<div><b>Tahtakaleli Zati Sungur</b></div> <div>Zati Sungur, 10 Mart 1898 tarihinde Tahtakale Mahallesindeki evlerinde doğdu. Zati Sungur Bursa’nın köklü bir ailesinden gelir. Ailesi, ünlü şeyhler ve yazarlar yetiştirmiş olan Beşikçiler Camii’ni yaptıran Sofi Sinan’ın soyundan gelmektedir. Bursa’nın son şeyhleri olan Mısri Şeyhi Mehmet Şemsettin ile Seyitusul Şeyhi Ali Haydar da yakın akrabalarıdır.</div> <div>Zati Sungur'un sihirbazlık sanatına merakı daha ilkokul yıllarında başlar; küçük sihirbazlık oyunları öğrenip okulda arkadaşlarına sunar. 1900’lu yıllarda, olasılıkla Pınabaşı’nda özel günlerde gösteri yapan çadır tiyatroları proğramları içinde yeralan sihirbazlara özenmişti. Kartondan papyon ve kolluk yaparak sihirbazlık taklitleri yaptığını kızına anlatmıştır. Giriş sınavını birincilikle kazandığı deniz astsubay okuluna başlayana kadar da amatörce gösteriler yapan Zati Sungur, Astsubay okulunda ve askerliğinde de küçük manipülasyon oyunları yapmaktadır.</div> <div><b>Zati Sungur Almanya’da unutuldu</b></div> <div>1.Dünya Savaşı sırasında, İstanbul'daki Deniz Gedikli Okulu'nun Makine Bölümü'nde okurken, 1916 yılında, denizaltı stajı için Almanya'ya gönderilmesiyle Zati Sungur için yeni bir hayat başlamıştır. Çünkü savaş sonrası, kendilerini almaya gelen Gülnihal vapuruna, hastalığından dolayı binememiş, Almanya’da mahsur kalmıştı.</div> <div>Almanya ile Türkiye’nin bağlantısı uzun süre kesilince de uzun süre orada kalmak zorunda kalır. Önce ortopedi atölyelerinde, sonra da Köln'deki Humboldt makine fabrikasında çalışır. Bu arada sihirbazlığa olan ilgisi artmış, sürekli bu konuda kitaplar okumaya, başka sanatçıları izlemeye ve gösteriler yapmaya başlar. Bir gün çalıştığı fabrikada ustabaşının sihirbazlığa ilgi duyması ve onu Almanya’daki ünlü sihirbazlarla tanıtılması sonucunda, Zati Sungur profesyonel bir illüzyonist olarak çalışmaya başlar…</div> <div><b>Tek kişilik dev tiyatro</b></div> <div>Zati Sungur, 1920'de Berlin WinterGarten'deki gösterisiyle büyük üne kavuştu. Daha sonra da bir grup sanatçıyla birlikte tüm dünyada turneye çıktı. Fransa, İtalya, İspanya, Kuzey Amerika ve oradan da 1922 yılında Güney Amerika'ya giden Zati Sungur, Güney Amerika’da kendi kadrosunu oluşturdu. Geniş kadrosuyla iki saat süren gösterisi, 10-12 yardımcısı, iki kamyonu dolduran 10 ton malzemesiyle gerçekleştirmektedir.</div> <div>Güney Amerika'nın değişik ülkelerinde, Şili, Paraguay, Brezilya ve Arjantin'de sahneye çıkan Zati Sungur, önce Kont Sati Von Richmond sonra da Zati Bey adı ile büyük ün kazandı. 1924 yılından itibaren geliştirmeye başladığı "İnce Model Kız Kesme" oyununa son şeklini 1930'da verir; bu, sihirbazlık sanatına dünya çapındaki büyük bir katkısı olacaktır.</div> <div>Zati Sungur, tek hayali olan sihirbazlığını geliştirmesi için ailesinden ve ülkesinden uzun yıllar ayrı kalmak zorunda kalmıştır. Ancak 7 Mayıs 1936 tarihinde Türkiye'ye dönmüştür. Türkiye geldiğinde, ülkesindeki ilk gösterilerini Fransız Ses Tiyatrosunda gerçekleştirdi. Bu gösteriden sonra ülkemizde ünü hızla yayılmış, Atatürk’ün de ilgisini çekmeyi başarmıştır. Atatürk’ün ricasıyla kendisi ve maiyeti için bir gösteri yapmıştır. Gösterdiği başarılar nedeniyle Atatürk’ten çok büyük övgü alır. Ödül olarak da ömür boyu belediye rüsumu muafiyeti hakkı verilir….</div> <div>Zati Sungur; Türkiye’ye yerleştikten sonra hem Anadolu'da, hem de Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinde uzun yıllar süren turneye çıkar. Daha sonra Ortadoğu ülkelerinde uzun bir turneye çıkmıştır. 1938 yılında ise, sahnede asistanlığını yapan Necla Hanım'la evlenmiştir. Bu evliliğinden iki kız çocuğu olmuştur.</div> <div><b>Zati Sungur’un ödülleri</b></div> <div>1966 yılında, Dormen Tiyatrosundaki gösterilerinin ardından aktif sahne yaşamına son veren Zati Sungur, kurduğu Universal Sihirbazlık ve İllüzyon Hünerleri Stüdyosu'nda ürettiği sihirbazlık araçlarını halkının kullanımına sunmuştur. Zati Sungur, bu stüdyoyu da Doğu Avrupa ve Ortadoğu'nun en büyük illüzyon imalat ve dağıtım merkezi haline getirmiştir.</div> <div>Stüdyosunun sihirbazlık araçlarını tanıtan zengin içerikli “Sihirbazlık ve İllüzyon Hünerleri Kataloğu”ndan başka “Salon Oyun ve Eğlenceleri” adında bir "yakın sihirbazlık" kitabını da yayımlamıştır.</div> <div>1975 yılında, Avrupa'nın en saygın illüzyon kongrelerinden biri olan Karlovy Vary İllüzyonistler Kongresi'nde (Çekoslovakya), geliştirmiş olduğu "Sihirli Zarlar" oyununu sunar ve büyük ödüle hak kazanmıştır.</div> <div>1981 yılında da yine Karlovy Vary İllüzyonistler Kongresi'nde "Sihirbazlar Kralı" unvanına layık görülür.</div> <div><b>Tüm Türk Sihirbazları Zati Sungur’un öğrencileridir</b></div> <div>Sanatı ve kişiliği ile Türk halkının çok sevip saydığı ve 6 Temmuz 1984 gecesinde aramızdan ayrılan Zati Sungur'un özel olarak yetiştirdiği bir talebesi olmamıştır. Ya da sihirbazların deyişle tüm Türk illüzyonistleri onun talebesidirler…</div> <div><b>Bu durumu Zati Sungur şu sözleriyle açıklıyor: </b></div> <div><b>"</b>Bir çok dostlarım ve vatandaşlarım bana müteaddit defalar sanatımı devretmek için neden bir genci yetiştirmediğimi sordular. Ben onlara ancak şimdi, düşüncemi fiiliyata çevirdikten sonra cevap verebiliyorum. Bir tek genci yetiştirmek, eski Mısır'daki büyücülerin sırlarını tek bir insana devretmelerinden başka bir değer taşıyamazdı. Geceli gündüzlü çalışarak 50 senede tekamül ettirdiğim sanatımı halkıma devretmek istedim. İstedim ki her yaştan, her meslekten herkes faydalanabilsin, hiç kimse bu zevkten mahrum kalmasın; sonra onlar ellerindeki oyunları geliştirsinler, kendileri yenilerini bulsunlar ve bu böyle sürüp gitsin. Bunun gerçekleştiğini gördüğüm anda kendimi yurduma karşı borcumu ödemiş hissedeceğim.. Bu mesleğin tekamülü için bütün hayatım boyunca çalışacağımı vatandaşlarımın bilmelerini isterim..<b>"</b> (1 Ekim 1965, Sihirbazlık ve İllüzyon Hünerleri Kataloğu'nun önsözünden..)</div> <div> <b>Zati Sungur Bursa’da da yaşatılmalı.</b></div> <div>Markalar, değerler üreten Bursa, ülkemizin en büyük illüzyonisti Zati Sungur’u yetiştirmesine karşın Bursalılar ne yazık ki, ona gerektiği değeri verememiştir. Tüm dünyada sayın bir adı bulunan Zati Sungur’a Bursa’nın da saygı göstermesini bekliyoruz. Ne yazık ki, adını herkesin bildiği, tanıdığı Zati Sungur’un Bursalı olduğunu bilen çok az kişi var?.. Neden bir sokağa Zati Sungur adı verilerek Bursa’da da Zati Sungur’un adı yaşatılmasın?...</div> <div>Her yıl Türk illüzyonistleri, Zati Sungur doğum günü olan 10 Mart’ta İstanbul’da bir organizasyon yaparak gösteri yapıyorlar. Neden bu gösteriler Bursa’da yapılmasın?.. Neden Zati Sungur adına Bursa’da bir illüzyonistler yarışması yapılmasın?..</div> <div>Yerel yöneticilerimiz, Dünya Sihirbazlar Kralı Bursalı Zati Sungur’un adını Bursa’da yaşatacak projeler üretmeli…</div> <div> </div>