bugün Berlin’de gerçekten son derece tarihi bir adım atıldı. Türkiye ve Almanya tarih boyunca müttefik olmuş iki ülke. İlk hükümetler arası istişare düzeyinde zirvede birçok bakanlarımızla birlikte ortak bir kabine toplantısı mantığı ile bir araya geldik. Ben Sayın Merkel’e gösterdiği misafirperverlik özelikle çalışma toplantımız esnasında ortak ekip bilinci ile davranmamızı sağladığı için teşekkür bir borç biliyorum” dedi.</div> <div>Yeni bir dönem olduğunu kaydeden Davutoğlu, bakanlar arasında toplantılar, projeler olduğunu belirtti. Davutoğlu, dünya ekonomisinin oynaklık içinde odluğu dönemlerde Türk ve Alman ekonomilerinin hem kendi hem de çevre ekonomilerine katkı sağladığını kaydetti. Türkiye’nin 37 milyar dolar civarındaki ticaret hacmini daha ileriye götürmek için Almanya ile işbirliği yapamaya hazır olduğunu ifade etti. Davutoğlu, “Terör saldırıları bu ilişkilerini ne kadar bozmak isterse istersin hep birlikte olacaklar, hep birlikte barış içinde Türkiye ve Almanya’da dostluğumuzu derinleştirip yaşayacaklar” dedi.</div> <div>Son dönemde Türkiye ile AB ilişkilerinde ivemeye değinen Davutoğlu, Merkel’e teşekkür ederek 29 Kasım’da gerçekleşen Türkiye -AB Zirvesi’nin önümüzdeki dönem için dönüm noktası olduğunu kaydetti.</div> <div><b>“TÜRKİYE VE ALMANYA OMUZ OMUZADIR “</b></div> <div>“Olumsuz gündem veya riskler ve tehditler bağlamında da Türkiye ve Almanya omuz omuzadır” diyen Davutoğlu, bugün verilen mesajlarla ülkelerin huzurunu ve AB’nin, insanlığın huzurunu bozmaya çalışanların karşılarında Türkiye ve Almanya’yı birlikte omuz omuza bulacaklarını ifade etti. Terörle mücadele konusunda sağlam iradenin olduğunu kaydeden Davutoğlu, “Türkiye ve Almanya’nın DAEŞ, PKK, DHKPC gibi örgütlere karşı tam bir iş birliği içinde barışı istikrarı ve demokrasiyi korumak konusunda kararlıdır. DAEŞ’e karşı yürütülen mücadele konusunda Almanya’nın Türkiye’ye vermiş olduğu desteğe teşekkür ediyoruz. Suriye ve Irak’ta yakın bir istişare içindeyiz. Suriye’deki istikrarsızlığın Türkiye’yi etkilemesi karşısında Almanya’nın ağladığı destek ve gösterdiği dayanışma özellikle de İncirlik’e gelen Alman uçaklarıyla bütün bölgeye, bütün dünyaya zor günlerde Almanya’nın Türkiye’nin yanındadır mesajı vermesi açısından da son derece önemli ve takdir ettiğimiz bir adım olmuştur. Alman Savunma Bakanı da İncirlik’e yaptığı ziyaretle bunu bir kez daha göstermiştir. DAEŞ insanlığa yönelik bir tehdittir. Türkiye ve Almanya bu tehdide karşı Irak’ta Suriye’de Türkiye’de Almanya’da her yerde mücadele etmeye hazırdır. Aynı şekilde PKK’da son dönemde özellikle Suriye’deki gelişmelerden aldığı cesaretle Türkiye’de çok ciddi bir terör faaliyetine başlayıp sivil halka ve güvenlik güçlere karşı saldırlar gerçekleştiriyor. Bu konuda meslektaşıma kapsamlı bilgiler aktardım” ifadelerini kullandı.</div> <div><b>“TÜRKİYE, SURİYE’DEN GELEN MÜLTECİLERİ BİR BARBAR REJİMİN VE BARBAR BİR TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BASKISINDAN KAÇAN MASUMLAR OLARAK GÖRMEKTEDİR”</b></div> <div>“Türkiye’de yürütülen mücadele kesinlikle demokratik hukuk devleti içinde yürütülen mücadeledir. Sadece terörist grupları hedef alan ve onların demokrasimize, ülkemizin huzuruna dönük tehdidini engellemeye çalışan bir mücadeledir” diyen Davutoğlu mültecilerle ilgili insanlık krizinin üzerinde durulduğunu kaydetti. Mülteci krizinin sadece Suriye’de kalmadığını Türkiye üzerinden Avrupa’da sosyal istikrarsızlık unsuruna neden olduğunu kaydetti. Başbakan Davutoğlu, “Türkiye, Suriye’den gelen mültecileri bir barbar rejimin ve barbar bir terör örgütünün baskısından kaçan masumlar olarak görmektedir” dedi.</div> <div>Davutoğlu, mülteci konusunun her zaman gündem olduğunu Aylan Kurdi’nin cansız bedeninde kıyıya vurduğunda anne baba olarak aile fertleri olarak bu acıyı hissettiğini kaydetti. 29 Kasım’da Türkiye-AB arasında Eylem Planı açıklandığını ve Türkiye’nin bu eylem planı çerçevesinde kararlı bir şekilde adım attıklarını belirten Davutoğlu, üçüncü ülkelerden gelen Suriyeli mültecilere karşı vize uygulanması yönünde adımlar atıldığını bildirdi. Davutoğlu, mülteci krizi konusunda birlikte hareket edilirse krizin sonuçlarının en iyi şekilde kontrol altına alınabileceğini bildirdi. Türkiye ve Almanya olarak bugünlerde başlaması için Suriye Barış görüşmelerinin başarılı olmasının mülteci akınlarını engelleyecek önemli bir unsur olarak gördüklerini ifade eden Davutoğlu, “Mültecilerin gelişleri yavaşlarsa var olan mülteciler en iyi şekilde entegre edilir ve meseleleri çözülürse bu konuyu insanlık trajedisine dönüşmeden ve ülkelerimizin iç istikrarını bozmadan çözmeye kavuşuruz” dedi.</div> <div>Davutoğlu, Merkel’i Dünya İnsani Zirvesi’nde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, “18 Şubatta AB-Türkiye Fikirdaş Ülker Toplantısı’nda birlikte olacağız” dedi.</div> <span id="ctl00_ContentPlaceHolderContent_LblBaslik">"RUSYA SİVİLLERE MUHALİFLERE SALDIRIYOR"</span> <span></span> Başbakan Ahmet Davutoğlu, Rusya’nın müdahalesinden sonra Suriye’de güvenli hiçbir yer kalmadığını kaydederek, “Çünkü Rusya, Suriye halkının güvenebileceği son güvenli noktalar olan Halep ile sınırımız arasındaki Azez bölgesine hava saldırıları yapıyor ve DAEŞ’tan çok Suriyeli sivillere, ılımlı muhaliflere saldırıyor, insanları öldürüyor” dedi. <div class="classindent">Başbakan Ahmet Davutoğlu, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile gerçekleştirdiği basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başbakan Davutoğlu mültecilere karşı açık kapı politikasına yönelik soru üzerine, ekonomik gereklilikle ilgili olarak vizelerin kaldırıldığını kaydederek, “Mülteciler sorunu buna yeni boyutlar getirdi. Bizim getirdiğimiz yeni boyut üçüncü ülkelerden gelen Suriyelerle ilgili. Doğrudan Suriye’den gelenlerle ilgili değil. Doğrudan Suriye’den gelenler Türkiye’ye iltica eden ve ölümden kaçan insanlar. Onlara açık kapı politikasını sürdüreceğiz. Üçüncü ülkelerden gelirlerse iltica dışında, ölümden kaçma gibi bir düşünce olabileceği için onları vize üzerinden Türkiye’ye alacağız” yanıtını verdi.</div> <div class="classindent">“AVRUPA’YA YÖNELİK İLLEGAL GÖÇÜN ENGELLEMESİ İÇİN TÜRKİYE ELİNDEN GELENİ YAPIYOR”</div> <div class="classindent">Libya’daki istikrarsızlık nedeniyle Eylül ayından itibaren vize uygulandığını Eylül ayında gelenlerin sayısının 38 bin olduğunu Ocak ayında ise bu sayısının bin 200’ler civarında olduğunu kaydeden Başbakan Davutoğlu, “Yarın Libya’da düzen kurulduğunda bu tehlike ortadan kalktığında bunları tekrar görüşebiliriz. Cezayir ile serbest vize uygulamamız yok dolayısıyla bu anlamda bir değişiklik söz konusu değil. Fas’la olan ticari ilişkilerimizin yoğunluğu dolayısıyla onlarla vize serbestisi söz konusu. Bu birlikte değerlendireceğimiz hususlardır. Ama Türkiye üzerinden Avrupa’ya yönelik illegal göçün engellemesi için Türkiye elinden geleni yapıyor” dedi.</div> <div class="classindent">Afganistan ve Pakistan’dan gelenlerin ise uzun süre İran’da mülteci olarak kaldıktan sonra Türkiye’ye illegal yollarda giren unsurlar olduğunu belirten Davutoğlu, önemli olanın Türkiye ve AB’nin bu meseleyi ortak bir mesele olarak görmesi olduğunu ifade etti. “Tek başına Türkiye’nin üstelenebileceği bir konu değil” diyen Davutoğlu, çevre bölgelerde istikrasızlık arttıkça Türkiye’ye gibi ekonomisi istikrarlı olan ülkeye akın olabileceğini bildirdi.</div> <div class="classindent">“ESAD ŞAM’DA OTURURKEN HİÇBİR MÜLTECİ BEN GERİ DÖNEYİM DİYE DÜŞÜNMEZ”</div> <div class="classindent">Türkiye’nin dinamik ekonomiye sahip olduğunun göz önünde tutulması gerektiğini kaydeden Davutoğlu, “Türkiye’nin mültecilerin kaldığı bir açık hava hapishanesi şekline dönüşmesini istemediğimiz gibi Türkiye’nin kapısını dünyaya kapatmasını da mümkün değil. Vize rejimlerimiz arasında uyum olduğunu geri kabul anlaşması ve arkasında Schengen sisteminin esasları uygulamaya geçtiğinde eminin bu konunun çok daha etkin bir yöntem söz konusu olacak” dedi.</div> <div class="classindent">Suriye içindeki gelişmeler konusunda Merkel’i bilgilendirdiğini ifade eden Davutoğlu, “Ortak kanaatimiz Suriye’de bir an önce siyasi diyaloglar üzerinden bir çözümün bulunması. Böyle bir çözüm olduğunda bir çözüm olabilmesi mültecilerin artık Suriye’ye barış geldi ben dönebilirim diyebilecekleri şartların oluşması lazım. Aksi takdirde yapılan görüşmelerin barış görüşmesi sonucu doğurmasını beklemek çok zor. Mesela Esad Şam’da otururken hiçbir mülteci ben geri döneyim diye düşünmez. Çünkü şartların değişmediğine inanır. Bizim kanaatimiz Suriye’de gerçek siyasi bir değişimin yaşanması ve bu yolla barış ortamı oluştuktan sonra Suriye’ye dönüşün başlaması bunun içinde Londra toplantısında olduğu gibi donörler toplantısı ile Suriye’nin yeniden yapılandırılması, Suriyelilere tekrar ülkelerinde en iyi şartların sağlanması için uluslararası bir çalışma gerekli” dedi.</div> <div class="classindent">“RUSYA’NIN MÜDAHALESİNDEN SONRA SURİYE’DE GÜVENLİ HİÇBİR YER KALMADI”</div> <div class="classindent">“2 sene önce Suriye ile Halep arasında bir bölgede Suriyeliler için güvenli bölge ilan edilmiş olsaydı, uçuşa yasak bölge ilan edilmiş olsaydı biz bu mültecileri 1-2 milyon mülteciyi o bölgede tutup, hepsine orada yiyecek, barınak sağlamış olsaydık çok daha az maliyetli bir iş olurdu, çok daha az insan hayatını kaybederdik” diyen Davutoğlu konuşmasını şu şekilde sürdürdü:</div> <div class="classindent">“Ama uluslararası topluma anlatamadık. Kimse bizim yanımızda durmadı neredeyse yalvardık. Büyük bir insani trajedi geliyor, büyük bir yangın eşiğimizde. Hep beraber bu mültecileri Suriye içinde tutacak bir formül bulmak için uğraştık. Ama sesimizi duyan olmadı. Şimdi ise Rusya’nın müdahalesinden sonra Suriye’de güvenli hiçbir yer kalmadı. Çünkü Rusya, Suriye halkının güvenebileceği son güvenli noktalar olan Halep ile sınırımız arasındaki Azaz bölgesine hava saldırıları yapıyor ve DAEŞ’tan çok Suriyeli sivilleri, ılımlı muhalefete saldırıyor, insanları öldürüyor. Son olarak İdlib’de 30’a yakın öğrenci Rus saldırısında öldü. Suriye’de şartlar gittikçe kötüleşti.”</div> <div class="classindent">Davutoğlu, Türkiye’nin her zaman Almanya’nın yanında olduğunu kaydederek, “Müslümanlara Avrupa’da yer olmadığı gibi bir görüşlerin dile getirildiği bir ortamda Sayın Merkel, bir insanlık vicdanı adına tarihe geçecek bir adım atmıştır. Eğer 10, 20, 30 yıl sonra bugüne bakıldığında Almanya’nın bu insani tavrı dolayısıyla, önce bu insani tavra muhatap olanlar nezdinde bu hiç unutulmayacak sonra da uluslararası kaydına Almanya’nın bu tavrı geçecektir. Türkiye bütün bu kritik süreçte Almanya ile el ele yol yürümeye kararlıdır” açıklamasını yaptı.</div> <div class="classindent">Türkiye’de de muhalefetin seçim kampanyalarında Suriyelilerin geri gönderilmesi yönünde kampanya yapıldığını kaydeden Davutoğlu, 2 milyon mültecinin geri gönderilmesi halinde bugün birçoğunun öldürülmüş olacağını ve bunun sonucunda da tarihte insanları öldüren bir ülke olarak anılacağını belirtti.</div>