Devletin hastası, hastanesi ve öleni!

Devletin hastası, hastanesi ve öleni!

Devletin hastası, hastanesi ve öleni!

Bugün uzun uzun edebiyat yapmayacağım.

Yapamayacağım.

Yitip giden bir yaşam daha sanırım derinden etkiledi.

Kanser illeti bir anneyi daha gencecik yaşında aldı aramızdan.

Biz ailemizde 6 yıldır uğraştığımız için iyi biliriz, yaşadıklarımızı da, yaşananları da.

Elbet her acının yeri herkeste başka.

Empati bile yapamazsınız.

Yutkunur kalırsınız.

Sanırım 3-4 hafta kadar önceydi.

Onkoloji tedavisi gören annesini fenalaşınca hastaneye kaldıran kardeşimiz panikle aramıştı.

Bir hastaneye götürüyor 'yapacak bir şey yok'deniyor.

Alıp diğerine götürüyor, götürecek 'yer yok'...

Kimi arasak, kime ne desek boş. Gerçi son günlerinde kadıncağız hastane odasında bakımdaydı.Üst üste krizler sıkıntılar yaşamıştı. Bir nebzede olsa acıları azalmıştı.

Rektör hocaya ulaşsak ne olacak, başhekime dert anlatsak kim ne yapacak?

Acilin gerçeğini devletin kurumlarında giden bilir.

Her hekim için demem ama dileyen üstüne alınabilir.

Biz o an evde göz göze geldik.

'eyvahhhh' dedim.. Bu iyi belirti değil.

Yinede o can havliyle sağa sola haber vermeye başladık.

Bi sonuç alamadık tabi ki.

Belki biraz olsa da hafiflerdi hastamızın acısı.

Ama öncelikle şunu söyleyeyim.

Sistem değişecekse önce kafalar değişecek.

Sağlıkta hiç bir şey yapılmadı demek elbet haksızlık olur.

Dünle bugün sağlanan imkanlar arasında dağlar kadar fark var.

Ancak Amerika'yı da tekrar keşfetmeyin.

Alın bazı özel hastanelerin işletmecilik örneklerini.

Doruk gibi, Acıbadem gibi. Tavır, üslup, yaklaşım ve çözüm ve sonuç odaklı olursanız insana kendini daha iyi hissettirebilirsiniz.

Bu tarz anlayışları kabinede ki bazı bakanlarla da paylaşmşımdır.

Niye devletin kurumları özel sektör gibi yönetilemez?

Ortak akıl, ortak akıl diyoruz da aklı hep ortaklıkta siyasete kullanırsak yönettiğimiz kurumlarda hastaları öyle bırakırız kendi hallerine.

Yapacak bir şey yok ya!

Nasılsa ölecekler ya.

Evet o illet sarınca elbet bu sonuçları yaşıyoruz.

Siz bu satırları okurken bugün o anneyi de toprağa veriyor olacağız.

Sadece bir an içimden geçeni aktarmak istedim.

Hani yeni gümbür gümbür şehir hastaneleri yapıyoruz ya.

Yapalım daha da iyilerini.

Bu şart..

Ne var ki her şey önce insan odaklı olmalı.

İyi yönetilen, kapısında hastasını çevirmeyen nitelikli insan kaynaklarıyla belki bir gün bile fazla yaşatabilirsek insanları ne mutlu herkese.

Yoksa bal gibi biliyoruz.

Ölen öldüğüyle kalıyor, ateşte düştüğü yerde.
 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR