<div><span></span></div> Arjantin, <b>1978 Dünya Kupası</b>'nı kazandığında 9 yaşındaydım. O yaz maçları izlemek için tek kanallı siyah beyaz ekrana adeta yapışırdık. Karşılaşmaları izledikten sonra Kurşunlu'da top oynarken,<b> Gol Kralı Kempes, futbol canbazı Ardiles, Passarella</b> falan olurduk. Laf aramızda, Almanya'nın genç yıldızı <b>Hansi Müller</b>'i de çok beğenirdim. <b></b> <b>MENOTTİ NE DİYOR?</b> Gelelim mevzuya... Efsane Arjantin, evinde Hollanda önünde finali 3-1 kazanıp, kupayı havaya kaldırırken, Tangocular'ın hocası da efsane <b>Cesar Luis Menotti</b>'ydi. Yıllar sonra öğreniyoruz ki; <b>Sıska (Flaco) </b>lâkaplı Menotti (bugün 79 yaşında), sistemlere fazla takılmazmış. Serhan Asker'in geçen ay çıkan <b>"Efsane değil insanım" </b>kitabında Menotti ile yaptığı röportajı okurken, dikkatimi çekti. <b>"TELEFON NUMARASIDIR"</b> Şampiyon Hoca, o röportajda diyor ki; <b>"Bana sakın sistemleri sorma! Eğer 3-5-2, 4-3-1-2 gibi numaraları sorarsan, bence bunlar telefon numaralarıdır."</b> Yani, "Sistemden öte, futbolcuların ortaya ne koyduğu önemlidir. Sahada rakamlar değil, futbolcular oynar" vurgusunu yapıyor. Bu arada <b>"futbolun filozofu"</b> olarak bilinen Menotti, iki efsane Maradona ile Messi'nin kıyaslaması için de ilginç bir benzetmede bulunuyor: "<b>Maradona, Napoli gibi bir kulüpte; bando takımını orkestra çevirdi. Ancak Messi zaten Barcelona gibi büyük bir orkestranın içinde!</b> <b>Ayrıca liderlik ve karizma özellikleri Messi'de yok. Ama Maradona'da vardı."</b> Bu "Hangi 10 numara daha büyük" konusu, daha uzun yıllar konuşulacaktır. Neyse... Tekrar sistemlere dönecek olursak... Arjantinli efsane Hoca, numaralara takılmamak gerektiğini vurguluyor. Saygım var. Haklı mı, haksız mı? Orası tartışılır!.. <b></b> <b>NUMARALAR DEĞİL, YÜREKLER OYNAR!</b> Ben de bu söze şöyle bir katkıda bulunmak istiyorum: <b>"Sahada numaralar, sistemler değil, yürekler oynar!</b> <b>Hem de kulübüne bağlı, formasına saygılı, taraftarıyla bütünleşmiş cesur yürekler..."</b> Öyle ya; Kapasitesi ne olursa olsun, <b>"takım ruhunu" </b>yakalayan <b>mangal yürekl</b>i ekipler, zorlukları daha kolay aşıp, hedefe daha çabuk ulaşırlar. Çünkü birbirlerine inandıkları ve güvendikleri için, arkadaşlarının açıklarını kapatmak amacıyla canlarını dişlerine takarlar. Tabii ki, kadrolarda komutanlar olacak. İşte, <b>o komutan, askerler kadar savaşıyorsa, zafer hiç de uzak değildir!</b> Zaten o zafer de; Takım ruhunun ve "inancın zaferi"dir!.. <b></b> <b>KANADIN VAR MI?</b> Gelelim Bursaspor'a... Timsah, yıllardır 4-2-3-1 oynuyor. Bu sistemin başarılı olabilmesi için ofansif üçlünün iki kanadının uçması lazım. Kanat-forvetlerin; adeta çizgiye basarak sıfıra kadar inmesi, etkili ortalar yaparak, santrforu beslemesi gerekir. Tıpkı Bakambu, Ozan İpek, Volkan Şen kanatları gibi... Gel gör ki, bu sezonki kadroda, etkili orta yapma; yani<b> "asistan" </b>özelliğine sahip kanat oyuncuları yok! Özetle, Timsah kanatsız! Stancu'yu sol kanada hapsetmek de, kısa süre sonra Rumen oyuncuyu bitirmek anlamına gelebilir. <b></b> <b>ZORLAMANIN FAYDASI YOK</b> Kalan 13 maç için benim düşüncem; kanadı olmayan bir kadro ile, daha fazla bu sistemde oynamaya devam etmenin faydası olmaz!.. <div><span>Eğer cesaretle Mert Örnek'i sağ açığa koymayacaksan,</span></div> Del Valle'de ısrar edeceksen, Stancu'yu santrafor yerine sol kanatta oynatmaya devam edeceksen, Onur'a, Aziz Behich'in önünde sol kanatta şans vermeyeceksen, ne anladım ben bu işten? Menotti duymasın ama; 4-3-1-2 veya 3-5-2 sistemi de denenebilir. <b>4-3-1-2</b> demişken: Dörtlü savunmanın önünde Merter (Şamil), Faty ve Jorquera'dan oluşacak bir üçlü orta saha... Önlerinde Batalla ve, İleride ikili forvet Stancu-Kubilay... Veya... <b>3-5-2:</b> 3'lü defans kurgusunda, Ertuğrul, İsmail Konuk ve Sivok... Kanatlarda ileri geri çalışacak olan 5'li orta sahanın iki ucunda Aziz Behich ve Boban Jovic... Yani, bu iki bek oyuncusu, hücumdayken, açık olacaklar, savunmaya geçince de, defansı beşleyecekler. Ortadaki üçlüde; 6 numara (3 isimden biri), Jorquera ve Batalla... İleride; Stancu ve Kubilay... <b></b> <b>BİR ŞEYLER YAPMALI</b> Biliyorum, 3-5 günlük dar vakitlerde sistem değiştirmek o kadar kolay değil! Lâkin, adı var- kendi yok kanatlarla, sahada iyi futbol oynamak da mümkün değil! Zaten böylesi vurdumduymazları, değil sahada, düğünlerde bile oynatmayacaksın!.. Kanatlar evlere şenlik! Deniz, Sercan kadro dışı! John sakat. Del Valle formsuz. Mert Örnek ligde nedense düşünülmüyor! Stancu orijinal kanat değil! Hal böyle olunca; başka arayışlara girmek de kaçınılmaz olacaktır. 10 numara Batalla, bu takımı kalbi ve beyni olduğuna göre, 4-4-2 sistemi Timsah'a pek uymaz! <b></b> <b>MALZEMEYE GÖRE YEMEK</b> <span>Tabii buna karar verecek olan Mutlu Topçu ve ekibidir.</span> <span>Topçu'nun ekibinde, Prolisans sahibi ve akademik bir teknik adam olan <b>Gökhan Geylani </b>gibi değerli bir antrenör de var.</span> <span>Zira 22 gündür takımla beraber Mutlu Hoca ve ekibi...</span> <span>Benimki sadece fikir jimnastiği yapmak!..</span> Hani hep diyoruz ya; Önemli olan eldeki malzemeye göre yemeği pişirmek! Öyleyse, bizim aşçılarımız da marifetlerini artık göstermeli. Tabii bunun için yeşil-beyazlı takımın, öncelikle maçları 11'e 11 bitirmesi de çok önemli!..