Depremden korkuyoruz, ama bunları da; beraberce yapıyoruz!

Türkiye’de, depreme dayanıklı yapılara ihtiyaç ve önem vurgulanıyor, ama her afet sonrasıyla ‘aynı hatalar’ konuşuluyor.

Depremden korkuyoruz, ama bunları da; beraberce yapıyoruz!

Türkiye’de, depreme dayanıklı yapılara ihtiyaç ve önem vurgulanıyor, ama her afet sonrasıyla ‘aynı hatalar’ konuşuluyor.

İzmir Depremi sonrasıyla da yaşadık.

Kent planlamaları…

Yerleşimsel sorunların aşılması ve güvenli yapılar için öncelikli politika oluşturuyor, ama ülkemizde tuhaflık yaşanıyor.

İmar ve planlama uygulamalarının dayanak yasa ve yönetmelikleri, süregelen ara kararlarla değiştiriliyor.

Bir arsada, daha fazla mekansal alan üretebilmeye; yoğunluğa sınırlamayı getiren ana yönetmelik, çok kez ertelendi.

İmar ve plalama mevzuatı, ara kararlarla çok değiştiren başka bir ülke olduğunu sanmıyoruz.

Müteahhitlik koşulları getiren yönetmelik çıktı, ama sermayesi çok olan ‘herkesin müteahhit olabilmesi’ önüne geçilmedi.

Yapı denetimi yasası da, çok kez değiştirildi, yapı sahibi tarafından ücreti ödenen denetleme sistemi değişmedi.

Kentsel dönüşümler; mühendislikten yoksun yaygın çöküntü bölgelerinde değil, gayrimenkul değeri yüksek semtlerde yoğunlaştı.

Yıllar öncesine ait olanlar değil, yeni sayılabilecek yaşlardaki apartman ve siteler dahi, dönüşümle yenilendi, pahalı mülkiyetlere dönüştü.

Bazı belediyelerde;

‘Kentsel dönüşüm’ diye tanımlanan ve boş arsalara yapılar site projeleri, getiri amaçlı yönteme dönüştü.

Dönüşüm başlatıldığından söz edilen bölgelerde, mühendislikten yoksun eski binaların sakinleri dururken, zenginler ve Araplar; ‘müşteri’ oldular.

Trafik sorunundan yakınılıyor, ama…

Apartman ve siteler yapılırken, otoparklarını da yapabilmeleri yerine, ‘otopark fonu bedeli’ tanımıyla belediyelere gelir aracı oluştu.

‘Bir şekilde’ onanan bazı imar dosyalarıyla kütle ve nüfus yoğunlukları da arttı, dikey yapılaşma yaygınlaştı.

Sakarya, deprem sonrasıyla kat sayısını 5 katın altına düşürürken, Bursa’da tam tersine, iyice dikeye çıkıldı.

‘İmar Barışı’ denilerek;

Milyonlarca kaçak konut, dolaylı imar affıyla bir şekilde kat mülkiyeti elde etti, altyapı hizmetine ‘yasal’ formülle kavuştu.

Marmara Depremi’nin sonrasıyla…

Güvenli yapıların inşaası ve desteklenmeleri için ‘deprem vergisi’ uygulamasına geçilmişti, paraların duble yollara da gittiğini açıklayan bakan vardı.

Belediyelere, imar ve çok yükselti olmaması gerekçesiyle uyarılar yapılıyor, ama tuhaflıklar bitmiyor.

Devletin konut edindirme kurumu TOKİ, özel sektörle beraber İstanbul’da lüks konut projelerine paydaş oluyor.

Tüm bunları anlatıyoruz, ama…

Kaçak konutuna af isteyen de, ek kat çıkmak isteyen de, izin ve projeler için ‘bir şekilde çözüm’ arayan da, aynı toplumun içerisinden çıkıyor.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...